994 (1586) yılında Mısır’ın Menûfiye bölgesinde Menûfülulyâ’nın (bugünkü Menûf) karşısında bulunan Şübrâbilûle beldesinde doğdu. Bu yer halk arasında Şürünbilâle/Şürünbülâle şeklinde telaffuz edildiğinden nisbesi Şürünbülâlî diye okunagelmiştir (Muhibbî, II, 39; Tahtâvî, s. 8; Muhammed Remzî, III, 100, 219). Şürünbülâlî, henüz küçük yaşta iken babası tarafından götürüldüğü Kahire’de ilk eğitimini aldı. Muhammed b. Hüseyin el-Hamevî, Abdullah en-Nahrîrî, Muhammed b. Mansûr el-Muhibbî, Ahmed b. Mu
TRİslam Ansiklopedisi
Güzelhisar (Aydın) vilâyetine bağlı Denizli sancağının Buldan nahiyesinde doğdu. Babasının adı Mehmed’dir. Mensubu olduğu tanınmış bir seyyidler ve âlimler ailesinden dolayı Murâdî nisbesiyle de anılmaktadır. Tahsilini, Konyalı fakih Ebû Saîd el-Hâdimî’nin oğlu Abdullah el-Hâdimî’nin yanında tamamladı. Ardından önce Buldan’da, daha sonra Aydın’da ikamet ederek öğretim ve mânevî irşad vazifesini sürdürdü. Fıkıh usulü, kelâm ve tasavvuf alanında derinleşen Güzelhisârî, Ebû Saîd el-Hâdimî’nin Mecâm
TRİslam Ansiklopedisi
953’te (1546) doğdu. İlk tahsilinden sonra Bursa’da Kaplıca Medresesi müderrisi Sarıgörezzâde’den, Zekeriyyâ Efendi’den ve Abdülganî Efendi’den öğrenim gördü. Daha sonra Ebüssuûd Efendi’ye intisap ederek 977’de (1570) mülâzemet aldı. Öğretim hayatına Eski Nişancı Medresesi’nde 20 akçe ile başladı; daha sonra 25 akçe ile Kestel, 30 akçe ile Pervîz Efendi, 40 akçe ile Kürkçübaşı medreselerinde görev yaptı. 1586’da Sinan Paşa, 1590’da Zal Paşa Sultânî, 1591’de Sahn-ı Semân, 1593’te Şehzade, 1594’te
TRİslam Ansiklopedisi
Bursa’nın Karaağaç mahallesinde doğdu. Aynı mahalledeki Halvetî Tekkesi şeyhi Yâkub Efendi’nin oğludur. Kur’an kıraati ve hitabet sahalarında Bursa’nın en önemli kişisi olarak bilinen babasının yanında sülûkunu tamamladı ve ondan icâzetnâme aldı. Bu arada dönemin diğer âlimlerinin derslerini takip ederek kendini yetiştirdi. Babasının 17 Cemâziyelevvel 1052’de (13 Ağustos 1642) vefatı üzerine adı geçen tekkenin şeyhliğine getirildi. Dinî eserler bestekârı Gülşenî Kefeli Derviş Abdi Bursa’ya geldi
TRİslam Ansiklopedisi
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Atâî ve Kâtib Çelebi gibi müelliflerin kaydettiği 980 (1572) yılı genel kabul görmüştür (Zeyl-i Şekāik, s. 703; Fezleke, II, 99). Aynı mahlası taşıyan Bağdatlı Nâdirî’den ayırt edilmesi için Ganîzâde Nâdirî olarak anılır. Aslen Bolulu olan Ganîzâde’nin büyük dedesi Bayezid Efendi Bolevî Çelebi unvanı ile tanınmış bir kadı, babası Abdülganî Efendi ise kazaskerliğe kadar yükselmiş bir âlim ve şairdir. Ganîzâde ilmiye muhitinde yetiştiği gibi tasavvu
TRİslam Ansiklopedisi
13 Nisan 1882’de Siirt’te doğdu. Babası ulemâdan Şeyh İbrâhim Efendi, annesi Halime Hanım’dır. Molla Hasan Hatipzâdeler diye tanınan ve birçok âlim ve şeyh yetiştiren bir aileden gelmektedir. Nesebinin Şeyh Abdülkādir-i Geylânî’ye ulaştığı söylenir. Siirt’te mahalle mektebinden sonra rüşdiyede, ayrıca Halefiyye, Rahîmiyye ve Sâlihiyye medreselerinde tahsil gördü. Babası İbrâhim Efendi ve Müderris Hasan Efendi ile Siirt müftüsü ve Millî Meclis âzası Halil Hulki Efendi onun ilk hocalarıdır. Daha s
TRİslam Ansiklopedisi
Karadâvudzâde Süleyman Çelebi’nin oğlu olup Hisâlî mahlası ile tanınmıştır. Saruhânî nisbesinden hareketle Saruhan vilâyetinden olduğu söylenebilir. Kazasker Kadri Efendi ile sıhrî akrabalığı vardı. Bir müddet Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi’ye mülâzemet yaptıktan sonra Hoca Tursun (Receb 1054 / Eylül 1644) ve Silivri Pîrî Mehmed Paşa (Şâban 1061 / Ağustos 1651) medreselerinde müderris olarak görevlendirildi. Ramazan 1063’te (Ağustos 1653) bir üst dereceye (dâhil) terfi ettikten sonra Şey
TRİslam Ansiklopedisi
20 Cemâziyelâhir 719 (8 Ağustos 1319) tarihinde Kahire’de dünyaya geldi. İbn Hacer doğum tarihini 729 (1329) olarak vermekle birlikte 773 (1372) yılında elli dört yaşında vefat ettiğini kaydetmekte (ed-Dürerü’l-kâmine, I, 224), dolayısıyla 719 yerine 729’un yanlışlıkla yazıldığı anlaşılmaktadır. İbnü’l-İmâd ise doğum tarihini 717 (1317) şeklinde belirtmektedir. Devrin ileri gelen âlim ve kadılarından biri olan ve Sübkî-i Kebîr olarak da bilinen Takıyyüddin es-Sübkî’nin büyük oğlu, Ṭabaḳātü’ş-Şâf
TRİslam Ansiklopedisi
1061 (1651) yılında Dımaşk’ta doğdu. X-XI. (XVI-XVII.) yüzyıllarda âlim, şair, edip, fakih ve kadılar yetiştiren, atalarından birinin Memlükler döneminde Dîvânü’l-ceyş başkanlığı (nâzırü’l-ceyş) yapmasından dolayı “Beytü nâzıri’l-ceyş” adıyla da tanınan Dımaşklı Muhibbî ailesine mensuptur. İstanbul ve Bursa’da, ayrıca Dımaşk’ta müderrislik, Kahire’de ve Beyrut’ta kadılık yapmış, çoğu günümüze kadar ulaşmayan çeşitli eserler yazmış olan Fazlullah el-Muhibbî’nin oğludur. Büyük dedesi yüksek ilmî g
TRİslam Ansiklopedisi
Aşağı Mısır’ın Garbiye bölgesindeki Desûk’ta doğdu. Tahsil için Kahire’ye gitti. Kur’an’ı ezberledi ve Muhammed el-Münîr’den tecvid okudu. Ali es-Saîdî ve Derdîr’in derslerine katıldı. Hasan b. İbrâhim el-Cebertî, Muhammed b. İsmâil en-Nefrâvî ve Şâfiî âlimi Muhammed el-Cünâcî’den hikmet, hey’et, mevâkīt, hendese gibi ilimleri okudu. Ayrıca Cebertî’den Hanefî fıkhı öğrendi. Ezher’den mezun olan Desûkī daha sonra burada müderrislik yaptı. Fıkıh, kelâm, nahiv, meânî, beyân, mantık, astronomi, hend
TRİslam Ansiklopedisi