MüKöken Müstebit, Arapça istibdād “tek başına hareket etme, başına buyruk olma” anlamındaki kökten türemiştir. Kelime, Arapça badda “ayırmak, tek bırakmak” fiiline dayanan yapıyla ilişkilidir ve “başına buyruk davranan, baskı kuran” anlamını kazanmıştır. Kullanım Alanları Siyaset: Otoriter ve baskıcı yönetim anlayışlarını tanımlamak için kullanılır. Tarih: Geçmişte halk üzerinde zor kullanarak hâkimiyet kuran yöneticileri ifade eder. Edebiyat: Baskı, zulüm ve özgürlük kısıtlaması temalarının işlen
TR
Fatmanur Mavibaş
SuKöken Sulta kelimesi, Türkçeye Arapça slṭ kökünden gelen sulṭa(t) (سلطة) sözcüğünden gelmektedir. Arapçada "egemenlik, saltanat" manalarına gelen kelime, özellikle "haksız egemenlik" ve "tasallut" anlamlarını da içerir. Bu Arapça sözcüğün kökeni ise, Aramice-Süryanice "egemenlik" anlamına gelen şalṭā (שָׁלְטָא) kelimesine dayanmaktadır. Kullanım Alanları Siyaset ve Yönetim: Genellikle demokratik olmayan, baskıcı rejimleri, tek parti yönetimlerini veya bir grubun devlet üzerindeki tahakkümünü (ör
TR
Tuğba Aygün
JaKöken Jandarma kelimesi, Fransızca'da "silahlı birlik" veya "kırsal polis teşkilatı" anlamlarına gelen gendarme sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu Fransızca kelime, "silahlı adamlar" anlamına gelen gens d'arme ifadesinden türetilmiştir. İfadedeki gens kelimesi "(bir miktar) adam" anlamına gelir ve Latince "soy, kavim" anlamına gelen gens, gent- sözcüğünden evrilmiştir. İfadenin ikinci kısmı olan arme ise Latince "silah" anlamına gelmektedir. Kullanım Alanları Akademik: Kamu yönetimi, güvenlik bi
TR
İbrahim Filiz
HeHeteronom ahlak, İsviçreli psikolog ve bilişsel gelişim teorisyeni Jean Piaget’nin ahlaki gelişim teorisi çerçevesinde kullandığı bir kavramdır. Piaget, çocukların ahlaki yargılarının gelişimini inceleyerek, ahlaki düşüncenin iki temel evresinden biri olarak heteronom ahlakı tanımlamıştır. Bu evre, genellikle 4-7 yaş arasındaki çocuklarda gözlemlenir ve dış otoriteler tarafından belirlenen kurallara sıkı sıkıya bağlılık ile karakterizedir. Çocuklar bu dönemde ahlaki kuralları mutlak, değişmez ve
TR
Meryem Beyza Utkulu
ErKöken “Erk” kelimesi, Türkçeye Eski Türkçe erk “güç, kuvvet, otorite, nüfuz” sözcüğünden geçmiştir. Bu sözcük, Moğolca aynı anlama gelen erke ile eş kökenlidir. Tarihî Türkçe metinlerde, iktidar ve yönetimle ilgili bağlamlarda kullanılmıştır. Kullanım Alanları İktidar Anlamında Kullanım: Siyaset ve hukuk bağlamında “iktidar” ya da “yönetme gücü” anlamında kullanılır. Nüfuz ve Etki Gücü Anlamında (Mecaz): Mecazî anlamda “nüfuz”, “söz geçirme” ya da “etki gücü” anlamında kullanılır. Toplumsal ve S
TR
Ayşenur Bayraktar

Milgram deneyi, Stanley Milgram tarafından 1960'ların başında gerçekleştirilen bir psikolojik çalışmadır ve bireylerin, kişisel vicdanlarıyla çelişen eylemleri yerine getirmeleri yönünde otorite figürlerine ne kadar itaat ettiklerini incelemeyi amaçlamıştır. İtaat üzerine bir araştırma olarak tasarlanan bu deney, özellikle bireylerin başkalarına zarar vermeleri istenen durumlarda, otoriteye uyma süreçlerini anlamayı hedeflemiştir. Milgram’ın araştırması, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında işle
TR
Esra Can
TaKöken Arapça ḥ-k-m kökünden gelen tahakküm (hükmetme, baskı kurma) kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Siyaset ve Yönetim: Otoriter veya totaliter rejimlerin halk üzerinde kurduğu baskı. Sosyoloji: Bir grubun veya kişinin, diğerleri üzerinde güç ve otorite kullanması. İş Dünyası: Hiyerarşik yapılarda baskıcı yöneticilerin uyguladığı kontrol mekanizması. Alt Anlamlar ve Yan Anlamlar Siyasi Tahakküm: Bir devletin veya rejimin halk veya başka devletler üzerinde kurduğu baskı. Toplumsal Tahak
TR
Ahsen Karakaş
MoKöken Monarşi, Fransızca monarchie sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Latince aracılığıyla Eski Yunancaya dayanır. Sözcüğün ilk bölümü olan mono-, Eski Yunanca mónos (μόνος) kelimesinden gelir ve “tek, bir, yalnız” anlamlarını taşır. Kullanım Alanları Siyaset Bilimi: Devlet yönetim biçimlerini sınıflandırırken, yetkinin tek bir hükümdarın elinde toplandığı rejimleri ifade etmek için kullanılır. Tarih: Krallıklar, imparatorluklar ve hanedan yönetimleri incelenirken geçmişte uygulanan yöne
TR
Nisanur Emral

Köken Farsça farmān فرمان “buyruk, hüküm, hükümdar iradesi” kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime Orta Farsça framān biçiminden gelişmiş, onun da Eski Farsça fra-mānā- köküne dayandığı belirtilmiştir. Eski Farsça kökteki yapı, Avestaca fra-mainya- ile ilişkilidir ve “irade, egemenlik, düşünce” anlam alanına bağlanır. Kullanım alanları Emir / Buyruk: Ferman kelimesi, bir kişinin kesin ve bağlayıcı emrini ifade etmek için kullanılır. Bu kullanımda güçlü bir irade ve otorite anlamı vardır. Gen
TR
Azra Karaca
TeKöken Sözcük Türkçeye Fransızca théocratie ("tanrı devleti", ruhban sınıfının egemenliğine dayanan düzen) üzerinden geçmiştir. Fransızca kelime ise aynı anlamdaki Eski Yunanca theokratía (θεοκρατία) sözcüğüne dayanır. Kullanım Alanları Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi: Devlet biçimlerini sınıflandırırken egemenliğin kaynağını tanrısal iradeye dayandıran yönetim modellerini tanımlamak için temel bir terim olarak kullanılır. Din Sosyolojisi: Din adamlarının toplum üzerindeki otoritesini, ruhban sın
TR
Cemile YAKAÇ