`marifetullah` ile İlgili Madde Sonuçları

Öğrenmeye Farklı Bir Bakış

Öğrenmeye Farklı Bir Bakış

(614 sözcük)
24 Mayıs 2026

Günümüz dünyasında tuhaf, sonu gelmez ve insanı içten içe tüketen bir yarışın, hiç durmadan öğrenmenin telaşı içindeyiz. Sanki bir an dursak, bir kitabı yarım bıraksak ya da yeni çıkan o popüler eğitime katılmasak çağın gerisinde kalıp silinip gidecekmişiz gibi hissediyoruz. İçimizde sosyal medyanın da çok emeği olan ustalıkla büyütülen o geri kalmışlık korkusu, bizi fıtratımıza hiç uygun olmayan, hayatımızda zerre kadar fayda sağlamayacak lüzumsuz bilgilerin peşinde nafile yere koşturuyor. Çoğu

TR
Gözde Cabadak

Gözde Cabadak

Fusûsü’l-Hikem: Hikmetlerin Özü

Fusûsü’l-Hikem: Hikmetlerin Özü

(432 sözcük)
10 Temmuz 2025

"Fusûsü’l-hikem", 13. yüzyıl İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından kaleme alınmış olup, tasavvuf felsefesinin temel metinleri arasında yer alır. Eser, her biri bir peygamber ismiyle anılan 27 bölümden oluşmakta ve her bölümde ilgili peygamberin temsil ettiği "hikmet" türü işlenmektedir. Bu hikmetler aracılığıyla İbnü'l-Arabî, varlık, ilim, nübüvvet ve vahiy gibi temel metafizik ve epistemolojik meseleleri ele alır. İşlenen Temalar Varlığın Birliği (Vahdet-i Vücûd): Eserin temel felsef

TR
Elyesa Köseoğlu

Elyesa Köseoğlu

ÜNS

ÜNS

(1273 sözcük)
20 Kasım 2024

Sözlükte “alışkanlık, yakınlık, samimi olma, nazlanma” gibi anlamlara gelen üns (ünsiyyet) kelimesi, tasavvuf literatüründe çoğunlukla Allah’ın cemâl tecellilerine mazhar olan sûfînin kalbinde bu ilâhî tecellileri müşahede etmesi ve Hak ile huzurda bulunma halini ifade etmek üzere kullanılır. Ünsiyet kazanmaya, yakınlık kurmaya istînâs denir. Hakk’ın celâl tecellileri karşısında kulun varlığının silinmesi heybet terimiyle ifade edilir ki üns halinin zıddıdır. Ünsü şevk ile itminan halleri arasın

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

ŞÂZELİYYE

ŞÂZELİYYE

(1883 sözcük)
20 Kasım 2024

Mürşidi Abdüsselâm b. Meşîş’in emriyle 1224-1226 yıllarında İfrîkıye’ye gidip Şâzile beldesindeki Zağvân dağında bir mağarada inzivaya çekilen Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî’nin otuz dört-otuz beş yaşlarında iken o dönemde İfrîkıye bölgesinin başşehri olan Tunus’a geçip irşad faaliyetine başlamasıyla tarikatın temelleri atılmıştır. Şâzelî’nin 642’de (1244) Tunus’tan İskenderiye’ye gelmesiyle birlikte tarikat çok daha geniş kesimlere ulaşma imkânı bulmuştur. Onun makamına geçen Ebü’l-Abbas el-Mürsî, Mürsî

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

İHLÂS SÛRESİ

İHLÂS SÛRESİ

(1336 sözcük)
20 Kasım 2024

Çok sayıdaki adları arasında, İslâm dininin temel ilkesi olan tevhid inancının veciz bir ifadesi olduğu için verildiği anlaşılan İhlâs ve aynı zamanda sûrenin ilk âyeti olan “Kul hüvallāhü ahad” en çok kullanılanlarıdır. Sûre özellikle Türk sözlü kültüründe “Kul hüvallah”, bunun da kısaltılmışı olan “Kul hü” şeklinde, ayrıca “İhlâs-ı şerif” diye de anılır. Sûreye, Allah’ın birliği inancını öz olarak ifade ettiği için “tevhid”, aynı inancın İslâm’da temel akîdeyi oluşturması sebebiyle “esâs”, sûr

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

Allah’ı Tanımak: Kâinat Kitabı Üzerinden MarifetullahAl

Allah’ı Tanımak: Kâinat Kitabı Üzerinden Marifetullah

(451 sözcük)
7 Ağustos 2025

İnsanın en temel varlık amacı, kendisini yoktan var eden Rabbi’ni tanımaktır. Bu tanıma süreci yalnızca bilgi edinmekten ibaret değil; akıl, kalp ve vicdanın birlikte yol aldığı bir marifet yolculuğudur. Bu yolculukta insana en büyük ipuçlarını sunan varlık, içinde yaşadığı kâinatın kendisidir. Çünkü kâinat, anlam ve maksatla örülmüş, her bir varlığı ilahî isim ve sıfatlara ayna olacak şekilde dizayn edilmiş büyük bir kitap gibidir. Kâinat Kitabının Yazılış Amacı Her kemal ve cemal sahibi, sahip

TR
Şuayip Hamza Adiloğlu

Şuayip Hamza Adiloğlu

ŞİFÂÜ’s-SÂİL

ŞİFÂÜ’s-SÂİL

(893 sözcük)
20 Kasım 2024

XIV. yüzyılın ikinci yarısında, bir şeyhe bağlanmadan kitaplarla yetinerek tasavvuf hayatı yaşamanın mümkün olup olmadığı konusunda Endülüs âlimleri arasında bir tartışma çıkmış (Şifâʾü’s-sâʾil, s. 3-5), bunun üzerine İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî, Mağrib’in tanınmış âlimlerine birer mektup göndererek bu konudaki düşüncelerini sormuştu (bu soruya İbn Abbâd er-Rundî ile Ebü’l-Abbas el-Kabbâb’ın verdikleri cevaplar için bk. Şifâʾü’s-sâʾil, tekmile kısmı, s. 111-134). Söz konusu mesele kendisine sorulm

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

KALB

KALB

(2046 sözcük)
20 Kasım 2024

Sözlükte “bir şeyin içini dışına çıkarmak, altını üstüne getirmek, ters çevirmek, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek ve değiştirmek” gibi anlamlara gelen kalb kelimesi (Cevherî, I, 204; Lisânü’l-ʿArab, “ḳlb” md.) vücutta kan dolaşımını sağlayan organın adıdır. Kalb, dinî ve tasavvufî bağlamda bilgi ve düşüncenin kaynağı veya aracıdır. Bir et parçasından ibaret olan kalble bir ilişkisi olmakla birlikte ondan ayrı olan bu anlamdaki kalbe “rabbânî latife” ve “ilâhî cevher” de denir. Kur’an’da ve h

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

TECRÎD

TECRÎD

(1086 sözcük)
20 Kasım 2024

Sözlükte “soymak, soyutlamak, ayrı tutmak, temizlemek” anlamındaki tecrîd kelimesi tasavvufta “kalbin veya Hakk’ın mâsivâdan soyutlanması” mânasında kullanılır. İlk dönemlerde terime genelde “sâlikin, kalbini Hakk’ın dışındaki her şeyden arındırması, kalbin tecrîdi” anlamı verilmiştir. Muhakkik dönemi sûfîlerinde tecrîd tevhidin ileri bir mertebesi şeklinde ele alınmış, “Hakk’ın bütün fiil ve sıfatlarından, oluş âlemindeki tecelli ve hükümlerinden soyutlanıp zâtî tevhidle tevhid ve müşahede edil

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi

SEMÂ

SEMÂ

(1906 sözcük)
20 Kasım 2024

Sözlükte “işitmek, duymak, dinlemek; işitilen söz, güzel ses, iyi şöhret” anlamlarındaki semâ‘ kelimesi genellikle “şarkı, nağme, mûsiki, raks” mânalarını çağrıştıracak biçimde kullanılmaktadır. İlk sûfî müelliflerin eserlerinde semâ “sûfînin kendisine gelen vâridi işitmesi ve işittiğini kalbe aktarması” anlamına gelmektedir. Hücvîrî şeriatı ve dini vâcip kılan şeyin sem‘ (işitme, vahiy, nakil) olduğunu, şer‘î hükümlerin kabulünün işitmeye dayandığını, dinî mükellefiyetler sahasında kulağın gözd

TR
İslam Ansiklopedisi

İslam Ansiklopedisi