MüKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça rbw kökünden gelen ve "terbiye eden, yetiştiren" anlamındaki murabbī(مربّی) kelimesinden türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebî metinler: Özellikle Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemi eserlerinde, konaklarda çocukları eğiten kişileri tanımlarken kullanılır. Tasavvufî metinler: Müridin ahlakını ve manevi dünyasını şekillendiren mürşit veya manevi eğitici anlamında yer alır. Eğitim tarihi: Geleneksel eğitim yöntemleri ve özel hocalık müessesesi anlatılırken
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
HeKöken Farsça "beraber, aynı" anlamlarına gelen hem- ön eki ile Arapça ḥudūd (sınırlar) kelimesinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanları Coğrafya/Siyasi İlişkiler: Ülkeler ya da bölgeler arasında sınırların kesiştiği, birlikte sınır çizgisi taşıyan durumları ifade eder. Hukuk/Mülkiyet: Arazi veya gayrimenkullerin sınırına sahip halde bulunan paydaş mülkler veya haklar bağlamında kullanılır. Günlük Dil: İki ya da daha fazla nesnenin, alanın ya da kişilerin “yan yanaymış gibi sınır paylaşmas
TR
Ömer Faruk Tuğla
TaKöken Türkiye Türkçesi tāb ver- “(metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak” fiilinden türetilmiştir; bu sözcük Farsça tāb veya tāv تاب “hararet, ısı” sözcüğünden alınmıştır. Kullanım Alanları: Edebiyat / Halk Dili: İşleme veya ısı verme süreçlerini tanımlamak için kullanılır. Mecaz / Argo: Kandırmak, ikna etmek veya karşı cinsi etkilemek anlamında; halk hikâyelerinde, günlük konuşmalarda ve sosyal dilde kullanılır.
TR
Ömer Faruk Tuğla
İzKöken İzale kelimesi, Arapça zāla (زَالَ) “uzaklaştı, eksildi, düştü” fiilinden türemiştir. Bu fiil, ifˁāla(t) vezniyle oluşturulan ˀizāla(t) (إزالة) biçimiyle “giderme, uzaklaştırma, bertaraf etme” anlamını kazanmıştır. Türkçeye klasik dönemlerden itibaren geçmiş olan kelime, hukuk, idare, dini söylem ve günlük kullanımda farklı bağlamlara uyarlanarak yerleşmiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Ortak mülkiyetin sona erdirilmesi anlamında "izale-i şüyu" (ortaklığın giderilmesi) şeklinde kullanılır. D
TR
Ayşenur Bayraktar
AsKöken Asker kelimesi, Arapça ˁaskar (عسكر) “ordu” sözcüğünden alıntıdır. Bu kelimenin kökü olan ˁskr, Arapçada “toplanmak, bir araya gelmek” anlamlarıyla ilişkilidir. Ayrıca, Arapça ˁaskar, Farsça laşkar (لشکر) “ordu” sözcüğüyle eş anlamlı olup, bu sözcükle tarihsel olarak yer yer örtüşür. Asker kelimesi Türkçede başlangıçta “ordu, toplu ordu gücü” anlamında kolektif bir ad olarak kullanılmış; “bir birey olarak ordu mensubu” anlamı ise 19. yüzyılda gelişmiştir. Bireysel anlamda önce ˁaskerī (ask
TR
Emine Aktaş
HeTanım Zamir, Farsça kökenli 1. İnsanların bütünü, tüm insanlar; toplumun tamamı, herkes. 2. Belirli bir gruba özgü olmayan, genel insan topluluğu. 3. Seçme veya özel nitelikler gerektirmeyen herhangi bir kimse (olumsuz cümlelerde kullanılır). Köken Kelime, Farsça har هر “her” ve kes کس “kişi, kimse” sözcüklerinin birleşiminden türemiştir. Bu sözcük, Eski Farsça kaşçī “herhangi biri, bir kimse” sözcüğü ile eş kökenlidir. Osmanlı Türkçesi'nde de aynı anlamıyla kullanılmıştır. Kullanım Alanları Gün
TR
Bilal Utku Karakoç
HıKöken Hıyâban kelimesi, Farsça hiyâban (خیابان) sözcüğünden Türkçeye geçmiş olup “iki tarafı ağaçlarla çevrili yol” anlamında kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Edebiyat: Şehirlerin, bahçelerin ve mesire yerlerinin estetik görünümünü tasvir etmek amacıyla kullanılır. Şiir: Bahar, tabiat, sevgiliye ulaşma ve gezinti temalarını güçlendiren bir mekân unsuru olarak yer alır. Tarihî Metinler: Osmanlı dönemi şehir yaşamını ve kent dokusunu anlatan eserlerde ağaçlıklı yolları ifade etmek için kullanıl
TR
Berna Çamur
HeKöken Kelime, Farsça hanōz veya ahanōz (هنوز) “şimdi, hâlâ” anlamına gelen sözcükten alıntıdır. Bu sözcük, Orta Farsça ahanōz kökünden türemiştir. Kullanım Alanları Günlük Konuşma: Bir olayın yakın geçmişte olduğunu ya da halen sürdüğünü belirtmek için kullanılır. Edebiyat: Zamanın akışı ve değişimin henüz tamamlanmadığını vurgulamak amacıyla yer alır. Resmî ve Akademik Metinler: Bir sürecin devam ettiğini veya beklenilen sonuca ulaşılmadığını ifade etmek için kullanılır.
TR
Hamza Aktay
MuKökeni Muaşaka kelimesi, Arapça ˁşḳ kökünden türeyen muˁāşaḳa(t) (معاشقة) sözcüğünden alıntıdır. Bu kelime, karşılıklı bir sevgi ve tutkuyu, yani “karşılıklı aşk” ya da “birbirini sevme” anlamlarını taşır. Etimolojik olarak, ˁaşiḳa (عَشِقَ) fiilinden, yani “aşık olmak” anlamına gelen fiilden türetilmiş olup, Arapça’da III. bab olan mufāˁala(t) veznindedir; bu yapı karşılıklı eylemleri ifade eder. Böylece kelimenin kökeninde, iki kişi arasında geçen ve duygusal yönü güçlü bir etkileşim vurgulanır
TR
Derya Topçu
PiKöken Pis kelimesi, Türkçeye Farsça pīs (پیس) sözcüğünden geçmiştir. Bu kelime Farsçada aslen “alaca, lekeli” ve özellikle “cüzamlı” gibi anlamlar taşımaktadır. Sözcüğün kökeni, Avesta dilinde yine “cüzamlı” anlamına gelen paesa- kelimesiyle ilişkilidir. Kullanım Alanları Fiziksel Kirlilik: Bir nesnenin, mekânın veya canlının üzerinde kir, leke bulunduğunu veya genel hijyen kurallarına uymadığını belirtmek için kullanılır. Aşağılama ve Hakaret: Beğenilmeyen veya hor görülen kişi, hayvan, nesne v
TR
Tuğba Aygün