NöNöropsikanaliz, psikanaliz ve sinirbilimin ulaştığı verileri ve bilgileri birleştirmeyi hedefleyen disiplinlerarası bir kuramdır. Temel amacı, insan zihninin psikanalitik modelleri ile nörobiyolojik bilgi arasındaki arayüzü araştırmaktır. Bu yaklaşım, zihnin işleyişini hem beyin görüntüleme cihazları gibi dışsal yöntemlerle hem de kişisel deneyimler bağlamında içsel olarak inceleyerek elde edilen bulguları bütünleştirmeyi amaçlar. Tarihsel GelişimFelsefi Kökenler: Zihin-Beden İkilemiİnsanlığın z
TRYunus Emre Yüce

Haset ve Şükran, Avusturyalı-İngiliz psikanalist Melanie Klein tarafından yazılmış, nesne ilişkileri kuramının temel taşlarından biri olarak kabul edilen bir eserdir. İlk olarak 1957 yılında İngilizce olarak Envy and Gratitude başlığıyla yayımlanan kitap, 1999 yılında Orhan Koçak ve Yavuz Erten tarafından Türkçeye çevrilerek Metis Yayınları tarafından basılmıştır.Eser, psikanaliz tarihinde önemli bir yer tutar ve insanın haset ile şükran duygularının kökenlerini, özellikle bebeklik dönemindeki a
TR
Meryem Beyza Utkulu

Hayatımızda bazı döngüler vardır: Hatalı seçimler, tekrar eden ilişkiler, kendimizi hep aynı noktada bulduğumuz durumlar… Peki neden bu döngülerden çıkamıyoruz? Psikanalizin bu duruma bir cevabı var: Tekrarlama zorlantısı.Freud’un Merceğinden: Tekrarın Bilinçdışı GücüSigmund Freud, 1920 yılında kaleme aldığı Haz İlkesinin Ötesinde adlı eserinde, insanların zaman zaman travmatik ya da acı verici deneyimleri tekrar etme eğiliminde olduklarını söyler. Üstelik bu tekrarlar, çoğu zaman farkında olmad
TR
Yeşim Can

Karen Horney, 16 Eylül 1885'te Almanya'nın Hamburg kenti yakınlarındaki Blankenese'de doğdu. Babası Berndt Wackels Danielsen, Norveç kökenli bir gemi kaptanıydı ve otoriter bir yapıya sahipti. Annesi Clotilde van Ronzelen ise daha liberal ve eğitimli bir kadındı. Aile içindeki bu zıtlık, Horney'nin erken yaşta farklı bakış açıları geliştirmesine neden oldu. Küçük yaşlardan itibaren entelektüel konulara ilgi duyan Horney, özellikle annesinin teşvikiyle eğitimine önem verdi. Eğitim Hayatı1906 yılı
TR
Nida Üstün
BiKökenKelime, bilinç ve altı kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Türkçede Batı psikolojisinden alınan bir kavram olup, Fransızca subconscient kelimesine karşılık olarak türetilmiştir. Freud'un psikanalitik kuramıyla bilimsel bir kavram olarak yerleşmiştir.Kullanım AlanlarıPsikoloji ve Psikanaliz: Bilinçaltı, bireyin farkında olmadan etkisi altında kaldığı zihinsel süreçleri incelemek için kullanılır.Edebiyat ve Sanat: Rüya, bilinçaltı imgeleri ve semboller, edebi eserlerde sıkça işlenen temal
TR
Enes Tayyar
EgKökenLatince ego kelimesi, "ben" anlamına gelir. Türkçede ise daha çok "benlik" anlamına gelmekte olup günlük hayatta "kibir, kendini beğenme" anlamlarında da kullanılmaktadır.Kullanım AlanlarıPsikoloji: Ego, bireyin düşünme ve karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynar.Psikanaliz: Freud'un teorisine göre ego, kişiliği denetleyen bir yapıdır.Felsefe: Ego, bireyin kendi benliğini aşma veya tanıma süreciyle ilgili tartışmalara konu olur.Sosyoloji: Toplumdaki bireylerin ego düzeyleri, sosyal iliş
TR
Esra Can
PsKöken Psikanaliz kelimesi, Türkçeye Fransızca psychanalyse sözcüğünden geçmiştir. Bu kelime, "Freud'un ruhsal tedavi yöntemi" anlamında olup aslen Avusturyalı hekim Sigmund Freud'un 1896 yılında ilk kez kullanarak literatüre kazandırdığı Almanca Psychanalyse teriminden alıntıdır.Kullanım AlanlarıKlinik Psikoloji ve Terapi: Ruhsal bozuklukların tedavisinde, hastanın bilinçaltına ittiği duygu ve düşüncelerin açığa çıkarılması ve çözümlenmesi sürecini tanımlayan temel bir yöntemdir.Türkçe Karşılık:
TR
Tuğba Aygün

Kırılma noktası, bireysel, toplumsal veya tarihsel bir süreçte köklü değişikliklerin yaşandığı kritik an veya olaydır. Bu noktadan sonra eski düzen veya durum sürdürülemez hale gelir ve yeni bir döneme geçiş yapılır. Terim, fizik, ekonomi, psikoloji, siyaset ve tarih gibi pek çok alanda kullanılır.Kırılma noktasını anlatan bir görsel" image-alternate="" image-element-format="right">Tarihsel Kırılma Noktaları Tarih boyunca toplumları ve dünyayı kökten değiştiren birçok kırılma noktası yaşanmış
TR
Abdulkadir Akyüz

Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856'da Moravya'da (günümüz Çek Cumhuriyeti) doğmuş Avusturyalı bir nörologdur. Modern psikolojinin önde gelen isimlerinden biri olarak kabul edilir. Psikanaliz kuramını geliştirerek insanın zihninin bilinçdışı süreçler tarafından yönlendirildiğini savunmuştur. Çalışmaları; bilinçdışı, rüya analizi, psikoseksüel gelişim kuramı ve savunma mekanizmaları gibi kavramları içermektedir. 1938 yılında Nazi baskısı nedeniyle Londra'ya göç etmiş ve 1939 yılında ağız kanseri nedeniyl
TRNisanur Demirel
İdKökenLatince id (o, kendisi) kelimesinden gelir. Freud, bu terimi bireyin bilinçdışı dürtülerini tanımlamak için kullanmıştır.Kullanım AlanlarıPsikanaliz: Freud’un yapısal kişilik kuramına göre, id; ego ve süperego ile birlikte çalışarak bireyin davranışlarını şekillendirir.Psikoloji: İçgüdüsel arzular ve dürtü kontrolü üzerine yapılan çalışmalarda id kavramı önemli bir yer tutar.Felsefe: İd kavramı, bireyin doğasına ilişkin tartışmalarda kullanılır.
TR
Esra Can