
Bazen bir şiir ne olduğunu tam tarif edemezsin ama bir yerinden dokunur sana, bir sükûnet gibi yayılır iç dünyana. Benim için o şiirlerden biri Nurullah Genç’in “Ölüm Noktürnü” oldu. Bugün yine dinledim, bu kez Furkan Özdemir’in sesiyle. Şiir seninle karşılaşıp solduğum andı ölüm yüzüne baktığında tutuşup yandı ölüm çoğaldıkça çoğalan bir sevda ülkesinde ellerine dokundun; sana inandı ölüm o efsunlu, yağmurlu, hercai gözlerinden uçan kelebekleri mutluluk sandı ölüm akkor dudaklarından ağı düştü
TR
Yeşim Can

Bir çocuk düşün: piyanonun tuşlarına her dokunuşunda duygu, bazen hüzün, bazen neşe, bazen de uzak bir özlem anlatıyor. Frédéric Chopin de böyle bir çocuktu. Duygularını kelimelerle değil, müzikle anlatmayı seçti. Küçük yaşta başladığı bu yolculuk, onu dünyanın en tanınan bestecilerinden biri yaptı. Şimdi onun hikâyesine birlikte bakalım! 👶🏻Doğumu ve Çocukluğu Frédéric Chopin, 1 Mart 1810’da Polonya’nın Żelazowa Wola adlı küçük bir köyünde doğdu. Babası Nicolas Chopin Fransız, annesi Justyna K
TR
Nida Öztürkmen