
Mevlânâ’s world views symbols as doorways to truth. In this article, we will explore his symbolic language in simple terms, particularly through the ney and his understanding of human nature. What Is a Symbol and Why Is It So Important? A symbol is when one thing represents another. We do this even in daily life. For example, a heart shape conveys “love,” and the color white evokes a feeling of “purity.” Symbols have long existed in Islamic thought. For instance, the ritual of stoning the devil
EN
Amine Sevde Özcan

Mevlâna Haftası, Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin (1207-1273) vefat yıl dönümünün anıldığı resmî anma dönemidir. Mevlâna, ölüm gününü “Hakk’a vuslat” ve “düğün gecesi” anlamında Şeb-i Arûs olarak nitelendirdiği için bu etkinlikler aynı zamanda “Şeb-i Arûs Törenleri”, “Hazreti Mevlâna’yı Anma Törenleri” ve “Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri” adlarıyla da bilinir. Vefat Tarihi ve Takvim Mevlâna 5 Cemâziyelâhir 672 (17 Aralık 1273) tarihinde vefat etmiştir. Uzun yıllar Türkiye’de 10-17 Ara
TR
Elif Laçin

Eskiden on yıl bekleyemezdim; fakat şimdi haberlerde, köşe yazılarında “yüz yıllık kalkınma planları” gibi başlıklarla karşılaşıyorum. On yılın aslında ne kadar kısa bir zaman dilimi olduğunu fark etmem biraz zaman aldı. Zaman öylesine hızlandı ki, yılların nasıl geçtiğini fark edemeyecek noktaya geldim. Örneğin, hayatımızın üç yılı COVID salgınıyla geçti; ama o dönem sanki dün yaşanmış kısa bir olay gibi hafızamda yer ediyor. Peki, zaman algımızın gitgide kısalmasının bir sebebi var mı? Bilim i
TRElyesa Köseoğlu

Harnâme, 15. yüzyılda yaşamış olan Şeyhî tarafından kaleme alınmış, Türk edebiyatının ilk fabl örneği kabul edilen ve 126 beyitten oluşan kısa bir mesnevidir. Alegorik ve hiciv türünde yazılmış olan bu eser, şairin kişisel bir mağduriyetini ifade ederken aynı zamanda dönemin sosyal adaletsizliklerine dikkat çekmektedir. Eseri Türkiye Türkçesi ile yayıma Mehmet Özdemir hazırlamıştır. Eser Kapı Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Harnâme, toplumsal eleştiri amacı güden alegorik bir mesnevidir. Es
TR
Yahya B. Keskin
Edirne’de doğdu. Asıl adı Ali olan şairin hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Tahsilini Edirne’de yaptıktan sonra 40 akçe ile müderris olmuş, azledilmesinin ardından kadılığa geçmiştir. Divanındaki “Selânik Seyahatnâmesi”nden anlaşıldığına göre bir ara kadılıkla Selânik’te bulunduktan başka uzun müddet yine kadılıklarla Rumeli’de dolaşmıştır. Selânik’te şair Tâlib ile tanışan Güftî, şair Vâhid ve Neşâtî ile de dostluk kurmuştur. İlmiye ricâli içinde haklarında en fazla kaside yazdığı kişiler o
TRİslam Ansiklopedisi

Hamse Teriminin Kökeni ve Anlamı Hamse kelimesi, Arapça "hams" (beş) kelimesinin dişil hali olan "hamse" kelimesinden türemiştir. Osmanlı döneminde de yaygın olarak kullanılan bu terim, beş mesneviden oluşan edebî eserleri tanımlamak için kullanılmıştır. İlk kez, Nizâmî-i Gencevî'nin Maḫzenü'l-esrâr, Ḫüsrev ü Şîrîn, Leylâ vü Mecnûn, Heft Peyker ve İskendernâme adlı beş mesnevisine hamse denilmiştir. Fars Edebiyatında Hamse Fars edebiyatında Nizâmî'nin başlattığı hamse geleneği, Emîr Hüsrev-i Dih
TREmirhan Demirci
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Atâî ve Kâtib Çelebi gibi müelliflerin kaydettiği 980 (1572) yılı genel kabul görmüştür (Zeyl-i Şekāik, s. 703; Fezleke, II, 99). Aynı mahlası taşıyan Bağdatlı Nâdirî’den ayırt edilmesi için Ganîzâde Nâdirî olarak anılır. Aslen Bolulu olan Ganîzâde’nin büyük dedesi Bayezid Efendi Bolevî Çelebi unvanı ile tanınmış bir kadı, babası Abdülganî Efendi ise kazaskerliğe kadar yükselmiş bir âlim ve şairdir. Ganîzâde ilmiye muhitinde yetiştiği gibi tasavvu
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. Gürgânî nisbesiyle tanınmakla birlikte Gürgân’ın onun doğum yeri mi, yoksa ikamet ettiği şehir mi olduğu belli değildir. Elde bulunan tek eseri Vîs ü Râmîn’den, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey ile birlikte Nîşâbur’dan hareketle İsfahan kuşatmasına (442/1050) ve fethine (443/1051) katıldığı, bir süre orada kaldığı, Tuğrul Bey tarafından İsfahan’ın yöneticiliğine getirilen Ebü’l-Feth Muzaffer’in himayesini gördüğü, bu zatın kendisine, Pehlevî dilindeki Vîs ü R
TRİslam Ansiklopedisi
Şerefeddin Pânîpetî veya Şah Bû Ali Kalender diye de tanınır. Irak’tan gelip Pânîpet’e yerleşen bir aileye mensuptur. Babası Fahreddin, adının başındaki “sâlâr” (kumandan) unvanına bakılırsa burada askerlikle ilgili bir görevde bulunmuş olmalıdır. Ebû Ali Kalender’in hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Onunla ilgili bilgi veren en eski kaynak olan Şemseddîn-i Sirâc Afîf’in Târîḫ-i Fîrûz Şâhî (telifi 800/1397) adlı eserinde, Delhi sultanlarından I. Gıyâseddin Tuğluk Şah’ın (1320-1325) henüz hük
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Babasının adının Ahmed olduğunu bizzat kendisi kaydeder (Süheyl ü Nevbahâr, s. 9). Süheyl ü Nevbahâr adlı eserini 1350 yılında kaleme aldığı sırada artık çağının geçmiş ve kocamış bulunduğunu söylemesi bu tarihte ileri bir yaşta olduğunu gösterir (a.e., s. 575-576). Öte yandan Şeyhoğlu Mustafa’nın 1400’de tamamladığı Kenzü’l-küberâ’sında onu rahmetle anmasına dayanarak XIV. yüzyılın ikinci yarısında öldüğü söylenebilir. Âşık Çelebi Meşâirü’ş-şuarâ’da I. Mura
TRİslam Ansiklopedisi