MiKöken Mimari kelimesi, Arapça √ˁmr kökünden türeyen miˁmār (معمار, “inşa eden, yapı kuran, imar eden kişi”) sözcüğüyle ilişkilidir. Bu kökten, meslek ve nitelik bildiren yapı üzerinden miˁmārī (معماري) biçimi oluşmuştur. Kelime, Farsça’da görülen -i eki etkisiyle “mimarlığa ait, yapı tasarımıyla ilgili” anlamını kazanmıştır. Kullanım Alanları Mimarlık ve yapı tasarımı: Binaların planlanması, tasarlanması ve inşa edilmesi süreçlerini ifade eder. Sanat ve tasarım: Yapıların biçimsel özelliklerini,
TR
Gökhan Güller

Bir tarihi yapının yanına yeni bir yapı eklemeniz gerektiğini düşünün. İlk akla gelen çözüm çoğu zaman mevcut yapıya benzemektir. Aynı malzeme, benzer cephe düzeni, benzer oranlar ve benzer detaylar... Çünkü çoğumuz uyumu, benzerlik üzerinden tanımlarız. Peki gerçekten öyle mi? Bir yapının parçası olmak için ona benzemek şart mı? Tarihi yapılara eklenen çağdaş müdahaleler uzun yıllardır mimarlık ve koruma disiplinlerinin en çok tartıştığı konulardan biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle işlev de
TR
mesude zor

Bir yapının hikâyesi, o yapının fiziksel formunun ötesinde, geçmiş referansları, kentsel morfolojisi, insan bedeniyle kurduğu algısal ilişkiler ve strüktürel geçmişi üzerinden deşifre edilen çok katmanlı bir metin okuma sürecidir. Tıpkı yazınsal bir eser gibi değerlendirilen mimarlık üretimi, tarihsel süreç içerisinde çevresel unsurlar ve kendinden önceki yapılarla biçimlenerek okunabilir bir sisteme dönüşür. Bir yapının kentsel, bedensel ve tarihi hikâyesini okumak için çeşitli teorik yaklaşıml
TR
Almina Ecenur Ergünay
ArTasarımın araştırma olup olmadığı sorusu, özellikle mimarlık alanında uzun süredir tartışılan ancak hâlâ net bir uzlaşıya kavuşmamış bir meseledir. Tasarım sürecinin doğası gereği araştırma içerdiği sıklıkla dile getirilse de, bu iki alanın birbirine eşitlenmesi önemli kavramsal sorunlar doğurmaktadır. Bouma’nın “Research as a Way of Knowing” ve Groat & Wang’ın “Does Design Equal Research?” başlıklı çalışmaları, bu tartışmayı yeniden düşünmek için güçlü bir zemin sunar. Araştırma: Bir Yöntem
TR
Büşra ÖZEN KILIÇ

Mekanın Üretimi (Production of Space), 1901-1991 yılları arasında yaşamış olan ve literatürde Neo-Marksist olarak bilinen Fransız düşünür, sosyolog Henri Lefebvre tarafından kent, mekan ve siyaset ilişkilerini radikal bir biçimde çözümlemek amacıyla geliştirilmiş temel bir kuramdır.【1】 Lefebvre’in mekanı fiziksel ve durağan bir boşluk olmaktan çıkarıp toplumsal bir üretim alanı olarak tanımlamasında, 1920-1930 yılları arasında Paris’te edindiği taksi şoförlüğü deneyimi ve 1966-1973 yılları arası
TR
Kadriye Beyza Kirenci

Kentsel palimpsest, bir kentin fiziksel, mekânsal ve kültürel dokusunun, tarihsel süreç boyunca farklı dönemlerin, toplumsal pratiklerin, ihtiyaçların ve ideolojilerin izlerini üst üste barındırmasını ifade eden sosyo-mekânsal ve mimari bir kavramdır.【1】 Terim, köken olarak Grekçe "yeniden" anlamına gelen palin ve "kazınmış" anlamına gelen psestos sözcüklerinin birleşmesiyle oluşan palimpsēstos kavramına dayanmaktadır.【2】Antik çağlarda yazılı parşömenlerin ve papirüslerin nadir ve pahalı olması
TR
Kadriye Beyza Kirenci