
Huzur dersleri (tam adıyla: Huzûr-ı Hümâyun dersleri) , Osmanlı Devleti'nde Ramazan ayına mahsus olarak, padişahın huzurunda ulema tarafından gerçekleştirilen sistemli tefsir müzakereleridir. Bu dersler, İslam tarihindeki "muhâdara" geleneğinin bir devamı olarak, ilim ile siyasetin bir araya geldiği üst düzey entelektüel zeminlerden birini teşkil eder. Padişahın bizzat katıldığı bu meclislerde, Kur'an-ı Kerim ayetleri dilbilgisel, fıkhi ve kelami açılardan tartışılırken, aynı zamanda devletin il
TR
Nursena Şahin

Ramazan tenbihnâmeleri, Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayının toplumsal ve dinî önemine binaen, ibadet hayatının huzur içinde sürdürülmesini ve toplum düzeninin korunmasını sağlamak amacıyla yönetim tarafından yayımlanan resmî düzenlemelerdir. Bu belgeler, Ramazan’ın gündelik hayatı dönüştüren ritmi içinde ortaya çıkabilecek gerilim ve düzensizlik ihtimallerine karşı, devletin kamusal alanı “uyarı–denetim–yaptırım” ekseninde düzenleme iradesini görünür kılar. İbadet mekânlarının temizliği ve düzeni
TR
Nursena Şahin

Ramazan topu, İslam dünyasında özellikle Ramazan ayında iftar ve imsak vakitlerini halka duyurmak amacıyla ateşlenen top atışını ifade eden geleneksel bir uygulamadır. Saat, şehir saati, radyo ve benzeri iletişim araçlarının yaygınlaşmadığı dönemlerde, geniş kitlelere aynı anda ve kesin bir zaman işareti vermesi bakımından işlevsel bir yöntem olarak benimsenmiştir. Zamanla birçok ülkede sembolik bir nitelik kazanmış, dinî ve kültürel bir miras unsuru hâline gelmiştir.Tarihsel Gelişim ve KökeniRa
TR
Nursena Şahin

Ramazan davulculuğu, Türk-İslam geleneğinde on bir ayın sultanı olarak kabul edilen Ramazan ayı boyunca, Müslümanların sahur vaktinde uyanmalarını sağlamak amacıyla icra edilen bir halk kültürü ve mesleki gelenektir. Kelime kökeni itibarıyla Arapça "tabl" kelimesinden gelen davul, Türkçede tavul, davul gibi şekiller alırken; Ramazan davulcusu ise halk arasında "mahalle bekçisi" veya "ramazan bekçisi" olarak da anılmıştır.Tarihsel Arka Plan ve GelişimDavulun tarihçesi Sümerlere kadar uzanmakla bi
TR
Nursena Şahin

Baklava Alayı, Osmanlı İmparatorluğu'nda Kanuni Sultan Süleyman döneminden itibaren gelenekselleşmiş, padişahın askerlerine bir iltifatı ve saltanatın azametinin bir sembolü olarak icra edilen devlet törenidir. Ramazan ayının on beşinci gününde, Hırka-i Şerif ziyareti vesilesiyle düzenlenen bu merasim, 17. yüzyılın sonlarında tam bir form kazanmıştır. Bu gelenek uyarınca, İstanbul’da bulunan Yeniçeri Ocağı ve diğer asker ocaklarına, her on nefer için bir tepsi olacak şekilde saray mutfağında haz
TR
Nursena Şahin

Diş Kirası, Osmanlı toplumunda ve Türk kültüründe, özellikle Ramazan aylarında zenginlerin, devlet ricalinin veya hane sahiplerinin iftara davet ettikleri misafirlere, yemekten sonra sundukları nakdi veya ayni hediyeleri ifade eden köklü bir gelenektir. Kavramın temelinde, ev sahibinin ikram ettiği yemekleri yiyen misafirin "dişlerini bu iş için yorması" ve vaktini o sofraya ayırarak ev sahibine sevap kazandırması düşüncesi yatar. Bu doğrultuda verilen hediye, misafirin "dişinin kirası" olarak a
TR
Nursena Şahin

Osmanlı’da Ramazan, takvim yapraklarında başlayan bir ay değil; şehrin ruhunun değiştiği, gündelik hayatın başka bir ritme kavuştuğu, gecelerin gündüzden daha canlı yaşandığı bambaşka bir zaman dilimiydi. Bu ay geldiğinde yalnızca insanlar değil, sokaklar, camiler, evler, hatta gökyüzü bile Ramazan’a hazırlanırdı. Ramazan, Osmanlı için bir ibadet mevsimi olduğu kadar bir şehir kültürü, bir toplumsal seferberlik ve zarafet imtihanıydı.Ramazan’ın gelişini ilk müjdeleyen şeylerden biri mahyalardı.
TR
Nursena Şahin