MeKöken Mebus kelimesi, Türkçeye Arapça bˁs̠ kökünden gelen mabˁūs̠ (meb'us) sözcüğünden gelmektedir. "Gönderilmiş kişi, delege, elçi" anlamına gelen bu sözcük, Arapça baˁas̠a fiilinin sıfat halidir. Bu sözcük ise hem "gönderdi, delege etti" hem de "diriltti" anlamlarına gelir. Kullanım Alanları Siyasi Tarih: Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında milletvekilleri için resmi olarak kullanılmıştır (Örn: Meclis-i Mebusan). Günümüzde yerini büyük ölçüde "milletvekili" sözcüğüne bırakmı
TR
Tuğba Aygün
1910’da geçirdiği bir yangın sonucu tamamen harap olarak günümüze sadece iskelet halindeki dış duvarları kalan ve Çırağan Sahilsarayı’nın esas binasını teşkil eden Hünkâr Dairesi’nin bulunduğu alanın son yüzyıllarda hayli önem kazanmış bir mevki olduğu bilinmektedir. Burada XVII. yüzyılda Kazancıoğlu Bahçesi adıyla tanınan bir bahçe bulunuyordu. Evliya Çelebi, sonradan IV. Murad’ın (1623-1640) kızı Kaya Sultan’a hediye ettiği bu bahçede sultan tarafından bir yalı köşkü yaptırıldığını ifade etmek
TRİslam Ansiklopedisi
Olağan üstü zamanlarda (özellikle savaş, sıkıyönetim, ihtilâl, büyük felâket vb.) kanunlara aykırı hareket ederek mevcut siyasî, askerî ve içtimaî düzeni değiştirme çabasında olan veya içinde yaşadığı topluma kanun dışı eylemlerle zarar verenleri yargılamak üzere kurulan yüksek mahkemedir. 1837 tarihli ceza kanunnâmesinde Dîvân-ı Harb-i Dâimî, Dîvân-ı Harb-i Mahsûs ve Dîvân-ı Harb-i Tecessüs adıyla üç mahkemeden bahsedilir. 1869 tarihli Askerî Ceza Kanunu’nun uygulamaya konulmasından sonra mahke
TRİslam Ansiklopedisi