
Kahverengi cüceler, kütleleri çekirdeklerinde kararlı ve sürekli hidrojen-1 termonükleer füzyonunu başlatmaya yetmeyen; buna karşın oluşumlarının erken evrelerinde kütleçekimsel çökme enerjisiyle sınırlı bir ışınım üretebilen, yıldızaltı gök cisimleridir. Yapısal ve evrimsel özellikleri bakımından yıldızlar ile gezegenler arasında yer alırlar. Tanım ve Kavramsal Çerçeve Kahverengi Cücelerin Genel Tanımı Kahverengi cüceler, kütleleri hidrojenin kararlı biçimde tutuşarak sürekli nükleer füzyon ger
TRPelin Demirci

Enceladus, Satürn gezegeninin doğal uydularından biridir. Yapılan gözlemler ve analizler, bu gök cisminin buzla kaplı yüzeyinin altında sıvı su barındıran bir iç yapıya sahip olabileceğini göstermiştir. Güney kutup bölgesinden uzaya püsküren su buharı ve buz parçacıkları, Enceladus’un jeolojik olarak etkin bir uydu olduğunu ortaya koymuş ve bilimsel araştırmaların odağı hâline gelmesini sağlamıştır. Fiziksel ve Yörüngesel Özellikler Enceladus, Satürn’ün orta boyutlu uyduları arasında yer almakta
TR
Hediye Kocadeniz

Güneş Sistemi dışındaki yıldızların çevresinde dolanan gezegenler, yani ötegezegenler, modern astronominin en hızlı gelişen araştırma alanlarından birini oluşturur. İlk keşiflerin 1990’ların başında yapılmasıyla birlikte bu alan kısa sürede gözlemsel tekniklerin, istatistiksel analizlerin ve gezegen oluşum kuramlarının sınandığı bir araştırma disiplinine dönüşmüştür. Güncel teleskoplar sayesinde binlerce ötegezegen doğrulanmış, bunların çeşitliliği gezegen bilimini yeniden şekillendirmiştir. Keş
TR
Ömer Said Aydın

Astrobiyoloji, evrende yaşam olgusunu bütünlüklü biçimde inceleyen disiplinler arası bir bilim alanıdır. Temel soruları, yaşamın nasıl ortaya çıktığı, hangi koşullarda var olabildiği ve Dünya dışındaki ortamlarda yaşam bulunup bulunmadığı etrafında toplanır. Bu nedenle astrofizik, gezegen bilimleri, jeoloji, kimya, biyoloji, moleküler genetik ve mühendislik alanlarından yöntem ve kavramları bir araya getirir. Uzay görevlerinden elde edilen veriler ile Dünya üzerindeki laboratuvar ve saha çalışma
TR
Ömer Said Aydın

Samanyolu Galaksisi, bizim Güneş Sistemi’mizin de içinde bulunduğu dev bir yıldız topluluğudur. İçinde yüz milyarlarca yıldız, gezegen, toz bulutu ve gaz bulunur. Samanyolu, gökyüzünde süt gibi uzanan beyaz bir yol gibi göründüğü için bu ismi almıştır. Gece karanlıkta açık havada bakıldığında bu ışıklı şerit fark edilebilir. Biz Neredeyiz? Dünya, Güneş’in etrafında döner. Güneş de Samanyolu Galaksisi'nin içinde, merkezden oldukça uzakta bir bölgede yer alır. Yani biz aslında galaksinin kenar mah
TR
İbrahim Filiz

HD 80606b, Güneş Sistemi dışındaki ötegezegenler arasında oldukça dikkat çekici fiziksel ve yörüngesel özelliklere sahip bir gaz devidir. Pegasus Takımyıldızı'nda, Dünya’dan yaklaşık 190 ışık yılı uzaklıkta yer alan HD 80606 sisteminde, HD 80606 adlı G5V sınıfında bir anakol yıldızının etrafında dolanır. Bu gezegen, özellikle son derece eliptik yörüngesi ve buna bağlı olarak yaşadığı ani sıcaklık değişimleri ile öne çıkmaktadır. HD 80606b, ilk kez 2001 yılında Doppler spektroskopisi yöntemiyle k
TR
Osman Özbay

AEgir (Epsilon Eridani b), Irmak (Eridanus) takımyıldızı yönünde, Dünya’dan yaklaşık 10,5 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve Güneş’e benzer, genç bir yıldız olan Epsilon Eridani’nin (resmi adıyla Ran) yörüngesinde bulunduğu öne sürülen tartışmalı bir gaz devi ötegezegen adayıdır. Bu gezegenin keşfi, 2000 yılında dikey hız yöntemiyle duyurulmuştur. Daha sonra, Hubble Uzay Teleskobu tarafından yapılan astrometrik ölçümlerle varlığının teyit edildiği de öne sürülmüştür. Ancak izleyen yıllarda gerçekleş
TR
Erhan Şencan

Uzayın sonsuzluğunda, gözlerimizin göremediği uzaklıklarda pek çok farklı gezegen ve yıldız sistemi var. Bunlardan biri de, Dünya’dan yaklaşık 52 ışık yılı uzaklıkta bulunan Gliese 12 adlı kırmızı cüce yıldız ve onun etrafında dönen gezegeni Gliese 12 b. Astronomların son yıllarda giderek artan ilgisini çeken kırmızı cüce yıldızlar ve onların gezegenleri, evrenin sırlarını çözme yolunda önemli ipuçları sunuyor. Peki, Gliese 12 b hakkında ne biliyoruz? Bu yazıda, bu uzak ve gizemli gezegeni yakın
TR
Ahmet Yerkazan

Kepler-22b is an exoplanet orbiting the G-type main-sequence star Kepler-22 and located within the star’s habitable zone. Planet was detected by NASA’s Kepler Space Telescope using the transit method and confirmed in 2011. Kepler-22b holds a special place in exoplanet research as the first transiting exoplanet confirmed to reside within the habitable zone. Discovery Process Kepler-22b was discovered as part of NASA’s Kepler Mission. The Kepler Space Telescope aimed to detect planetary transits b
ENMeltem Özmen
DoDoppler etkisi, bir dalga kaynağı ile bu dalgaları algılayan gözlemci arasındaki göreli hareket sonucunda, gözlemci tarafından ölçülen frekansın veya dalga boyunun değişmesi olayıdır. Dalga kaynağı gözlemciye yaklaştığında algılanan frekans artarken (dalga boyu kısalır), kaynak uzaklaştığında frekans azalır (dalga boyu uzar). Bu fiziksel fenomen, Avusturyalı fizikçi Christian Doppler tarafından tanımlanmıştır ve akustikten astronomiye, tıbbi görüntülemeden radar sistemlerine kadar geniş bir uygu
TRYunus Emre Yüce