
Bir zamanlar Anadolu’nun bilge şehirlerinden biri olan Şereflikoçhisar’da, gönüllere ışık saçacak bir çocuk dünyaya geldi. Onun adı Aziz Mahmud Hüdâyî idi. Küçük yaşlardan itibaren hem bilgiyi hem de insanlara faydalı olmayı çok sevdi. Zamanla yalnızca çevresine değil, tüm Osmanlı coğrafyasına örnek olan bir bilge, şair ve mutasavvıf haline geldi. 🌱Doğumu ve Çocukluğu Aziz Mahmud Hüdâyî, 1541 yılında (Hicri 948) Konya yakınlarındaki Şereflikoçhisar’da doğdu. O, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in
TR
Nida Öztürkmen
Sözlükte “bir şeyin bir başka şey içinde kaybolması, kişinin kendini kaybetmesi” gibi mânalara gelen gaybet, tasavvuf terimi olarak “sâlikin vârid ve ilhamın tesiriyle kendinden geçerek dış dünya ile ilgili şuurunu kaybetmesi” anlamına gelir. “Hazır bulunmak, rahat olmak; yüce makam” anlamlarındaki huzûr ise genel olarak gaybet halinin sona ermesiyle birlikte başlayan uyanıklık durumunu ifade eder. Gaybet halini yaşayan sâlike gāib, huzûr halinde bulunana ise hâzır denilir. Sûfîler, Kur’ân-ı Ker
TRİslam Ansiklopedisi
Antalya Elmalı’da doğdu. Adı Yûsuf, babasının adı İbrâhim’dir. Bazı eserlerde adının Muhammed şeklinde verilmesi (meselâ bk. Ayvansarâyî, vr. 46a; Osmanlı Müellifleri, I, 85) yanlıştır. Şiirlerinde mahlas olarak hem “Ümmî Sinan”ı hem “Sinân-ı Ümmî”yi kullanmasından dolayı kaynaklarda her iki mahlasıyla da yer almış, bu farklı adlandırma günümüze kadar devam etmiştir. Vakıf muhasebe defterlerinde kendi adıyla anılan camiyi (Şeyh Ümmî Sinan Camii; BA, Nezaret Sonrası Evkaf Defterleri [EV], nr. 150
TRİslam Ansiklopedisi

Emir Sultan Türbesi, Bursa’daki Emir Sultan Camii’nin avlusunda yer alan, sekizgen planlı ve kubbeli bir anıt mezardır. İçinde, Osmanlı döneminin saygın bir bilgini ve mutasavvıfı olan Emir Sultan ile eşi Hundi Hatun (Hundi Fatma Sultan), oğulları Emir Ali Çelebi ve iki kızının sandukaları bulunur. Yapı, zamanla yıprandıktan sonra 1868’de, Sultan Abdülaziz döneminde yenilenmiştir (o yıllarda II. Abdülhamid henüz şehzadeydi). Doğu cephesindeki kapının üstünde H.1285 (1868) tarihli onarım kitabesi
TR
Hikmet Can Urhan

Üftâde Hazretleri, Osmanlı döneminde Bursa’da yaşamış çok değerli bir mutasavvıftır. Gerçek adı Mehmed Muhyiddin Üftâde’dir. “Üftâde” kelimesi, “alçalmış, tevazu sahibi” anlamına gelir. O, hayatı boyunca alçakgönüllü olmuş, insanlara Allah sevgisini öğretmiş ve öğrenciler yetiştirmiştir. 📖Doğumu ve Eğitimi Üftâde Hazretleri, Bursa’da yaklaşık 1490 (Hicrî 895) yılında doğmuştur. Gençliğinde hem dinî ilimlerle ilgilenmiş hem de dönemin âlimlerinden dersler almıştır. Bir süre müezzinlik yapmış, ay
TR
Nida Öztürkmen

Hacı Bayram Veli Türbesi, Ankara’nın en önemli tarihî yapılarından biridir. Hacıbayram Camisi’nin hemen önünde yer alır. Türbe iri kırmızı Ankara taşından yapılmış, üst kısmı beyaz mermerlerle kaplanmıştır. Giriş kapısındaki renkli mermer süslemeler dikkat çeker. Yapı 1947 yılında aslına uygun şekilde onarılmıştır. (Yapay Zeka ile Oluşturuldu) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/09/06/YOISUSbx3sk1ZHAmy17uaA4Yeb20RGMH.png"> Hacı Bayram-ı Veli
TR
Hikmet Can Urhan
TaKöken Kelime, Arapça "وَقَى" (vaka) kökünden türemiştir ve “korunmak, sakınmak” anlamına gelir. Takva, kişinin günahlardan korunmasını ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci içinde olmasını ifade eder. Kullanım Alanları İslamî Ahlak: Kişinin, Allah’ın emirlerine uyması ve haramlardan kaçınması anlamında kullanılır. Kur’an-ı Kerim: Birçok ayette takva sahipleri (muttakîler) övülmüş ve onların cennete layık olduğu belirtilmiştir. Tasavvuf: Nefsi terbiye etmenin ve manevi olgunluğa ulaşmanın en önemli
TR
İsmail Aykurt
Kırım’da doğdu. Gençlik yıllarında geldiği İstanbul’da medrese tahsilini bitirdikten sonra Bosna’ya kadı nâibi olarak tayin edildi. Bu sırada Mehmed Efendi adlı bir şeyhe intisap edip görevinden ayrıldı. Şeyhinin vefatının ardından Manastır vilâyetine bağlı Kesriye kasabasına giderek Kādirî şeyhi Hüseyin Hamdi Efendi’nin müridi oldu. Seyrüsülûkünü tamamlayıp hilâfet aldıktan sonra şeyhi tarafından irşad göreviyle önce Üsküp’e, ardından Üsküp civarındaki Köprülü’ye gönderildi. Burhânü’l-ârifîn ad
TRİslam Ansiklopedisi
430’da (1038-39) doğdu. Hoca Mevdûd-i Çiştî ve Hoca Kutbüddîn-i Çiştî olarak da bilinir. Hayatının çoğunu Herat yakınındaki Çişt kasabasında geçirdi. Hayatına dair sınırlı bilgiler, Çiştiyye tarihiyle ilgili ilk kaynaklardan Emîrhord’un Siyerü’l-evliyâʾ adlı eseriyle Abdurrahman-ı Câmî’nin Nefeḥâtü’l-üns’üne dayanır. Mevdûd-i Çiştî, Hoca Muhammed b. Ebû Ahmed-i Çiştî’nin yeğeni ve halifesi olan Hoca Yûsuf b. Muhammed’in oğludur. İlk eğitimini babasından aldı ve Kur’an’ı ezberledi. On altı yaşına
TRİslam Ansiklopedisi