Sözlükte “göç eden, hicret eden, göçmen” anlamındaki muhâcir kelimesi, Osmanlı literatüründe özellikle XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren geniş yer bulmuştur. Daha önce Osmanlılar fethedilen toprakları iskân etmek için türlü yollarla nüfus nakilleri yapmış, bunun yanında bazı durumlarda yeni fethedilen bölge veya şehirlerde oturan yerli halkı iç kesimlerdeki şehirlere yerleştirmiştir. Ancak XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren mağlûbiyetle sona eren savaşların ardından kaybedilen t
TRİslam Ansiklopedisi
Milâdî 592 yılında Mekke’de doğdu. Nesebi Benî Zühre’den olan babası vasıtasıyla Kilâb b. Mürre’de, Benî Ümeyye’den olup İslâmiyet’i kabul etmeden ölen annesi Hamne bint Süfyân b. Ümeyye vasıtasıyla Abdümenâf b. Kusay’da Hz. Peygamber’in nesebiyle birleşir. Dedesi Vüheyb b. Abdümenâf b. Zühre, Resûl-i Ekrem’in annesinin amcası olduğu için Resûlullah Sa‘d’a “dayı” diye hitap ederdi. On yedi veya on dokuz yaşında iken İslâmiyet’i kabul etmesi üzerine annesi dininden dönmediği sürece onunla konuşma
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “gölgelik, çardak” anlamına gelen sakīfe kelimesi, Medine’de İslâm öncesinden beri kabile mensuplarının hurma kurutmak gibi işlerde ortaklaşa kullandıkları ve toplantılar için bir araya geldikleri mekânları ifade eder. Sakīfetü Benî Sâide, Hazrec kabilesinin kollarından Sâideoğulları’na ait Bi’ribudâa yakınlarındaki gölgeliktir ve İslâm tarihinde Hz. Ebû Bekir’in halife seçildiği yer olması dolayısıyla önem taşımaktadır. Hz. Peygamber’in de zaman zaman buraya uğrayarak bir süre dinlendi
TRİslam Ansiklopedisi

Medine-i Münevvere, yani "Nurlanmış Şehir", Arap Yarımadası’nın batısında, deniz seviyesinden 619 metre yüksekte yer alan, tarih ve huzur dolu bir vaha şehridir. İslam medeniyetinin ilk başkenti olan bu özel yer, sadece binalarıyla değil, içindeki muazzam kardeşlik ruhuyla da dünyanın en önemli şehirlerinden biridir. 📜 Eski Adı Yesrib, Yeni Adı Medine! Şehrin İslamiyet’ten önceki bilinen en eski adı Yesrib idi. Ancak bu isim "kötülemek, bozmak" gibi hoş olmayan anlamlar çağrıştırdığı için Hz. M
TR
Azra Karaca
Ecnâdeyn Savaşı’nda (13/634) otuz beş yaşında şehid düştüğüne göre milâdî 600 yılı civarında doğmuş olmalıdır. Kureyş kabilesinin Benî Abdüddâr soyundan geldiği için Abderî nisbesiyle anılır. Annesi Resûl-i Ekrem’in halası Ervâ bint Abdülmuttalib’dir. Tuleyb, Resûlullah Erkam’ın evinde iken Müslümanlığı kabul etti. Annesinin yanına giderek müslüman olduğunu söyledi ve onun da İslâm’a girmesini istedi. Annesi İslâm’ı seçmesine ve özellikle dayısının oğlunu desteklemesine çok sevindi; fakat kendis
TRİslam Ansiklopedisi
Ensâr kelimesi, “yardım etmek” anlamındaki nasr kökünden türeyen nasîr veya nâsır sıfatının çoğulu olup ism-i mensubu ensârîdir. İslâm literatüründe ensar, Hz. Peygamber’i ve muhacirleri yurtlarında barındırmak ve korumak suretiyle onlara büyük yardımda bulunan Evs ve Hazrec kabilelerine mensup Yesribli (Medineli) müslümanlar için kullanılmıştır. Enes b. Mâlik’in belirttiğine göre bu isim ilk defa Kur’ân-ı Kerîm’de yer almıştır (Buhârî, “Menâḳıbü’l-enṣâr”, 1). Ensar bu anlamıyla Kur’an’da iki ây
TRİslam Ansiklopedisi
Beyrut’ta zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Muhyiddin el-Hayyât, Hasan el-Müdevver, Sâlih er-Râfiî, Abdurrahman el-Hût ve Beyrut müftüsü Abdülbâsıt el-Fâhûrî gibi âlimlerden Arap dili ve edebiyatı, fıkıh, kelâm ve tarih dersleri aldı. Câmiu’l-Ömerî ve Medresetü’l-vataniyye’de okudu. 1902’de Mısır’a giderek Ezher’de Muhammed Abduh’un ve Seyyid el-Mersafî’nin derslerine devam etti. Çok sevdiği ve etkisi altında kaldığı Muhammed Abduh’un vefatından sonra döndüğü Beyrut’ta el-Külliyyet
TRİslam Ansiklopedisi
5 Safer 1264’te (12 Ocak 1848) İstanbul’da doğdu. Tanzimat dönemi devlet adamlarından Ahmed Kemal Paşa’nın oğludur. Asıl adı Mehmed Said olup Kemal Paşazâde Said diye tanınır. Ahmed Râsim’e göre yaz kış ayağına lastik giydiği için kendisine “Lastik” lakabı verilmiştir. İleri görüşlü ve kültürlü bir kişi olan babası oğlunun tahsiline önem verdi. İlk eğitimini özel hocalardan aldı. Meclis-i Maârif üyesi Amasyalı Hoca Mecid Efendi’den Arapça, babasından Farsça öğrendi. Çocukluğunun bir kısmı, muhte
TRİslam Ansiklopedisi