SüKökenEski Türkçe kökenli bir kelimedir. Sülün kelimesi, Eski Türkçedeki “süglin” (eti yenen kuş) sözcüğünden türemiştir.Kullanım AlanlarıZooloji / Ornitoloji (Kuş Bilimi): Doğal yaşamda gözlemlenen, özellikle uzun kuyruğu ve parlak tüyleriyle tanınan bir kuş türü olarak kullanılır.Edebiyat ve Şiirsel Anlatım: Zarafet, güzellik ve ince yapılı varlıkları betimlemek için mecaz anlamda yer bulur.Avcılık / Yaban Hayatı: Sülün, av kuşu olarak da bilinir ve bu bağlamda hem doğal hem yetiştirilen türler
TR
Ayşenur Bayraktar
LoKökenLokomotif kelimesi, Fransızca “hareket ettiren, treni çeken makina” anlamındaki locomotif sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Latince “yer değiştirmek, hareket etmek” anlamındaki loco moveri deyiminden türetilmiştir. Demiryolu ulaşımının yaygınlaşmasıyla birlikte teknik bir terim olarak dilimize yerleşmiştir.Kullanım AlanlarıDemiryolu Ulaşımı: Tren vagonlarını çeken ana güç kaynağını tanımlamak için kullanılır.Mühendislik ve Mekanik: Buhar, elektrik veya dizel gibi güç kaynaklarıyla
TR
Tuğba Aygün
ZaKökenZar kelimesinin kökeni kesin olarak belirlenememiştir; ancak bazı kaynaklarda Farsça +zār (زار) biçimindeki ve yalnızca birleşik yapılarda görülen “bitki yetişen yer, bostan” anlamındaki unsurla bağlantılı olabileceği öne sürülür. Yine de, Türkçedeki zar kelimesi anlam bakımından “ince tabaka, örtü” gibi kullanımlarıyla bu Farsça kökten doğrudan türetilmiş görünmemektedir. Bu nedenle, kelimenin yerli ya da çok eski bir ödünçleme olması da mümkündür. Günümüzde tıp, botanik ve genel dilde “in
TR
İbrahim Filiz

İhsan Oktay Anar’ın 2005 yılında İletişim Yayınları'ndan yayımlanan Amat adlı romanı, 17. yüzyılda Osmanlı donanmasına ait bir gemide geçen olaylar üzerinden bireyin günah, kader ve ceza kavramlarıyla ilişkisini, alegorik ve mistik bir anlatımla ele almaktadır.Kitabın KonusuAmat, Osmanlı İmparatorluğu döneminde geçer. Amat ismini taşıyan kalyon, korsanlara karşı sefere çıkmak üzere hazırlanır. Gemi mürettebatı, çeşitli suçlar işlemiş gönüllülerden oluşur. Geminin kaptanı, Diyavol Paşa adında kar
TROsman Zeki Dursun
MeKökenYunanca "metaphora" (μεταφορά) kelimesinden gelir. Meta (öte, değişim) ve phero (taşımak) kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur ve "bir anlamı başka bir bağlama taşımak" anlamına gelir.Kullanım AlanlarıEdebiyat: Şiir ve romanlarda soyut kavramları somutlaştırmak için kullanılır.Felsefe: Kavramsal düşünceyi açıklamak için metaforik ifadeler tercih edilir.Psikoloji: İnsan düşünce yapısını anlamak için metaforlar kullanılır.İletişim: Etkileyici ve güçlü bir anlatım sağlamak için metaforlar sık
TR
İsmail Aykurt

Ateşböceklerinin Mezarı (Orijinal adı: Hotaru no Haka), 1988 yılında Japonya’da yayımlanmış bir animasyon dram filmidir. Yönetmenliğini Isao Takahata'nın üstlendiği yapım, senaryosunu Akiyuki Nosaka'nın aynı adlı yarı otobiyografik romanından alır. Studio Ghibli ve Shinchosha tarafından ortaklaşa üretilen film, savaş temalı Japon animasyonları arasında öne çıkan eserlerden biridir. Film, savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisini, özellikle çocuklar üzerinden anlatan trajik ve gerçekçi bir an
TR
Hayrunnisa İnanç
SüKökenArapça srh kökünden gelen surah ''şeffaf, kristal, cam'' sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Arapça saraha ''saf ve berrak idi'' fiilinden türetilmiştir.Kullanım AlanlarıGünlük Dil: Su sürahisi, limonata sürahisi gibi günlük hayatta kullanılan bir kabı ifade etmede kullanılır.Sanat ve Edebiyat: Sürahi, özellikle şiir ve halk edebiyatında bereket, taşma, sabır, taşınan duygular gibi anlamlarda mecaz olarak kullanılabilir.
TR
İbrahim Filiz

Elma Beklesin, Aleyna Taran’ın ilk şiir kitabıdır. Dergâh Yayınları’nın Türk Edebiyatı serisinde Temmuz 2024’te yayımlanan eser, 56 sayfadan oluşur ve modern bireyin duygusal yoğunluklarını yalın imgelemle işler.KonuKitap, duygu kırılmalarını, yalnızlık anlarını ve umut arayışlarını metaforik dille betimler. Şiirlerde "tuz", "yara", "ağlama" imgeleriyle içsel sancılar anlatılırken, sözlerin gösterdiği duygularla okuyucuyu kısa ama etkili duygusal serüvenlere davet eder.TemalarDuygusal Kırılgan
TR
Muhammed Samed Acar

Boynuz Kulağı Geçmek"Boynuz kulağı geçer" deyimi, birinin öğrencisinin, çırağının veya çocuğunun, ustasından veya ebeveyninden daha başarılı, yetenekli veya bilgili duruma gelmesini anlatmak için kullanılır. Haydi, bu deyimin nereden geldiğine ve nasıl kullanıldığına bir bakalım.Nerden Gelir?Bu deyimin kökeni, Anadolu'da sıkça görülen çobanlık ve hayvan yetiştiriciliği geleneğine dayanır. Hayvanların büyüme ve gelişme süreçleri gözlemlenirken, genç hayvanın boynuzlarının, anne veya babasının kul
TR
Nida Üstün

Bir gün “Psikolojiye Giriş” dersinde hocamız bizden beynin bölümlerini araştırmamızı ve bir metaforla anlatmamızı istedi. Sınıfta arkadaşlarım birbirinden ilginç fikirlerle geldi: kimi beyni bir bilgisayara benzetti, kimi bir şehir planına... Ben ise ödevi düşünürken kendimi Hatay Dürüm'ün hayalini kurarken buldum. Okulumuzun çevresinde sıkça ziyaret ettiğimiz bu yer, zihnimde bir çağrışım yarattı:"Beyin, bir yolculuğa çıksaydı ve Hatay’a gitseydi bu nasıl bir yol olurdu?"Hatay aynı zamanda UNES
TRÖzlem Derin