KıKökenEski Türkçe kıraġu “kırağı” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük, Moğolca kiragu sözcüğü ile eş kökenlidir.Kullanım Alanları1. Doğa ve Hava Durumu: Kırağı genellikle soğuk havalarda sabahları, bitkiler ve toprakta görülen donmuş çiyi tanımlamak için kullanılır.2. Edebiyat: Genellikle soğuk ve donmuş havayı betimlerken, kırağı tabakası bir betimleme aracı olarak kullanılır.
TR
Bilal Utku Karakoç
ÇoKökenÇomak kelimesi, Eski Türkçedeki çokmak veya çomak sözcüğünden gelir. Bu sözcük, Moğolca “tahta çekiç, tokmak” anlamındaki çokimağ ile Eski Türkçedeki “vurmak, darp etmek” anlamındaki çoki- fiili arasında ortak kökene sahiptir.Kullanım AlanlarıGündelik konuşma: Hayvanlara karşı savunma için taşınan sopa anlamında yaygın olarak kullanılır.Tarihî metin ve anlatılar: Geçmişte savaşlarda kullanılan, başı kalınlaştırılmış ağır sopa anlamında yer alır.Halk oyunları veya çocuk oyunlarında: Bazen ge
TR
Tuğba Aygün
KuKökenKuytu kelimesi, Moğolca qoitu “gün görmeyen taraf, kuzey” anlamındaki sözcükten alıntıdır. Bu sözcük, Moğolca qoi- “arka, geri” kökünden türetilmiştir. Türkçede mecaz anlamlar kazanarak sessizlik, gizlilik ve ıssızlıkla ilişkilendirilmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük konuşma: Sessiz, kimsenin olmadığı yerleri tanımlamak için sıkça kullanılır.Edebiyat ve şiir: Gizlenme, içe dönüklük, yalnızlık ya da gizli kalmış duyguların ifadesinde kullanılır.Mimarlık ve yapı: Güneş görmeyen veya hava akımı a
TR
Tuğba Aygün
KuKökenKubur kelimesi, Türkçeye Arapça "ḳbr" kökünden gelen "ḳubūr" (قبور) sözcüğünden alıntıdır ve "çukurlar, mezarlar" anlamına gelmekteydi. Bu sözcük, Arapça "ḳabr" (قبر) "çukur, mezar" sözcüğünün "fuˁūl" vezninde çoğuludur. (Daha fazla bilgi için "kabir" maddesine bakılabilir.) Ek olarak, "sadak, boru şeklinde ok torbası" anlamındaki kubur kelimesi Moğolcadan alınmış ayrı bir sözcüktür. Meninski'nin metinleri, "yeraltı borusu" anlamında bu iki farklı kökene sahip sözcüğün zamanla birleşmiş ola
TR
Ayşenur Bayraktar
DuKökenDuldalanmak sözcüğünün kökü dulda, Moğolca "gizli, saklı, sinmiş" anlamlarındaki dalda sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Moğolca "gizlemek, saklamak" anlamlarındaki daldala- sözcüğü ile eş kökenlidir. Duldalanmak, "gizli, saklı" anlamındaki dulda köküne gelen dulda-lan-mak ekleriyle gizlenmek, saklanmak anlamlarını taşır.Kullanım AlanlarıGünlük Konuşma Dili: Daha çok kırsal bölgelerde veya halk arasında kullanılır ve doğal koşullardan (hava şartları vb.) korunma anlamında geçer.Halk Edebiyat
TR
Hüsnü Umut Okur
KaKöken"Kaburga" sözcüğü, Türkçeye Moğolcadan geçmiştir. Kökeni, Moğolca qabirġa(n) biçiminde olup “yan, yamaç, göğüsün yanı” anlamına gelir. Bu ad, Moğolca qabirga- “yanaşmak, bitişmek, değmek” fiilinden türemiştir. Fiilin kökeninde ise qabi “yan, yakın” anlamındaki sözcük bulunmaktadır.Anlamsal gelişimi, Moğolca qabira- (bitişmek, sıkmak) ve qabsi- (bitiştirmek, sıkıştırmak) fiilleriyle bağlantılıdır. Ayrıca Arapçada “yan” anlamına gelen cānib ile “göğsün iki yanı, kaburga” anlamındaki canb söz
TRAyşe İkbal Özsakın
ÇaKökenMoğolca çaġ kelimesinden türetilmiştir. Eski Türkçede de benzer anlamlarla kullanılmıştır ve zamanla çağ anlamına evrilmiştir.Kullanım AlanlarıEdebiyat ve Sanat: Tarihsel, toplumsal veya kültürel devirlerin tanımlanmasında kullanılır (Bir çağ kapanır böylece başlar yeni bir çağ - Orhan S. Orhon).Felsefe ve Sosyal Bilimler: İnsan hayatındaki belli yaş dönemi veya toplumsal gelişim dönemlerini tanımlar (Hayatın her çağında bir fark vardır).Jeoloji ve Coğrafya: Dünya üzerindeki jeolojik değişi
TR
Mehmet Salih Çoban
UlKökenKelime, Moğolca ulus (“pay, kısım, kağan ailesinin her bir üyesine tahsis edilen ülke”) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Eski Türkçe uluş (“köy, şehir”) kelimesi ile eş kökenlidir.Eski Türkçe ülüş (“pay, ülke”) kelimesinden türetilmiş olması da etimolojik olarak mümkün görülmektedir. Bu sözcük ise ül- (“pay etmek”) fiiline +Iş ekinin getirilmesiyle ortaya çıkmıştır.Moğol akınları sonrası Türkçede yaygınlaştıktan sonra zamanla unutulmuş, Dil İnkılabıyla beraber yeniden canlandırılm
TR
Kerem Akıl