
Setar, İran klasik müzik geleneğinin en temel telli çalgılarından biri olan, uzun saplı bir lavta türüdür. Farsça "üç" anlamına gelen se ve "tel" anlamına gelen tar kelimelerinin birleşimiyle isimlendirilmiş olsa da, modern dönem setarları genellikle dört tele sahiptir. İran müzik kültürünün estetik, felsefi ve teknik özünü bünyesinde barındıran bu enstrüman, özellikle İran klasik repertuvarının (Radif) icrasında merkezi bir rol oynamaktadır. Tarihsel Gelişim ve Kökenler Setar’ın tarihsel kökler
TR
Kadriye Beyza Kirenci
PiPisagor, çok çok eski zamanlarda (M.Ö. 570 civarı) Sisam adasında doğmuş bir düşünür, matematikçi ve biraz da gizemli bir filozoftu. İnsanlar ona “sayıların babası” diyordu. Çünkü ona göre evrendeki her şeyin temelinde sayılar vardı ama ona göre bu sadece matematik değil, evrenin diliydi. Bir süre sonra Sisam’da huzur bulamayan Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton’a taşındı ve orada kendi okulunu kurdu. Bu okul hem bir matematik kulübü, hem bir müzik atölyesi, hem de biraz gizemli bir kardeşlik top
TR
İbrahim Mert Akbaş

Setar is a long-necked lute-type instrument and one of the most fundamental string instruments in the Iranian classical music tradition. Although its name derives from the Persian words se, meaning "three", and tar, meaning "string", modern setars typically have four strings. This instrument embodies the aesthetic, philosophical, and technical essence of Iranian musical culture and plays a central role in the performance of the Iranian classical repertoire (Radif). Historical Development and Ori
EN
Kadriye Beyza Kirenci

Haydn’ın müziğini hiç dinlediniz mi? Peki ya bir bestecinin küçük bir köyden çıkıp tüm dünyayı etkileyebileceğini hiç düşündünüz mü? Joseph Haydn tam da bunu başardı. Onun notaları, gizli hikayeler anlatır ve dinleyeni keşfe davet eder. Gelin, Haydn’ın hayatına ve müziğinin ilgi çekici dünyasına birlikte adım atalım. 👶Doğumu ve Çocukluğu Joseph Haydn, 31 Mart 1732'de Avusturya'nın Rohrau köyünde doğdu. 12 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Babası araba yapımcısıydı ve annesi de köyde aşçıydı
TR
Nida Öztürkmen

Mutlak kulak (absolut kulak) yeteneği, duyulan herhangi bir müzik notasını başka bir nota veya referans sesine başvurmadan, yalnızca adıyla tanımlayabilme becerisidir. Bu yetenek aynı zamanda, bir şarkıcının verilen notayı görmeden ve başka bir sese dayanmadan doğru ses yüksekliğinde üretebilmesini de kapsar. Teknik literatürde “mutlak perde algısı” veya “kusursuz kulak” olarak da anılır. Ses Algısının Mekanizması Ses algısı, kulak tarafından başlatılan ancak beyinde tamamlanan karmaşık bir süre
TR
Elif Laçin

Farabî, Lopus Yayınları'nın çocuklara yönelik hazırladığı Dersimiz Dâhiler serisinin bir kitabıdır. “Muallim-i Sânî” yani “İkinci Öğretmen” olarak bilinen Farabî’nin hayatı, felsefeye, bilime ve müziğe yaptığı katkılar bu eserde sade ve anlaşılır bir dille anlatılmıştır. Kitap, çocuk okurların düşünmeye, sorgulamaya ve öğrenmeye ilgi duymasını hedeflerken aynı zamanda tarihî bir kişiliği eğitici bir bakış açısıyla tanıtır. Konusu Kitapta, Farabî’nin çocukluk yıllarından başlayarak eğitim hayatın
TR
Derya Topçu
PaKöken Partisyon kelimesi, Fransızca partition “bölüm, bölme perdesi, müzikte çok sesli nota düzeni” anlamındaki sözcükten Türkçeye geçmiştir. Fransızcadaki bu kelime ise Latince partitio “bölme, ayırma” sözcüğünden Fransızcaya geçmiştir. Partitio, Latince partire “paylaştırmak, bölmek” fiilinden +(t)ion ekiyle oluşturulmuştur. Kullanım Alanları Müzik sanatında çok sesli eserlerin tüm çalgı ve vokal partilerini içeren nota düzenlerinde Orkestra, koral müzik ve oda müziği yazımında, her enstrümana
TR
Ayşenur Bayraktar

Renkler sanki ezelden beri orada. Mavi gökyüzü, yeşil yaprak, kırmızı elma… Onlara isim vermişiz, paletimizi doldurmuşuz, her şey tamam. Boya kataloglarında sayfalarca ton, ekranlarda milyonlarca seçenek… Ama gün geldi, bir haber düştü önümüze: “Yeni bir renk bulundu. Adı Olo.” Olo’nun tuhaflığı şurada: Doğada kendi başına belirmiyor. Ne bir çiçeğin taç yaprağında, ne bir taşın damarında, ne de akşamüstü gökyüzünde rastlıyorsunuz ona. Görmek için özel bir yöntem gerekiyor; gözün içine doğrudan v
TR
Ayşe Aslıhan Yoran
PaKöken Patetik kelimesi Fransızca “duyguları harekete geçiren, duygusal” anlamındaki pathétique sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Fransızca sözcük, Eski Yunanca pathētikós (παθητικός) “duygulanmaya yatkın, duygusal” kelimesine dayanır. Bu da páthos (πάθος) “duygu, özellikle acı veya acıma duygusu” sözcüğünden türetilmiştir. Kullanım Alanları Sanat ve edebiyat: Trajedilerde, romanlarda veya şiirlerde güçlü bir duygu yoğunluğu uyandıran sahneleri nitelendirmek için kullanılır. Müzik: Duygusal yoğunlu
TR
Tuğba Aygün

Müzik, duygularımızı seslerle anlatmanın en güzel yoludur. Ancak sesler gelip geçicidir; bir kere söylendiklerinde, eğer kaydedilmezlerse unutulurlar. İşte bu yüzden insanlar, sesleri yazıyla gösterebilmek için bir sistem geliştirmiştir. Bu sistemi tanımak için okumaya devam etmelisin Bilgi Kâşifi! 🎼Nota Nedir? Nota, bir sesin yüksekliğini (kalın ya da ince olmasını), süresini (uzun ya da kısa çalınmasını) ve şiddetini (gür ya da hafif duyulmasını) gösteren işaretlerdir. Notaların birleşerek bi
TR
Nida Öztürkmen