
On yedinci yüzyıl Avrupa’sı, düşünce tarihinde kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir. Orta Çağ boyunca baskın olan otoriteye dayalı bilgi anlayışı yerini, bireyin aklına ve sorgulama gücüne bırakmaya başlamıştır. Deneyim, akıl ve bireysel düşünme artık felsefenin merkezine yerleşir. Galileo ve Kepler’in doğa anlayışında yarattığı sarsıntılar, yalnızca bilimsel alanla sınırlı kalmaz; felsefi düşüncenin yönünü de belirler. Descartes'in Bir Tasviri (Yapay Zeka Yardımıyla Oluşturulmuştur) "
TRYaren Erva Keskin
DeRené Descartes (1596–1650), Skolastik-Aristotelesçi gelenekle köklü bir kopuşu ve yeni bir felsefi ve bilimsel çerçeve geliştirmesi nedeniyle geniş çapta "Modern Felsefenin Babası" olarak kabul edilir. Radikal şüpheye dayalı metodolojik şüpheciliği, bilgi için güvenli bir temel kurmayı amaçlamış ve ünlü deyimi "Cogito, ergo sum" ("Düşünüyorum, öyleyse varım") ile sonuçlanmıştır. Bu yaklaşım, yalnızca modern epistemolojinin gidişatını şekillendirmekle kalmamış, aynı zamanda rasyonalist düşüncenin
TR
Esra Can