
"Fusûsü’l-hikem", 13. yüzyıl İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından kaleme alınmış olup, tasavvuf felsefesinin temel metinleri arasında yer alır. Eser, her biri bir peygamber ismiyle anılan 27 bölümden oluşmakta ve her bölümde ilgili peygamberin temsil ettiği "hikmet" türü işlenmektedir. Bu hikmetler aracılığıyla İbnü'l-Arabî, varlık, ilim, nübüvvet ve vahiy gibi temel metafizik ve epistemolojik meseleleri ele alır. İşlenen Temalar Varlığın Birliği (Vahdet-i Vücûd): Eserin temel felsef
TRElyesa Köseoğlu
İnVar olduğunu fark ettiği andan itibaren insan, nasıl var olduğu, niçin var olduğu; yaşama sebebi ve sonrası için nasıl “yürüyeceği” hakkında düşünmektedir. Düşünen bir varlık olarak insan canlısı, doğduğu aile tarafından eğitilerek öğretime hazır hale getirilir. Aynı yerde öğretim tohumlarının ekilmesi de mümkündür. Eğitim ve öğretim tohumlarının filizlenip büyüdüğü yaşlara ulaşıldığında, birey kendi başına varlığını sorgulamaya başlar. Böylelikle var olma yolculuğu zihnen ve daha sonra ruhen ba
TR
Nida Öztürkmen
Kur’an’da ve Hadiste Nübüvvet. Kur’an’da Allah Teâlâ’nın Hz. Nûh ve İbrâhim ile soylarından gelen bazı kişilere kitap, hüküm ve nübüvvet lutfedip onları nebî ve resul yaptığı, ayrıca İsrâiloğulları’na kitap ve nübüvvet verdiği belirtilir (el-En‘âm 6/83-89; Meryem 19/49-58; el-Ahzâb 33/39-40). Çeşitli âyetlerden anlaşıldığına göre Cenâb-ı Hak, insanlara yaratılıştan itibaren peygamberler vasıtasıyla doğru yolu gösteren vahiyler ve bunları içeren kitaplar indirmiş, ilk peygamber olarak da Hz. Âdem
TRİslam Ansiklopedisi