
Tarih boyunca hukuk sistemleri, medeniyetlerin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin asırlar boyunca geniş toprakları istikrarlı biçimde yönetebilmesinin ardındaki temel unsurlardan biri de hiç şüphesiz adalet sisteminin işleyişidir. Bu sistemin merkezinde yer alan kadılar, yalnızca yargı görevi gören kişiler değil; aynı zamanda yerel idarede önemli roller üstlenmiş devlet görevlileriydi. Kadılar Kimdir, Ne İş Yaparlar? Kadı, Osmanlı’da yargı görevini yerine
TR
Mustafa Cem İnci
953’te (1546) doğdu. İlk tahsilinden sonra Bursa’da Kaplıca Medresesi müderrisi Sarıgörezzâde’den, Zekeriyyâ Efendi’den ve Abdülganî Efendi’den öğrenim gördü. Daha sonra Ebüssuûd Efendi’ye intisap ederek 977’de (1570) mülâzemet aldı. Öğretim hayatına Eski Nişancı Medresesi’nde 20 akçe ile başladı; daha sonra 25 akçe ile Kestel, 30 akçe ile Pervîz Efendi, 40 akçe ile Kürkçübaşı medreselerinde görev yaptı. 1586’da Sinan Paşa, 1590’da Zal Paşa Sultânî, 1591’de Sahn-ı Semân, 1593’te Şehzade, 1594’te
TRİslam Ansiklopedisi
Karadâvudzâde Süleyman Çelebi’nin oğlu olup Hisâlî mahlası ile tanınmıştır. Saruhânî nisbesinden hareketle Saruhan vilâyetinden olduğu söylenebilir. Kazasker Kadri Efendi ile sıhrî akrabalığı vardı. Bir müddet Şeyhülislâm Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi’ye mülâzemet yaptıktan sonra Hoca Tursun (Receb 1054 / Eylül 1644) ve Silivri Pîrî Mehmed Paşa (Şâban 1061 / Ağustos 1651) medreselerinde müderris olarak görevlendirildi. Ramazan 1063’te (Ağustos 1653) bir üst dereceye (dâhil) terfi ettikten sonra Şey
TRİslam Ansiklopedisi
MuMuallime, Emine Semiye tarafından kaleme alınmış bir tefrika romandır. Eser, 3 Mart 1898 ile 2 Mayıs 1901 tarihleri arasında Hanımlara Mahsus Gazete’nin eki olan Hanım Kızlara Mahsus’ta yayımlanmış, yazarın ölümünden sonra kitap hâline getirilmiştir. Konusu ve Yapısı Romanın başkahramanı olan Bihbûde (Muallime), köşke muallime olarak girişiyle birlikte entrikalar ve karmaşık ilişkiler ağının içine çekilir. Eserde, aile içi çatışmalar, kadın karakterler arasındaki dostluk ve rekabet, alafranga ve
TR
Meryem Şentürk Çoban
Sübkî ailesine mensup olup 707 yılı Rebîülevvelinde (Eylül 1307) doğdu. Kutbüddin es-Sünbâtî, Zeynüddin el-Ketnânî ve diğer âlimlerden fıkıh, dedesi Sadreddin ile Alâeddin el-Konevî ve amcasının oğlu Takıyyüddin es-Sübkî’den usûl-i fıkıh ve usûlü’d-dîn, Ebû Hayyân el-Endelüsî’den nahiv, Kadı Celâleddin Hatîb el-Kazvînî’den meânî dersleri aldı. Mizzî, Birzâlî, Cezerî, Haccâr ve Hâfız Ebü’l-Abbas ed-Dimyâtî’den hadis okudu. Kendisinden başta oğlu Bedreddin olmak üzere Ebû Hâmid İbn Zahîre, Cemâled
TRİslam Ansiklopedisi
Osmanlı tarih kaynaklarında adı genellikle Nakşidil şeklinde verilmekle birlikte bazı arşiv belgelerinde, mühründe ve mezar kitâbesinde Nakşî, Nakşî Kadın olarak geçer. Kimliği ve saraya getirilişi hakkındaki romantik hikâyelerin aksine onun I. Abdülhamid’in kız kardeşi Büyük Esmâ Sultan’ın câriyelerinden olduğu yeni bir belgeden anlaşılmaktadır. Düzenli olarak misafirliğe gittiği kız kardeşinin sarayında I. Abdülhamid’in dikkatini çektiği ve daha sonra buradan Topkapı Sarayı’na alındığı bilinme
TRİslam Ansiklopedisi
İstanbul Üsküdar’da doğdu. Adı Süleyman, mahlası Rifat’tır. Üsküdarlı diye de tanınır. On yedi yaşında hıfzını tamamlayıp dinî ilimlerde öğrenim gördükten sonra kadılık makamına kadar yükseldi. Bu sebeple Kadı veya Molla olarak da anılır. III. Ahmed devrinin mûsikişinasları arasında önemli bir yeri olan ve özellikle sesinin güzelliğiyle bilinen Rifat Süleyman Efendi ayrıca bestelediği eserlerle meşhur olmuş, daha çok din dışı besteleriyle tanınmıştır. Esad Efendi onun beste, semâi ve şarkı formu
TRİslam Ansiklopedisi
327 (939) yılında Basra’da tanınmış bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tenûhî el-Kebîr olarak anılan babası Ali b. Muhammed ve Tenûhî es-Sagīr diye tanınan oğlu Ali b. Muhassin de meşhur birer âlim, şair ve kadı idi. Tahsiline Basra’daki âlimlerden ders alarak başladı. Burada Ebû Bekir es-Sûlî, Ebü’l-Abbas el-Esrem ve Hüseyin b. Muhammed el-Fesevî gibi âlimlerin öğrencisi oldu. Ardından gittiği Bağdat’ta ilim adamları, edip ve şairlerle görüşüp onların meclislerine katıldı. Gulâmu Sa‘leb,
TRİslam Ansiklopedisi
Tahminen 1194 (1780) yılında İstanbul’da doğdu. Serhâsekiyân-ı Hâssa Ahmed Ağa’nın kızıdır. Küçüklüğünden itibaren tanınmış hat üstadı Mahmud Celâleddin Efendi’den sülüs-nesih ve icâzet yazılarını meşketmeye başladı. Hakkında bilinenler az olmakla beraber halen Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi’nde bulunan ve onun tarafından yazılmış olan 1209 (1795) tarihli büyük ebattaki (97 × 50 cm.) hilye levhasının (G Y 423) arkasında yer alan bilgiler hayatına dair bazı ipuçları vermektedir. Buna göre hily
TRİslam Ansiklopedisi
Aslen Kastamonulu olup İstanbul’da doğdu (Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Miftâḥ, vr. 155a). Bâlî Efendi adında bir mahalle imamının oğludur. Eserlerinde künyesini Mustafa b. Bâlî b. Süleyman el-İstanbûlî şeklinde verir. İlk tahsilini tamamladıktan sonra Şeyhülislâm Hocazâde Mehmed Efendi’ye intisap ederek ondan mülâzım oldu. Ardından müderrisliğe geçti ve Cemâziyelâhir 1025’te (Mayıs-Haziran 1616) Sitti Hatun, Muharrem 1029’da (Aralık 1619) Mesih Paşa, Safer 1030’da (Ocak 1621) İbrâhim Paşa-yı Atîk, Şâban
TRİslam Ansiklopedisi