
Bilim tarihi yazımında Avrupa merkezli anlatılar, uzun bir tarihsel dönem boyunca bilimsel gelişmeyi Antik Yunan’dan Avrupa Rönesansı’na uzanan doğrusal ve ilerlemeci bir çizgi içinde değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, bilimsel bilginin üretimini belirli coğrafi ve kültürel merkezlere münhasır kılarak, İslâm bilim geleneğini çoğu durumda sadece antik bilginin aktarımını sağlayan ara bir evre olarak konumlandırmıştır.George Saliba, İslam Bilim Geleneği Avrupa’yı Nasıl Aydınlattı?, çev. M. Murtaza Öz
TR
Emrullah Köker
İran’ın kuzeybatısındaki Urmiye gölünün yakınında ve Sehend dağının güney eteklerinden geçen Sâfî akarsuyunun kenarında kurulmuştur. Yâkūt el-Hamevî’nin eski adını Efrâzerûd (askerlerin toplandığı yer) olarak verdiği Merâga (Muʿcemü’l-büldân, IV, 476), IV. (X.) yüzyılda kaleme alınan coğrafya kitaplarında çevresinde her türlü ziraatın yapıldığı, bağlık bostanlık, zengin, büyük ve güzel bir şehir olarak tanıtılır. İslâm öncesi dönemde Azerbaycan’ın askerî ve idarî merkezi olan Merâga bu özelliğin
TRİslam Ansiklopedisi