NaKöken Nâhoş, Farsça nā-χoş “hoş olmayan” biçiminden alınmış bir sözcüktür. Yapısında “değil, olmayan” anlamı katan nā- eki ile “hoş, güzel” anlamındaki χoş kelimesi birleşmiştir. Bu birleşim, “hoş olmayan” anlamını karşılayan bir yapı oluşturur. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: Hoşa gitmeyen durum, olay veya nesneleri ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Rahatsızlık, uyumsuzluk ve olumsuz duyguları anlatan betimlemelerde yer alır. Sosyal İletişim: Bir ortamın veya davranışın rahatsız edici yönü
TR
Fatmanur Mavibaş
NeKökeni Arapça "nafr" (نفر) kökünden türemiştir. “Şiddetli düşmanlık, büyük antipati ve kin” anlamlarını taşır. Türkçede yoğun olumsuz duyguları ifade etmek için kullanılır. Kullanım Alanları Edebiyat ve Şiir: Yoğun olumsuz duyguları, düşmanlık ve kin temalarını ifade etmek için kullanılır. Günlük Konuşma ve Yazı: Bir kişiye, davranışa veya duruma karşı duyulan güçlü olumsuz hisleri anlatmakta tercih edilir. Sosyoloji ve Psikoloji: Toplumsal veya bireysel düzeyde kin ve düşmanlık duygularının tan
TRElanur Elmas Hizal
NuKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “uğursuzluk, kötülük getirme” anlamına gelen nuḥūset (ﻧﺤﻮﺳﺖ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanı Günlük Konuşma (Halk Ağzı): Nuhuset, özellikle eski Türkçe deyimlerde ve halk arasında, bir kişinin veya olayın uğursuz olduğu düşünülerek kullanılabilir. Kimi zaman inançsal ya da batıl inanışlarla ilişkilidir. Edebiyat ve Tasavvufi Dil: Eski şiir ve mensur metinlerde, kötü talih, keder ve felaket anlatılarında mecaz anlamda kullanılabilir. Eleş
TR
Ayşenur Bayraktar
BeBeyoğlu Rapsodisi, Ahmet Ümit'in polisiye gerilim türünde yazdığı, üç arkadaşın hayatını ve Beyoğlu’ndaki cinayetlerin ardındaki sırları araştırmalarını konu alan bir romandır. Kitap, bir fotoğraf sergisiyle başlayan ve giderek cinayetler ve gizemle iç içe geçen bir araştırmanın ardından gelişen olayları anlatır. Kenan, Selim ve Nihat adlı üç karakter, Beyoğlu’nda işlenen cinayetleri araştırırken, bir cinayetin diğeriyle nasıl bağlantılı olduğunu keşfederler. Beyoğlu’nda geçen bu hikâye, şehrin
TRBeyza Nur Türkü
DeHer canlının belli bir ömre sahip olduğu bilgisi, insanları ölümsüzlüğü arama eğilimine itmiştir. Nitekim eski çağlarda, simyacılar felsefe taşı ile ölümsüzlüğü sağlayacaklarını düşünmüş ve onu aramaya koyulmuşlardır. Gılgamış’ta ölümsüzlük iksirinin peşine düşen kralın hikayesi anlatılırken, Büyük İskender’in doğuya yaptığı seferlerin ölümsüzlük pınarı olan ab-ı hayatı aramak için olduğu rivayet edilmektedir. Günümüzde de teknolojinin gelişmesinin etkisiyle birlikte bu ölümsüzlük çabası devam e
TRÖzlem Yüzük
BeKöken Beka kelimesi, Arapça bḳy kökünden türetilen baḳāˀ (بقاء) sözcüğünden dilimize geçmiştir. Kelimenin kökeninde "artma, arta kalma ve kalıcı olma" anlamları yer almaktadır. Kelime, Arapça bünyesinde "kaldı, baki idi" manasındaki baḳā (بَقَا) fiilinin faˁal veznindeki masdarıdır. Kavramsal olarak bir şeyin tükenmeyip "arta kalması" ile "ebediyet" kazanması arasındaki anlamsal bağı temsil eder. Kullanım Alanları Kalıcı Olma ve Strateji: Bir sistemin veya devletin, değişen şartlar ve dış faktör
TR
Emirhan Polat
KöKöken Yeni Türkçe yazılı örneği bulunmayan kötümse- fiilinden, +r ekiyle türetilmiştir. Daha fazla bilgi için kötü maddesine bakınız. Kullanım Alanları Felsefe: Kötümserlik, felsefede insanın dünyayı ve geleceği karamsar bir bakış açısıyla değerlendirdiği bir yaklaşımı ifade eder. Bu bakış açısına sahip kişiler, genellikle olumsuz sonuçlar öngörürler. Psikoloji ve Sosyal Alanlar: Kötümser insanlar, genellikle çevrelerinden, olaylardan ve kişisel deneyimlerinden olumsuz bir şekilde etkilenirler v
TR
Ahsen Buyurkan

Hayat suyu, çeşitli medeniyetlerde ölümsüzlük arayışını simgeleyen mitolojik bir kavramdır. Türkçede “Bengü Su” olarak da geçen bu terim, Farsça “âb” (su) ve Arapça “hayât” (yaşam) sözcüklerinin birleşimiyle “âb-ı hayât” şeklinde ifade edilir. Bu su, içeni ebedi hayata kavuşturduğu düşünülen mistik bir kaynaktır. Kimi anlatımlarda "âb-ı câvidânî" ve "hayat çeşmesi" gibi kavramlarla eş anlamlı kullanılmıştır. Erişilmesi zor ve genellikle zulmât (karanlıklar ülkesi) gibi efsanevi yerlerde bulunduğ
TR
Neriman Çalışkan

Ray Bradbury’nin kaleme aldığı Şimdi ve Daima, ilk olarak 2022 yılında Türkçeye kazandırılmış, iki kısa romadan (Bir Yerlerde Bir Müzik Çalıyor ve Leviathan ‘99) oluşan, lirik anlatımı ve duygusal yoğunluğuyla öne çıkan bir bilimkurgu eseridir. Kitap, ölüm ve ölümsüzlük, zaman ve kader gibi metafizik temaları pastoral bir üslupla işlerken; Bradbury’nin şiirsel dili, bu anlatılara derinlik kazandırır. Şimdi ve Daima, klasik bilimkurgunun ötesine geçerek, insan varoluşuna dair evrensel sorular sor
TR
Yahya B. Keskin