
Mimari tasarımın temel öğelerinden biri olan ışık, mekânın algılanmasını, anlamlandırılmasını ve deneyimlenmesini doğrudan etkileyen bir bileşendir. Işık, mimari mekânın sınırlarını tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda mekânın kimliğini oluşturan estetik, işlevsel ve psikolojik katmanları da biçimlendirir. Mekân kavramının mimarlık kuramlarındaki merkezî konumu, ışığın bu bağlamdaki rolünü daha da önemli kılmaktadır. S. Gidion, B. Zevi ve Schulz gibi kuramcılar, ışığı mimari mekânın çok boyutlu yap
TR
Esra Özkafa

Hayao Miyazaki, evrensel temaları derinlikli görsel anlatımla birleştiren, çağdaş Japon animasyon sinemasının kurucu yönetmenlerinden biridir. Miyazaki, çağdaş Japon animasyon sinemasının kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yönetmenlik kimliğinin yanı sıra anlatı yapıcılığı, görsel tasarım becerisi ve düşünsel üretimiyle sinema alanında çok yönlü bir profil sergilemektedir. Yapıtlarında doğa-insan ilişkisi, sanayileşme, savaşın sonuçları ve kadın temsilleri gibi temalar sistemat
TR
Ahmet Dağ
GeKöken Eski Türkçe kérü (geri, arka, batı) sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük de Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan key-gerü biçiminden türetilmiştir. Kullanım Alanları 1. Zaman: Geçmişi ve eski zamanları ifade etmek. 2. Mekan: Bir şeyin ya da bir yerin arka kısmını belirtmek. 3. Zihinsel/Gelişimsel: Kişilerin ya da toplumların gelişim seviyelerinin düşük olduğu durumları tanımlamak. 4. Hareket: Bir yere doğru geri hareket etmek, geri gitmek anlamında kullanılır.
TR
Bilal Utku Karakoç

Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) bünyesinde hayata geçirilen "Alan", yerli tasarımın düşünsel zeminini oluşturmayı ve tasarım kavramını estetik bir üretimin ötesine taşıyarak entelektüel bir zeminde ele almayı amaçlayan bir ekosistemdir. TEKNOFEST İstanbul’da "Alan KÜME’nin ekosistemidir" mottosuyla tanıtılan marka, tasarım olgusunu toplumsal ve kültürel bir varoluş meselesi olarak tanımlamaktadır. Alan markasının ikinci büyük organizasyonu olan "Tasarım İşi" buluşması, 27 Aralık tarihinde Haliç Ün
TR
KÜME Vakfı
KıKöken Kıraathane kelimesi, Arapça ve Farsça kökenli iki kelimenin Türkçede bir araya gelmesiyle oluşmuş birleşik bir sözcüktür. Kelimenin ilk unsuru olan kıraat, Arapçada "okuma, yüksek sesle okuma" anlamına gelen ḳirā’et sözcüğüdür. İkinci unsuru olan hane ise Farsçada "ev, bina, yer" anlamına gelen ḫāne kelimesidir. Bu iki yapının birleşmesiyle meydana gelen kelime, sözlük anlamı itibarıyla "okuma evi, okuma yeri" demektir. Kelimenin Türk dilindeki ilk yazılı kullanımları, Tanzimat dönemine, ö
TR
Ayberk Purutçuoğlu
BoKöken Boşluk kelimesi, Türkçe "boş" sözcüğüne -luk isim yapım ekinin getirilmesiyle türetilmiştir. Kök durumundaki "boş" sözcüğü ise Eski Türkçede "serbest, salık, kayıtsız" anlamlarına gelen boş sözcüğünden, bu sözcük de Proto-Türkçe tanıksız veya yeniden kurulmuş olan bol sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Günlük dil: Açıklık, oyuk, ara ve doldurulmamış yerlerin yanı sıra serbest zaman veya boş vakti ifade etmek için kullanılır. Mekân ve çevre: Açık alanları, yerleşim dışındaki açıklık
TR
Gökhan Güller

İç mimarlık, yalnızca yapıların iç mekânlarının estetik düzenlemesiyle ilgilenen bir uygulama alanı değildir; aynı zamanda kullanıcı alışkanlıkları ve kültürel bağlamla ilişkilendirilerek değerlendirilen bir tasarım alanıdır. Bu kapsamda iç mimarlık, mekânın fiziksel sınırları içinde olduğu kadar kullanıcıların gündelik yaşam pratikleri ve toplumsal yapıların mekâna yansıyan düzenleri ile de ilgilenir. Yapıların iç mekânlarının düzenlenmesi, antik dönemlerden itibaren farklı kültürlerde hem işle
TR
Esra Özkafa

Mimaride ölçek, bir yapının ya da mimari öğenin gerçek boyutlarıyla belirli bir referans boyutu arasındaki oransal ilişkiyi ifade eder. Teknik olarak bu oran, çizim ve maketlerde 1:100, 1:50, 1:20 gibi oranlarla gösterilir; bu sayede yapının gerçek boyutu küçültülerek temsil edilir. Ancak ölçek, yalnızca temsili bir araç değil, aynı zamanda mekânın insan bedeniyle, çevresiyle ve diğer yapılarla kurduğu ilişkiyi biçimlendiren algısal ve kavramsal bir tasarım bileşenidir. Mimari tasarımda ölçek, h
TR
Esra Özkafa

Mimarlıkta mekân, insan etkinliklerinin gerçekleştiği, fiziksel ve zihinsel olarak algılanan, deneyimlenen ve anlam yüklenen hacimsel bütünlüktür. Mekân, yalnızca boşlukla sınırlı bir kavram olmayıp; onu sınırlayan yüzeylerin düzenlenmesi, malzeme, ışık, ölçek ve kullanıcıyla kurduğu ilişki bağlamında biçimlenen çok katmanlı bir olgudur. Köken ve Kuramsal Arka Plan Mekân sözcüğü Arapça kökenli olup “var olma” anlamına gelen “kevn” sözcüğünden türetilmiştir ve tarih boyunca yalnızca fiziksel bir
TR
Esra Özkafa
MeKöken Mekān" (مكان) sözcüğü, Arapçadaki kwn kökünden türemiştir ve “bulunulan yer” ya da “konum” anlamına gelir. Bu kelime, "var olmak" anlamındaki kāna (كان) fiilinden türetilmiş olup, zaman ve mekâna işaret eden ism-i zaman ve mekân kalıbındadır. Yani, bir şeyin bulunduğu ya da gerçekleştiği yer anlamını taşır ve “var olma yeri” gibi bir anlam içerir. Kullanım Alanları 1. Coğrafi anlamda: Bir olayın ya da nesnenin fiziksel olarak bulunduğu yer veya alanı ifade eder. 2. Felsefi anlamda: Varlığı
TR
Zeynep Şule Bingöl