
Ravioli, İtalyan mutfağında içi doldurulmuş makarna (pasta ripiena) grubunda yer alan, iki kat makarna hamurunun arasına dolgu yerleştirilerek hazırlanan bir makarna türüdür. Genellikle kare veya dikdörtgen biçimlidir ve hamur tabakalarının kenarlarının kapatılmasıyla dolgu sabitlenir. Ravioli, biçimsel özellikleri ve dolgu yapısıyla, İtalya’daki doldurulmuş makarna çeşitlerinin sınıflandırılmasında ayrı bir grup içinde değerlendirilir ve bu yönüyle tortellini gibi üç boyutlu, halka biçimli maka
TR
Fatmanur Mavibaş
HoKöken Farsça ḫoş (hoş, güzel, tatlı) ve âb (su) sözcüklerinin birleşiminden oluşan ḫoşâb (خوشآب) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Gastronomi: Yemek tariflerinde, menü adlarında ve geleneksel sofra kültürünü anlatan metinlerde doğrudan yiyecek adı olarak kullanılır. Deyimler: “Hoşafın yağı kesilmek”, “hoşaf gibi” gibi deyimlerde mecazî olarak yorgunluk, şaşkınlık veya halsizlik bildirmek için kullanılır.
TR
Ömer Faruk Tuğla
FiKöken Kelimenin kesin kökeni saptanamamış olmakla beraber Yunanca phouska kökeni olabileceği belirtilmiştir. Kullanım Alanları Gündelik İletişim: İnsanlar arasında yapılan hafif dokunuşlar veya küçük vuruşlar gibi fiziksel hareketleri ifade etmek için kullanılır. Mutfak ve Yemek Hazırlığı: Yemeklere çok az miktarda malzeme eklenmesini belirtmek için; baharat, tuz veya diğer katkı maddelerinin küçük dozlarını tarif eder. Tıp ve Sağlık: Deride oluşan küçük, sıvı dolu kabarcıkları tanımlamak için k
TR
Ömer Faruk Tuğla
FiKöken Fileto kelimesi, Türkçeye İtalyanca filetto sözcüğünden geçmiştir. İtalyancada "örgü, urgan" ve özellikle "kasaplık hayvanın sırtında bulunan urgan şeklindeki kas" anlamına gelen bu kelime, "tel, iplik, lif" manasındaki filo sözcüğünün küçültme eki almış hâlidir. Kullanım Alanları Gastronomi: Hem hayvanın sırtındaki değerli et parçasını (bonfile vb.) hem de balık veya tavuğun kemiksiz hâle getirilmiş dilimlerini tanımlayan temel bir mutfak terimidir. Mobilyacılık ve Dekorasyon: Kaplamaları
TR
Tuğba Aygün
ÖnKöken Türkçe ön sözcüğüne, yer bildiren +lük eki getirilerek oluşturulmuştur. Ön, Eski Türkçedeki öŋ / yöŋ “yüz, yön, doğu” anlamına gelir. Bu sözcük Eski Türkçe ön “yönelmek, öne çıkmak” sözcüğünden türemiştir. Kullanım Alanları Ev işleri ve mutfakta: Yemek pişirme sırasında kirlenmeyi önlemek için kullanılır. Eğitim alanı: İlköğretim öğrencileri için zorunlu giysi olarak kullanılmıştır, nostaljik bir çağrışım taşır. Tıp ve bilim alanı: Doktorlar, diş hekimleri ve laboratuvar çalışanları tarafı
TR
Tuğba Aygün
ÇeKöken Çeşni sözcüğü, Farsça kökenlidir. Farsça “tat, lezzet” anlamındaki çāşnī (چاشنی) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime Orta Farsça çaşnik kelimesinden türemiştir. Bu sözcük, Farsça çāş- (چشیدن) fiiline gelen -i ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Gıda: Yiyecek ve içeceklerin tat ve lezzet özelliklerinin tanımlanmasında kullanılır. Edebiyat: Üslup ve tarz özelliklerini ifade etmek için kullanılır. Tarih ve Kültür: Eski ticaret, para basımı ve gıda üretim tekniklerinde kullanılan bir
TRAyşe İkbal Özsakın
SoKöken Sos kelimesi, Fransızca "yemek suyu" anlamına gelen sauce sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terimin aslı, Eski Fransızca "tuzlu su" manasındaki salse kelimesine dayanmaktadır. Sözcüğün tarihsel kökeni ise Latince "tuz" anlamına gelen sal kökünden türetilen ve "tuzlu" manasını taşıyan salsus sözcüğüne kadar uzanmaktadır. Kullanım Alanları Gastronomi: Yemeklerin üzerine dökülen ya da yanında sunulan tamamlayıcı karışımı ifade etmek için kullanılır. Sunum ve servis: Yemeğin görsel bütünlüğün
TR
ZUŞAN ÖNER

Fatih Tutak (d. 31 Ağustos 1985, İstanbul), Türk şef ve restoran işletmecisidir. Mesleki eğitimini Bolu Mengen Aşçılık Okulunda aldıktan sonra Türkiye, Çin, Japonya, Singapur, Danimarka, Hong Kong ve Tayland’daki mutfaklarda çalıştı. Bangkok’taki The Dining Room of The House of Sathorn’un baş aşçılığını ve mutfak operasyonları direktörlüğünü yürüttü. Türkiye’ye döndükten sonra 2019 yılında İstanbul’da TURK Fatih Tutak restoranını açtı. Restoran, 2022’de Michelin Rehberi’nin İstanbul seçkisinde i
TR
Nurten Yalçın
KeKöken Kelime, Farsça kefgīr (کفگیر) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, kef “köpük” ve gīr “tutan” kelimelerinden oluşur; yani “köpük tutan” anlamındadır. Zamanla telaffuzda değişerek kevgir biçimini almıştır. Kullanım Alanları Günlük dil: Sıvıyla pişirilen yemekleri süzmede kullanılan aleti ifade etmede kullanılır. Mecazî kullanım: Delik deşik olmuş yüzeyler için benzetme yapmada kullanılır.
TR
Tuğba Aygün

Panna Cotta'nın kökeni tam olarak belgelenmemiş olsa da Kuzey İtalya'nın Piedmont (Piemonte) bölgesinden geldiği kabul edilmektedir. Tatlının, 19. yüzyılın sonlarında veya 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bazı rivayetler Panna Cotta'nın kökeninin daha eskiye, Orta Çağ'a kadar uzanabileceğini ve hayvansal kemiklerden elde edilen jelatinle yapılan sütlü tatlılara dayandığını öne sürmektedir. Panna Cotta, özellikle Asti ve Cuneo çevresinde popüler olmuş, zamanla tüm İtalya'ya
TR
Nursena Şahin