Mekke döneminde nâzil olmuştur. Muhtevasında Hz. Nûh’un Allah elçisi olarak görevlendirilmesinden ve tebliğ faaliyetlerinden söz edildiği için sûre bu adla anılmıştır. Yirmi sekiz âyet olup fâsılaları ا، م، ن harfleridir. Genellikle Mekkî sûrelerde olduğu gibi Nûh sûresinde de tevhid inancına davet, Allah’a karşı saygılı olma ve risâletini benimseyerek Nûh’a itaat etme konuları işlenir. Nûh kavmine yönelik uyarılar Şuarâ sûresinde de yer almaktadır (26/105-120). Bu sûre aynı zamanda Hz. Nûh’un,
TRİslam Ansiklopedisi
Arapça asıllı olmayan Hârût ve Mârût kelimeleri (Mevhûb b. Ahmed el-Cevâlîkī, s. 629) Kur’an’da bir âyette geçer (el-Bakara 2/102). Bazı hadislerde nakledilen, tarih ve tefsir kitaplarında ayrıntılı biçimde yer alan Hârût-Mârût kıssası farklı isimlerle İslâm’dan önceki dinlerde de görülür. Hârût ve Mârût kelimelerinin menşeiyle ilgili çeşitli görüşler vardır. Bazı araştırmacılar Hârût ve Mârût’u, ilk defa Zerdüştîliğin dinî metinlerinde geçen Haurvatāt ve Ameretāt ile aynı saymaktadır (Jeffery,
TRİslam Ansiklopedisi
Kur’ân-ı Kerîm, Resûl-i Ekrem’e yaklaşık yirmi üç yıllık bir süre içinde parça parça indirilmiştir. Sözlü olarak vahyedilmesine rağmen Kur’an’da ondan “kitâb” diye söz edilmesi Kur’an’ın hem levh-i mahfûzda yazılı olması hem dünyada yazıya geçirilmesiyle ilgilidir. Nitekim onun başta gelen isimlerinden biri Kur’an, diğeri kitâbdır; her iki kelimenin kökünde “toplamak” anlamı bulunur; ilkinde Kur’an’ın harf ve kelimelerinin sesli, diğerinde yazılı biçimde bir araya getirilmesi söz konusudur (Abdu
TRİslam Ansiklopedisi

Hz. Süleyman’ın Krallığı (The Kingdom of Solomon), 2010 yılında yayımlanan ve Kur’an-ı Kerim ile Tevrat’ta adı geçen Hz. Süleyman’ın (Süleyman bin Dâvûd) hayatını ve peygamberliğini konu edinen tarihî ve dinî nitelikli bir sinema filmidir. İran yapımı olan filmin yönetmenliğini Şahriyar Bahrani üstlenmiştir. Film, Hz. Süleyman’ın çocukluk döneminden itibaren İsrailoğulları üzerindeki hükümdarlığını, cinler ve hayvanlarla iletişimini, Belkıs ile olan ilişkisini ve tevhid mücadelesini dramatik bir
TR
Büşranur Akpınar
Doğum yeri ve tarihi hakkında herhangi bir kayıt bulunmamakla birlikte, Nüketü’l-Ḳurʾân isimli tefsirinin yazma nüshasında ve tabakat kaynaklarında kendisine atfedilen (Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XVI, 213) Kerecî nisbesinden, bugünkü İran’ın batısında Hemedan-İsfahan arasında bulunan Kerec bölgesinde ve hocalarının vefat tarihlerinden hareketle 280 (893) yılı civarında doğduğu tahmin edilebilir (Kassâb, neşredenin girişi, I, 20-23). Ailesi ve kökenine dair kaynaklarda bilgi yer almamaktadır. Katı
TRİslam Ansiklopedisi
304 (916) yılında Yukarı Mısır’da Asvan yakınlarındaki Üdfüv’de doğdu. Nisbesini zâl harfiyle Üzfüvî şeklinde zikredenler de vardır (Zehebî, II, 675; İbnü’l-Cezerî, II, 198). Nahivde hocası Ebû Ca‘fer en-Nehhâs, kıraatte Ebû Gānim Muzaffer b. Ahmed b. Hamdân olup Nehhâs’ın eserlerini talebelerine rivayet etmiştir. Dânî, Üdfüvî’nin Nâfi‘ kıraatinin Verş rivayetinde, Zehebî de Kur’an ilimlerinde döneminin en önde gelen âlimi olduğunu söylemektedir. Ahmed b. İbrâhim el-Mısrî ve İbnü’s-Seken gibi şa
TRİslam Ansiklopedisi
İran’da Kâşân şehrinin Râvend köyünde doğdu. Büyük dedesine nisbetle daha çok Saîd b. Hibetullah diye tanınır. Babası ve dedesi bölgenin tanınmış âlimlerindendi. Öğrenimi hakkında yeterli bilgi bulunmamakla birlikte Ebû Ali el-Fazl et-Tabersî, Ebû Ca‘fer el-Halebî, Nasîrüddin et-Tûsî’nin babası Muhammed b. Hasan, İmâdüddin et-Taberî, Abdullah el-Hulvânî ve Ebü’l-Berekât Muhammed b. İsmâil gibi âlimlerden faydalandı (hocalarının bir listesi için bk. Aʿyânü’ş-Şîʿa, VII, 240). Çeşitli konularda ese
TRİslam Ansiklopedisi
413’te (1022) Kurtuba’da doğdu. Kehhâle ve Ahmed Atıyyetullah, babasını Endülüs Emîri Hişâm b. Hakem el-Müeyyed-Billâh’ın âzatlısı olarak göstermişlerse de eski kaynaklara göre adı geçen emîrin mevlâsı olan babası değil kendisidir. Dâniye (Denia) ve Belensiye’de (Valencia) yaşadığı bilinen Ebû Dâvûd’un hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Kıraat ilmini Ebû Amr ed-Dânî’den tahsil etti. Onun en önde gelen talebesi oldu ve eserlerini rivayet etti. Ayrıca İbn Abdülber en-Nemerî, İbnü’d-Delâî, Ebû A
TRİslam Ansiklopedisi