
Zamanın ve mekânın ötesinde, hayatımıza girmesi mukadder olan kişilerle aramızda görünmez bir bağ olduğu düşüncesi, tarih boyunca insanlığın ilgisini çekmiştir. Doğu Asya'nın Kırmızı İp Teorisi ile İslâm düşüncesindeki kader ve nasip kavramları, bu evrensel arayışın farklı kültürlerdeki yansımalarını oluşturur.Uzak Kültürlerden Gelen Bir İnanç: Kırmızı İp TeorisiDoğu Asya mitolojisine dayanan ve Çince "yīnyuán hóngxiàn" olarak bilinen Kırmızı İp Teorisi, kaderinde birlikte olmak olan kişilerin g
TR
Melahat Pamuk
MüKökenArapça kökenli bir kelimedir. Müyesser kelimesi, Arapça ysr kökünden gelen “talihli, yolu açık” anlamındaki muyassar (مُيَسَّر) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük konuşma: Bir işin kolaylıkla gerçekleştiğini veya nasip olduğunu ifade etmek için kullanılır. Edebi metinler: Roman, hikâye veya şiirlerde, olayların akışındaki kolaylık veya kısmet vurgusu için kullanılır.Resmî yazışma / hitabet: Dilek, teşekkür veya temenni ifadelerinde rastlanır. Tarihî metinler: Osmanlıca
TR
Hüseyin Durmuş
BeKökenFarsça ‘bahre‘ sözcüğünden alıntı olan sözcük Farsça’da aynı anlama gelen ’bahrag’ sözcüğünden evrilmiştir. “Behre”, “bir şeyden alınan pay, nasip, bölüm” anlamında kullanılır. Osmanlı Türkçesinde hem hukuki metinlerde hem de edebi eserlerde yaygın bir şekilde yer almıştır.Kullanım AlanlarıHukuk: Mirasın mirasçılar arasında bölüştürülmesinde kullanılan teknik bir terimdir.Edebiyat: Klasik şiirde, özellikle Divan edebiyatında şairin “talih” ya da “ilhamdan düşen payı” anlamında mecazi olarak
TR
Muhammed Said Alevcan