NaNakîbü'l Eşraf, İslâm devletlerinde Hz. Muhammed’in soyundan gelen seyyid ve şeriflerin doğum, ölüm, nesep ve hukukî durumlarını kayıt altına alan; onların işlerini düzenleyen ve bu zümreye dair idarî, hukukî ve sosyal meseleleri yürüten kurumsal yapının başında bulunan görevliye verilen unvandır. Bu görevi yürüten makam ve teşkilat ise Nakîbü'l Eşraflık olarak adlandırılır. Nakîb kelimesi sözlük ve kullanım alanı itibarıyla gözeten, denetleyen ve temsil eden anlamlarını taşır. Nakîbü'l Eşraf is
TR
Nursena Güller
939 (1532) yılında Fas’ta doğdu. Aslen Endülüs’ün Gırnata (Granada) şehrinden olup dedesi Gırnata’nın 1492’de düşmesi üzerine Fas’a göç etmiş ve orada yerleşmiştir. Talebelerinden İbnü’l-Kādî’nin verdiği bu tarihi diğer talebesi Makkarî 939 veya 940 şeklinde kaydeder. Kādirî ise 938’de doğduğunu belirtir. Kassâr (çamaşır yıkayıcı) lakabı, bir kassârın vesâyeti altına giren dedelerinden birine ait olup ondan sonra aile bu lakapla tanınmıştır. Fas’ta öğrenim gören Kassâr, Ebû Nuaym Rıdvân b. Abdul
TRİslam Ansiklopedisi
İnKöken İntisap kelimesi, Arapça nsb kökünden türeyen intisāb (اِنتِساب) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terim, Arapçada "ilişmek, bir yere veya topluluğa katılmak" anlamına gelen nasaba (نسب) fiilinin iftiˁāl vezninde VIII. kalıp masdarıdır. Fiilin kökeni, soy, aidiyet veya bağlantı kurma anlamları taşıyan nasab (nesep) kavramıyla ilişkilidir. Bu bağlamda, intisap, bireyin bir kuruma, zümreye ya da düşünceye resmi veya gönüllü olarak katılımını ifade eder. Kullanım Alanları Mesleki Bağlam: Bir
TR
Ayşenur Bayraktar
66 (685) yılından önce Kûfe’de doğdu. Babasına nisbetle İbnü’s-Sâib diye de anılır. Kudâa kabilesinin Kelb b. Vebere kolundandır. Dedesi Bişr b. Amr, kardeşleri Ubeyd ve Abdurrahman’la birlikte Cemel ve Sıffîn savaşlarında Hz. Ali’nin saflarında yer aldılar. Babası Mus‘ab b. Zübeyr’in yanında şehid düştü. Kendisi de İbnü’l-Eş‘as’ın taraftarı olarak Deyrülcemâcim Savaşı’na katıldı (82/701). Daha sonra ilme yöneldi; nesep, tarih, dil ve tefsir alanlarında yoğunlaşarak kendini yetiştirdi. Şam’daki
TRİslam Ansiklopedisi
Arapça’da “çocuk” anlamındaki veled kelimesinin çoğulu olan evlâd, erkek kız ayırımı yapılmaksızın “çocuklar” karşılığında kullanılır. Kur’an’da veled ve evlâd kelimeleri altmışa yakın âyette, aynı anlama gelen veya yakın bir anlam ifade eden mevlûd, vildân, velîd, tıfl-etfâl gibi kelimeler ise ondan fazla âyette geçer. Kur’ân-ı Kerîm’de servetle birlikte çocuklar da zenginlik, güç ve kuvvet simgesi olarak anılır ve birer imtihan vesilesi olan bu emanetlerle övünmenin yanlışlığı anlatılır. Yine
TRİslam Ansiklopedisi