PiKökenPiyon kelimesi, Türkçeye Fransızca pion sözcüğünden geçmiştir. Fransızcadaki bu kelime, “satrançta en küçük taş” anlamının yanı sıra, mecaz olarak da “başkalarının çıkarı için kullanılan kişi” anlamını taşır. Kökeni Geç Latince pedōn (“yaya, yürüyen asker”) sözcüğüne, oradan da Latince pēs, ped- (“ayak”) kelimesine dayanır. Bu köken, piyona satrançta en temel ve en çok ilerleyen taş olma özelliğini kazandıran “yürüyen, ilerleyen” anlamıyla ilişkilidir.Kullanım AlanlarıSatranç Oyunu: “Piyon”
TR
Ayşenur Bayraktar
KaKökenArapça kökenli kalbur kelimesi, ġirbāl (غربال) sözcüğünden günümüz Türkçesine geçmiştir. Bu sözcük, Latince yine elek anlamına gelen cribrum kelimesinden alıntıdır. Türkçeye, ses değişimleriyle ġilbār → kılbar → kalbur şeklinde evrilerek geçmiştir.Kullanım AlanlarıGeleneksel Tarım Araçları: Özellikle tahıl üretimi yapan bölgelerde kullanılan bir tarım gerecidir.Mecazi Anlatım: Delik deşik olmuş nesneleri tanımlamak için benzetme amacıyla kullanılır.
TR
Tuğba Aygün
OdKökenOdak kelimesi, Türkçede “ateş” anlamındaki od sözcüğünden türetilmiştir. Bu köke, yer ve yoğunluk bildiren +Ak eki eklenerek oluşturulmuştur. Başlangıçta “ateşin toplandığı yer” gibi fiziksel bir anlam taşırken, zamanla ışığın ya da ısının yoğunlaştığı nokta anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise hem fiziksel anlamda hem de mecaz olarak “ilginin ya da etkinliğin toplandığı merkez” anlamında yaygın şekilde kullanılır.Kullanım AlanlarıFizik (Optik): “Odak”, fizik ve optik alanında
TR
Tuğba Aygün
KöKökenFarsça ve Orta Farsça kūr veya kōr (کور) “gözü görmeyen” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Soğdca aynı anlama gelen kōr sözcüğü ile eş kökenlidir.Kullanım AlanlarıTıp: Görme engelli bireyler için kullanılır.Günlük Konuşma: Loş ışık, keskin olmayan aletler ve çıkmaz yollar için mecazi anlamda kullanılır.Edebiyat ve Felsefe: Duyarsızlık, basiretsizlik veya cehalet anlamlarında mecazi olarak geçer.Şehircilik: Çıkmaz sokak, kör pencere gibi yapılar için kullanılır.Atasözleri ve Deyimler: "Elinin
TR
Bilal Utku Karakoç
ZoKökenİngilizce zombie sözcüğü, Batı Afrika dillerinden alınmıştır. Bu terim, Fransızca ve İngilizce aracılığıyla, vudu inancında yaşayan ölüler anlamında kullanılan Haiti Kriyolü zonbi sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kökeni, Angola bölgesinde konuşulan Kimbundu dilindeki nzumbe kelimesine dayanır.Kullanım AlanlarıHortlak anlamında: Sinema, televizyon ve edebiyat gibi alanlarda, özellikle korku ve gerilim türlerinde “ölmesine rağmen dirilmiş, bilinçsizce hareket eden varlık” anlamında kullanılır.
TRAyşe İkbal Özsakın
AnKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. Kökeni Eski Türkçede “(eşek, aslan) haykırmak” anlamında kullanılan aŋra- veya aŋıla- fiiline dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıZooloji/Hayvan Sesleri: Özellikle eşeklerin çıkardığı yüksek ve kendine özgü sesleri tanımlamak için kullanılır.Mecazi Anlam: Kaba, uygunsuz veya rahatsız edici derecede yüksek sesli insan bağırmalarını veya gürültüleri eleştirel bir dille ifade etmek için kullanılır.Edebi Anlatım: Bir durumun yarattığı rahatsızlığı, kaos ortamını veya is
TR
Ayşenur Bayraktar
MaKöken“Mankurt” sözcüğü, Türkçeye Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un 1980 tarihli Gün Olur Asra Bedel (Kırg. Kılım Karıtar Bir Kün) adlı romanı aracılığıyla geçmiştir. Bu romanda, “mankurt” kelimesi, düşman güçlerce zihni silinmiş ve kendi halkına yabancılaştırılmış bir kişi anlamında kullanılmıştır. Sözcüğün kökeni Moğolca manggur (“ahmak”) kelimesine dayanmaktadır. Aytmatov’un eserinden sonra kelime Türkçede mecazi anlam kazanarak dilde yerleşmiştir.Kullanım AlanlarıEdebî ve alegorik metinlerde: Ö
TRAyşe İkbal Özsakın