BuKöken "Burç" sözcüğü, Arapça burc (برج) kökenli olup, “kule” ve “Zodyak üzerindeki 12 takımyıldızdan biri” anlamındadır. Aramice-Süryanice burgā (ברגא) ve Eski Yunanca pýrgos (πύργος, “kule”) sözcüklerinden türetilmiştir. Osmanlı Türkçesinde burc ve Yunancadan alınan birgos/bergos eş sıklıkta kullanılmıştır; örnek: Burgaz/Bergos. İlk Türkçe kullanım: Kutadgu Bilig (1069). Kullanım Alanları Mimari / Savunma: Kale surlarında gözetleme ve savunma amacıyla yapılan kuleleri ifade eder. Gökbilim / Ast
TRAyşe İkbal Özsakın

Diş Kirası, Osmanlı toplumunda ve Türk kültüründe, özellikle Ramazan aylarında zenginlerin, devlet ricalinin veya hane sahiplerinin iftara davet ettikleri misafirlere, yemekten sonra sundukları nakdi veya ayni hediyeleri ifade eden köklü bir gelenektir. Kavramın temelinde, ev sahibinin ikram ettiği yemekleri yiyen misafirin "dişlerini bu iş için yorması" ve vaktini o sofraya ayırarak ev sahibine sevap kazandırması düşüncesi yatar. Bu doğrultuda verilen hediye, misafirin "dişinin kirası" olarak a
TR
Nursena Şahin
SaKöken Arapça ṣāḥib (صاحب) “mâlik olan, dost, arkadaş, efendi” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Arapça ṣaḥiba (صحب) “birlikte bulunmak, arkadaşlık etmek, dost olmak” fiilinin fāʿil vezninde türetilmiş ism-i fâil biçimidir. Türkçede en eski örneklerinden biri Kutadgu Bilig’de (1069) “ṣāḥib-ḳırān” (talihli hükümdar) tamlamasında görülür. Sözcük, Osmanlı döneminden itibaren “malik, iye” anlamlarının yanı sıra “koruyucu, efendi, hâmî” anlamlarında da kullanılmıştır. Aynı kökten sâhibe (kadın biçimi)
TRAyşe İkbal Özsakın