
On yedinci yüzyıl Avrupa’sı, düşünce tarihinde kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir. Orta Çağ boyunca baskın olan otoriteye dayalı bilgi anlayışı yerini, bireyin aklına ve sorgulama gücüne bırakmaya başlamıştır. Deneyim, akıl ve bireysel düşünme artık felsefenin merkezine yerleşir. Galileo ve Kepler’in doğa anlayışında yarattığı sarsıntılar, yalnızca bilimsel alanla sınırlı kalmaz; felsefi düşüncenin yönünü de belirler. Descartes'in Bir Tasviri (Yapay Zeka Yardımıyla Oluşturulmuştur) "
TRYaren Erva Keskin
MeMetodik şüphe (Lat. dubitatio methodica), bilginin sağlam temellere dayandırılabilmesi için her türlü düşünceyi sistematik olarak sorgulama ve geçici olarak reddetme yöntemidir. Bu yaklaşım, özellikle Kartezyen felsefenin kurucusu René Descartes’ın felsefesinde merkezi bir yer tutar. Metodik şüphe, tüm bilgilerin geçerliliğinin sınanması ve yalnızca kesin ve şüphe götürmez olanların temel bilgi olarak kabul edilmesi gerektiği öncülüne dayanır. Felsefî Arka Plan 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa'da b
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu