Ak hadım ağalarından olduğu için “Hadım” veya “Tavâşî” lakaplarıyla anılır. Milliyeti hakkında açık bilgi bulunmamakla birlikte Macar kökenli olduğu rivayet edilir (Jorga, III, 26). Vefatında seksen yaşlarında bulunduğu göz önüne alınırsa 1470’lerde doğduğu söylenebilir. Hayatının ilk yılları hakkında çok az bilgi vardır. Sarayda harem hizmetine alındı ve Yavuz Sultan Selim’in son zamanlarında hazinedarbaşılığa yükseldi. 929’da (1523) Kaptanıderyâ Lutfi Paşa’nın Karaman beylerbeyiliğine tayini ü
TRİslam Ansiklopedisi
Fas’ın Miknâs (Meknes) şehrinde doğdu. Babası vâizlik de yapan bir sahaftı. Burada başladığı öğrenimini Fas şehrinde devam ettirdi. Çalışma hayatına vâizlik yaparak başladı. Bir müddet sonra Mevlây III. Muhammed zamanında (1757-1790) saraya alındı ve önce kütüphane memurluğuna, ardından kâtipliğe tayin edildi. Kâtipliği sırasında idarî işler ve resmî yazışmalar konusunda tecrübe kazandı. Daha sonra Tıtvân (Tetuan, Tittâvîn) kadılığına getirildi ve başarılı olduğu görülünce diplomasi alanına kayd
TRİslam Ansiklopedisi
1136 (1723-24) yılında devrin idarî yapısına göre Bolu’ya bağlı Çarşamba kazasının Beylik köyünde doğdu. Babası Hüseyin Bey, Fâtih Sultan Mehmed devri sadrazamlarından Rum Mehmed Paşa’nın neslindendir. Bazı eserlerde Bolulu veya Teberdar lakaplarıyla anılır. Moralı Beşir Ağa’nın Dârüssaâde ağalığı zamanında İstanbul’a gelerek Eskisaray Baltacılar Ocağı’na alındı; kitâbetteki başarısı sebebiyle bir süre sonra kapı hasekisi, ardından da Dârüssaâde ağası yazıcılığı başhalifesi oldu. Bu görevi dolay
TRİslam Ansiklopedisi
Bayındır ulemâsından Müftü Abdullah Efendi’nin oğludur. Kendi ifadesine göre 1836 yılına kadar Sâlihzâde Hüseyin Efendi’nin mektebine devam etti, babası ve büyük kardeşi Reşid Efendi’den faydalandı. Arapça yanında Farsça öğrenmeye çalıştı. Babasının ölümü üzerine (1843) Tireli Hâfız Emin Efendi’den eğitimini sürdürdü. 1844’te Bayındır müdürlüğüne getirildi. Vali Kara Osmanzâde Yâkub Paşa’nın haksız uygulamaları neticesinde kardeşi Reşid Efendi’nin Midilli’ye sürülmesi üzerine ailesi dağılınca İz
TRİslam Ansiklopedisi
Belgrad yakınlarındaki Yagodina’da doğdu. Asıl adı Mehmed olup mühründe babasının adı Nâsırüddin olarak belirtilmiştir. 1689’daki Belgrad Seferi sırasında henüz küçük yaşta iken Alâiyeli Gül Yûsuf Ağa’nın hizmetine girdi. İvaz lakabıyla anılması bu hizmete veriliş şekliyle ilgili olmalıdır. Efendisinin öldürülmesinden sonra yine Alâiyeli Koca Ebûbekir Ağa’ya intisap etti. Onun vezirlikle Cidde’ye tayininde (1721) kethüdâsı idi. Hac farîzasını da bu sırada yerine getirdi. İvaz Mehmed Ağa, 25 Şâba
TRİslam Ansiklopedisi
Endülüs asıllı olup Fas’a göç eden bir aileden gelmektedir. Bir kısmı Sebte’ye yerleşmiş olan bu ailenin fertleri özellikle Sa‘dîler, daha sonra da Filâlîler döneminde önemli mevkiler elde etmişlerdir. Kāsım el-Gassânî, Sa‘dî Hükümdarı Ahmed el-Mansûr devrinin (1578-1603) başarılı tabip ve ediplerinden olduğu gibi Muhammed b. Abdülvehhâb’ın kardeşi Ahmed de fıkıh, tasavvuf ve edebiyatta meşhur olmuştur. Fas’ta dünyaya gelen Gassânî’nin doğum tarihi ve hayatının ilk yılları hakkında bilgi yoktur.
TRİslam Ansiklopedisi
Bazı eserlerde adı Derviş Mehmed olarak da geçer. Boşnak asıllı olup Enderun’da yetişti. Daha sonra Bostancı Ocağı’nda kethüdâ oldu. 1013 Şâbanında (Ocak 1605) bostancıbaşılık görevinde bulunuyordu (TSMA, nr. E. 7911). I. Ahmed’in annesi Handan Sultan nezdinde itibar sahibi olduğu zikredilir (Peçuylu, II, 316). I. Ahmed’in Bursa ziyareti sırasında İstanbul muhafızlığında bulundu. 18 Ocak 1606’da vezâretle kaptanıderyâlığa getirildi (BA, KK, Ruûs, nr. 256, s. 31) ve kendisinden önceki kaptanın ha
TRİslam Ansiklopedisi
SeKöken "Sefîre" kelimesi Arapça kökenlidir. "Elçi, arabulucu" anlamlarına gelen sfr kökünden türemiştir. Kullanım Alanları Diplomasi: Kadın elçileri veya erkek büyükelçilerin eşlerini tanımlamak için kullanılır. Tarihî Metinler: Elçilik heyetleri içinde görev alan veya temsil görevlerinde bulunan kadın figürler için geçer. Edebiyat: Sosyal çevrelerdeki zarafet, diplomatik başarılar ve kültürel ilişkileri anlatırken sefire kavramı kullanılır.
TR
Muhammed Said Alevcan
893’te (1488) Buhara’da doğdu. Özbekler’in XV. yüzyılda Mâverâünnehir’de güçlü bir siyasî birlik etrafında toplanmalarını sağlayan Ebülhayr Han’ın oğlu Şah Budak Sultan’ın ikinci çocuğu Mahmud Sultan’ın oğlu ve Muhammed Şeybânî Han’ın yeğenidir. Buhara sarayında eğitim gördü. Şeybânî Han döneminde (1500-1510) devlet işlerine faal olarak katıldı. Şeybânî Han’ın 1510 yılında öldürülmesinden sonra tahta kısa bir süre için Suyunç Hoca Han getirildi. Suyunç Hoca tahta geçer geçmez bazı bölgeleri nüfu
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “bağlı, bağlanmış” mânasına gelen ve Eski Farsça’da bendeke, daha sonra bendek, Yeni Farsça’da ise bende şeklinde söylenen bu kelime, önceleri daha ziyade “hizmetçi, sadık, tâbi” anlamlarını ifade eder, “köle” karşılığında pek kullanılmazdı. Darius kitâbelerinde kelimenin en eski örneklerine rastlanmaktadır. Başına getirilen bazı isimlerle “hudâbende”, “hezârbende”, “şahbende” şeklinde de kullanılan kelime, bazan “İsmâilbend”, “Ferrûhbend”, “hudâvend” örneklerinde görüldüğü gibi “bend”
TRİslam Ansiklopedisi