İçGeceye göz kırpan o büyülü örtüyü izliyorum, Zihnime mor bir tül gibi yayılışını hissediyorum. Hayallerimin en uç sınırlarında dolaşırken, Kalbime asil bir fısıltının dokunuşunu duyuyorum. Kırmızının o yoran telaşından uzağım artık, Mavinin sonsuz, sessiz sakinliğinden de... Tam o gizemli eşikte durup bekliyorum, Ruhumun en mağrur rengine bürünüyorum. Bir lavanta tarlasında rüzgar estikçe üzerime, Kendi masalımın içinde kayboluyorum derinden. Mor, benim içimdeki o saklı ülkedir, Hiç uyanmak iste
TREsmanur Aykut

Köken Türkçedeki "mor" kelimesinin, Farsça'daki "demir pası" anlamına gelen "mur" kelimesinden türediği düşünülmektedir. Tarihte Kullanımı Mor rengin ilk kullanımı eski dönemlere(M.Ö.16000 yıllarına) dayanmaktadır. Ancak mor renk elde etmek bir hayli zor ve maliyetliydi. Murex türü deniz kabuklularından elde edilen bu renk, soyluluk ve kraliyeti temsil ediyordu. 1.5 gram mor boya elde etmek için yaklaşık 12.000 deniz kabuğu işlenmesi gerekirdi. Bu yüzden mor renkli kumaşlar son derece değerliydi
TR
İsmail Nas