Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin, Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin hem hocası hem ders arkadaşı olduğu yolundaki kayıtları dikkate alınırsa Semerkant’ta III. (IX.) yüzyılın ilk yarısında doğduğu söylenebilir. Tabakat kitapları Sa‘d b. Ubâde’nin soyundan geldiği hususunda görüş birliği içindedir. Nesefî’nin verdiği soy zincirine göre İyâzî onuncu göbekte Sa‘d b. Ubâde’ye ulaşmaktadır. Kaynaklar, İyâzî’nin Mâtürîdî ile birlikte Ebû Bekir el-Cûzcânî’den ders aldığını kaydeder; İyâzî, ancak o devrin diğer âlimler
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatına dair kendisinin verdiği dışında fazla bilgi yoktur. 436’da (1044-45) Ebû Nasr Muhammed b. Ahmed b. Muhammed b. Şebîb el-Kâğıdî’den icâzetle tefsir dersi almış ve tefsirini 487’de (1094) tamamlamıştır (Tefsîrü’l-Ḳurʾâni’l-ʿaẓîm, Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 26, vr. 648a). Ayrıca tefsir okuduğu hocaları arasında Ebû Ca‘fer Ahmed b. Muhammed b. Talha en-Nâşibânî ve Ebû Ca‘fer Muhammed b. Mekkî b. Hüseyin el-Hayyûnî’nin isimlerini zikreder. Bazı tefsir kaynaklarını ise amcası Kādı
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “iyileştirmek amacıyla menetmek, düzeltmek, hükmetmek” anlamına gelen hükm masdarından sıfat olup “hüküm ve hikmet sahibi” demektir. Sözlük açısından hikmete verilebilecek çeşitli mânalara paralel olarak hakîmin anlamı da zenginleşmektedir (bk. HİKMET). Kelimenin kökünde bulunan temel mânadan hareketle hakîmi “kendisini gerçek dışı bilgilerden ve nefsânî arzulardan alıkoyan, düşünce istikametine ve davranış selâmetine sahip bulunan kimse” diye tanımlamak mümkündür (Ebü’l-Bekā, s. 380; İ
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Semerkant’ın yakın köylerinden Rüstüfağn’a nisbetle Rüstüfağnî diye zikredilmesine rağmen bazıları onu Rüstüğfenî diye kaydetmiştir. Kaynaklarda Rüstüfağn’a nisbet edilmesine ve başka bir yere gittiğine dair bir kayda rastlanmamasına bakılırsa orada doğup yetiştiğini söylemek mümkündür. İlk öğrenimini Rüstüfağn’da gördüğü, ardından büyük bir ihtimalle tahsil hayatına Semerkant’ta devam ettiği de düşünülebilir. Kaynakların büyük bir kısmı 345 (956) yılında vefa
TRİslam Ansiklopedisi
“Yaratmak” anlamındaki halk masdarından sıfat olup “yaratan” demektir. Arap dili uzmanları, halk kelimesinin temel mânasının “takdir” olduğunu kabul ederler. Mütercim Âsım Efendi’nin takdire verdiği Türkçe karşılık ise “oranlamak ve ölçümlemek”tir (Kāmus Tercümesi, III, 835). Halkın, “bir işi ölçülü ve âhenkli biçimde yapmak” mânasından hareket ederek hâlikı “planlı ve amaçlı (bir anlamda şuurlu) bir şekilde yaratan” diye tanımlamak mümkündür. Gerçek anlamıyla yalnız Allah için kullanılabilen hâ
TRİslam Ansiklopedisi