
Rengâhenk is a poetry collection by Can Yücel that explores social criticism, the quest for individual freedom, and human relationships. The book includes references to the political atmosphere of the era, as well as universal themes such as love, death, loneliness, and existential questioning. The collection consists of poems reflecting the poet’s critical and humorous perspective. Yücel employs slang and obscene language in his poems, viewing this linguistic choice as a tool of purification an
EN
Yahya B. Keskin

Leyla Erbil’s 2011 novel Kalan is a postmodern narrative that interrogates existential dilemmas of the individual collective memory and female identity. The novel takes shape through the protagonist Lahzen’s search for selfhood and offers a multilayered critique of social and political reality. Subject and Theme Kalan centers on Lahzen a female writer living in Istanbul’s Fener neighborhood as she confronts her past and society. The narrative progresses from childhood memories to a quest for tru
EN
Meryem Şentürk Çoban

Is it possible to reach absolute truth? the discipline of history is one of the most fundamental questions. This epistemological discussion within the discipline of history has occupied the minds of historians who have reflected on historical writing and philosophy. Particularly in the second half of the twentieth century, postmodern ideas that emerged and influenced historiography frequently addressed this question. According to John Tosh, historical information is not fixed or an objective tru
EN
Mehmet Salih Çoban

Leyla Erbil’in 2011 yılında yayımlanan son romanı Kalan, bireyin varoluşsal sorunlarını, toplumsal hafızayı ve kadın kimliğini sorgulayan postmodern bir anlatıdır. Roman, ana karakter Lahzen’in benlik arayışı çerçevesinde şekillenir ve toplumsal-politik gerçekliğe dair çok katmanlı bir eleştiri sunar. Konu ve Tema Kalan, İstanbul’un Fener semtinde yaşayan Lahzen adlı kadın yazarın, geçmişiyle ve toplumla hesaplaşmasını konu edinir. Çocukluk anılarından itibaren ilerleyen anlatı, Lahzen’in akıl s
TR
Meryem Şentürk Çoban

"Aylak Adam," Türk yazar Yusuf Atılgan'ın 1959 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Roman, "Kış", "İlkyaz", "Yaz" ve "Güz" olmak üzere dört "mevsim" başlığından oluşmaktadır. Mevsimlerden "Kış", "İlkyaz" ve "Yaz" kendi içlerinde yedi bölüme ayrılırken, "Güz" mevsimi dört bölüme ayrılmaktadır. Modern Türk edebiyatında bireyin iç dünyasına odaklanan eserlerden biri olarak kabul edilen kitap, psikolojik tahlilleri ve toplumsal eleştirileriyle öne çıkmaktadır. Aynı zamanda post-modern unsurlar taşıyan
TR
Mehmet Salih Çoban
UcQuentin Tarantino’nun yönettiği Ucuz Roman (Pulp Fiction), Los Angeles’ta geçen, birbirinden bağımsız görünen ancak iç içe geçen üç farklı hikâyeyi anlatır. Film, kronolojik olmayan anlatım yapısı ve alışılmadık karakterleriyle, klasik suç filmleri türüne getirdiği yenilikçi ve postmodern yaklaşımla dikkat çeker. Filmde tetikçiler Vincent Vega (John Travolta) ve Jules Winnfield (Samuel L. Jackson), patronları Marsellus Wallace’ın (Ving Rhames) önemli bir çantasını geri almak için görevlendirilir
TR
Hamza Aktay

Lâle Müldür completed her primary and secondary education in Istanbul. She graduated from Teşvikiye Nilüfer Hatun Primary School in 1967, the American College for Girls in 1972, and Robert College in 1975. After high school, she won a poetry scholarship and traveled to Italy but returned to Türkiye due to homesickness. Following her father’s wishes, she chose Electronic Engineering at Middle East Technical University (ODTÜ) in the university entrance exam. However, as she had no interest in stud
EN
Yahya B. Keskin

Quentin Jerome Tarantino (born March 27, 1963, Knoxville, Tennessee, USA) is an American filmmaker, screenwriter, producer, and actor. Widely regarded as one of the most influential figures in modern cinema, Tarantino is known for his postmodern narrative style, neo-noir aesthetic filled with violent scenes, and a unique cinematic language steeped in pop culture references. Tarantino's films are often characterized by non-linear structures, sharp dialogues, pastiche, and irony. His distinctive d
EN
Edanur Karakoç
PoKöken İlk kez 1966’da Amerikalı sanat eleştirmeni Nicholas Pevsner tarafından kullanılmıştır. “Postmodern” sözcüğü, Fransızca post-moderne veya İngilizce post-modern terimlerinden Türkçeye geçmiştir. Sözcük, “modern sonrası” anlamına gelir ve 20. yüzyıl modernizmine tepki olarak doğan sanat ve düşünce akımlarını tanımlar. Post- (“sonra, ötesinde”) ve modern (“çağdaş, modern”) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Türkiye Türkçesinde sözcük, ilk olarak 1984 yılında Cumhuriyet gazetesinde mod
TRAyşe İkbal Özsakın

“Kesin doğruya ulaşmak mümkün mü?” tarih disiplininin en temel sorularından birisidir. Tarih disiplini içerisindeki bu epistemolojik tartışma, tarih yazımı ve felsefesi üzerine kafa yoran tarihçilerin zihnini meşgul etmiştir. Bilhassa XX. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve tarihçiliği de etkileyen postmodern fikirler bu soruyu sıklıkla ele almıştır. John Tosh’a göre tarihsel bilgi, sabit veya nesnel bir gerçek değildir; tarihçinin mevcut kanıtları yorumlamasıyla şekillenir. Ayrıca Tosh, t
TR
Mehmet Salih Çoban