
Anadolu’nun kalbinde, M.Ö. 2. binyılda yükselen Hitit İmparatorluğu yalnızca siyasi ve askeri gücüyle değil, kültürel çeşitliliğiyle de dikkat çekmiştir. Başkent Hattuşa’dan çıkan on binlerce tablet, bu uygarlığın çok dilli bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyar. Farklı etnik toplulukların bir arada yaşadığı bu imparatorlukta, birden fazla dil günlük yaşamda, dini ritüellerde ve diplomatik yazışmalarda kullanılmıştır.Hititçe: Resmi DilHititlerin kendi dilleri olan Hititçe (ya da “Nesili”), impar
TR
Meryem Şentürk Çoban

Tarhunza (Hititçe ve Luvice Tarḫunt-, Tarhuntas), Geç Tunç Çağı ve Demir Çağı’nda Anadolu’nun en önemli fırtına tanrısıdır. Hatti, Hitit ve Luviler arasında devletin koruyucu ilahı, göklerin ve fırtınaların hâkimi olarak görülmüştür. Adı “güçlü vurmak, yenmek, fethetmek” anlamındaki tarḫu- fiilinden türemiş olup “yenilmez, galip gelen” anlamını taşır.Köken ve Tarihsel GelişimTarhunza’nın kökeni Proto-Hint-Avrupa fırtına tanrısı Perkwunos’a kadar izlenmektedir. Anadolu’ya gelen Hint-Avrupa toplul
TR
Meryem Şentürk Çoban

Luwian (English: Luwian) is an Indo-European language spoken in Anatolia during the 2nd millennium BCE under the Hittite Empire and thereafter. It is closely related to Hittite and belongs to the group known as the “Anatolian languages.” It was used alongside local languages such as Hittite and Palaic, while Akkadian, originating in Mesopotamia, was preferred as the language of diplomacy.HistoryLuwian is one of the most important Indo-European languages of Anatolia and can be traced back to the
EN
Meryem Şentürk Çoban