
Jacques Derrida’nın tarih anlayışı, geçmişin doğrudan temsili değil, dil, söylem ve ideoloji yoluyla sürekli ertelenen ve yeniden inşa edilen bir anlamlandırma süreci olarak görülmesidir. Jacques Derrida, modern düşüncenin sınırlarını sorgulayan ve geleneksel disiplinlerin epistemolojik temellerini eleştiren bir filozof olarak tarihyazımı alanında da farklı bir bakış açısı geliştirmiştir. Derrida’nın yapıbozum teorisi, yalnızca dil ve metinlere değil, aynı zamanda tarihsel bilgiye ve tarihyazımı
TR
Mehmet Salih Çoban

Postmodern tarih, geçmişin sabit ve nesnel bir gerçeklik olarak ele alınamayacağını, aksine tarihyazımının dil, söylem, güç ilişkileri ve tarihçinin öznel yorumlarıyla inşa edilen bir süreç olduğunu savunan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, büyük anlatılara (meta-anlatılar) kuşkuyla yaklaşır ve tarihin yalnızca belirli bir bağlamda üretilen ve sürekli revizyona açık bir yorumlama faaliyeti olduğunu öne sürer. Postmodern tarih, hakikatin birden fazla yorumu olabileceğini ve hiçbir anlatının kesin ya
TR
Mehmet Salih Çoban