Beyrut’ta zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Muhyiddin el-Hayyât, Hasan el-Müdevver, Sâlih er-Râfiî, Abdurrahman el-Hût ve Beyrut müftüsü Abdülbâsıt el-Fâhûrî gibi âlimlerden Arap dili ve edebiyatı, fıkıh, kelâm ve tarih dersleri aldı. Câmiu’l-Ömerî ve Medresetü’l-vataniyye’de okudu. 1902’de Mısır’a giderek Ezher’de Muhammed Abduh’un ve Seyyid el-Mersafî’nin derslerine devam etti. Çok sevdiği ve etkisi altında kaldığı Muhammed Abduh’un vefatından sonra döndüğü Beyrut’ta el-Külliyyet
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “istemek” anlamındaki arv kökünden gelen urve, “kova ve testi kulpu, düğme iliği, develerin bağlandığı kök salmış ağaç” demektir. Tutunulan nesneye de urâ denir. Ezherî’ye göre zayıf ve yoksulların, nimetleriyle yaşamak için sarıldığı toplum liderlerine de urâ adı verilir (Lisânü’l-ʿArab, “ʿarv” md.; Kāmus Tercümesi, “ʿarv” md.). Arv kökünün aslında “bir şeye tutunmak, bağlanmak” mânasının bulunduğu anlaşılmaktadır (Tabâtabâî, II, 344). Vüskā da “sağlam olmak” anlamındaki vesâkadan ism-
TRİslam Ansiklopedisi