AgAgora is a 2009 historical drama, adventure, and biographical film directed by Alejandro Amenábar and written by Alejandro Amenábar and Mateo Gil. Produced in Spain, the story is set in late 4th century AD in the city of Alexandria in Egypt, and revolves around the life of the astronomer, mathematician, and philosopher Hypatia of Alexandria, as well as the social transformations driven by rising religious and political conflicts in the city. Plot The film begins in Alexandria in 391 AD. The phil
EN
AYŞE TUBA KESKİL

Osmanlı İmparatorluğu denince zihnimizde genellikle saraylar, fetihler, diplomatik mücadeleler ve devasa bir bürokratik mekanizma canlanır. Ancak koca bir imparatorluğun kalbi aslında saray odalarında değil; mahalle aralarındaki o ahşap evlerde, yani toplumu ayakta tutan en küçük hücrede, "aile" yapısında atıyordu. İlber Ortaylı’nın ufuk açıcı eseri "Osmanlı Toplumunda Aile", makro tarihin gölgesinde kalan bu mikro dünyaya ışık tutuyor. Şer’iyye sicillerinden, seyahatnamelerden ve zengin arşiv b
TRGökçe Baykurt
EsSanat ve estetik algısı, erken yaşlarda estetik uyarılara maruz kalmakla başlar. Sanat, beslendiği gelenek yoluyla devamlılığını sağlar, ancak hayatiyetini zamanın ruhuyla özdeşleştiğinde kazanır. Anadolu coğrafyası, tarihsel süreç boyunca çok katmanlı medeniyet tasavvurlarına ev sahipliği yapmış olmasına karşın; son yüzyılda sanatsal ve entelektüel üretim bağlamında bir durağanlık evresine girmiştir. Bu noktada, benim Uzak Doğu’daki yaşamım sonrası gerçekleşen İstanbul merkezli farkındalık, şeh
TR
Günseli Kato

Patrick Blessinger'in kavramsal olarak desteklediği ve katkı sunduğu "öğrenme ortak alanları" kavramı, öğrenmenin sadece okul ve sınıf duvarları arasında değil, hayatın her alanında gerçekleşmesi gerektiğini vurguluyor.【1】Ona göre gerçek öğrenme; bir parkta hava kalitesini ölçen sensörlerle vatandaş bilimine katkı sunmak, bir kütüphaneyi yalnızca kitap raflarıyla değil aynı zamanda fikir üretim merkezleriyle yaşayan bir ekosisteme dönüştürmek, toplu taşımada artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla
TR
Eyüp Uygun
TaKöken Türkiye Türkçesi tāb ver- “(metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak” fiilinden türetilmiştir; bu sözcük Farsça tāb veya tāv تاب “hararet, ısı” sözcüğünden alınmıştır. Kullanım Alanları: Edebiyat / Halk Dili: İşleme veya ısı verme süreçlerini tanımlamak için kullanılır. Mecaz / Argo: Kandırmak, ikna etmek veya karşı cinsi etkilemek anlamında; halk hikâyelerinde, günlük konuşmalarda ve sosyal dilde kullanılır.
TR
Ömer Faruk Tuğla

Kültür emperyalizmi, ilk bakışta kulağa büyük laflar içeren politik bir kavram gibi geliyor. Ama günlük hayatta karşımıza çıktığı hâline baktığımızda, çoğu zaman trajikomik bir sahne gibi işliyor: Anlamını bilmediğimiz İngilizce şarkılara eşlik ediyoruz, bilmediğimiz şehirlerin sokaklarında çekilmiş Netflix dizilerinin dekorları arasında yaşamak istiyoruz, falancası ve daha nicesi... Yani evet, kültür emperyalizmi kocaman bir saçmalık. Ama tam da bu saçmalığı sayesinde çok işe yarıyor: Zihinleri
TR
Ayşe Aslıhan Yoran

When we think of the Ottoman Empire, our minds typically conjure images of palaces, conquests, diplomatic struggles, and a vast bureaucratic machinery. Yet the heart of this vast empire did not beat in the chambers of the palace, but in the wooden houses between neighborhoods—in the smallest cell sustaining society: the family structure. İlber Ortaylı’s groundbreaking work, "The Family in Ottoman Society", sheds light on this micro-world long overshadowed by macro-history. Drawing on Şer’iyye si
ENGökçe Baykurt
MeKöken Mefkûre kelimesi, Arapça fkr kökünden gelen ve “düşünülen, düşünce” anlamını taşıyan mafkūr (مفكور) sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, Arapçada “düşündü, fikir yürüttü” manasındaki fakara (فَكَرَ) fiilinden türetilmiştir. Kelime, bu Arapça kökten hareketle Türkçede türetilmiş olup, Ziya Gökalp tarafından "ülkü" kavramını karşılamak üzere dilimize kazandırılmıştır. Kullanım Alanları Sosyoloji ve Fikir Tarihi: Özellikle Ziya Gökalp ve dönemin aydınları tarafından, toplumsal kalkınma ve mill
TR
Tuğba Aygün
PoKöken İlk kez 1966’da Amerikalı sanat eleştirmeni Nicholas Pevsner tarafından kullanılmıştır. “Postmodern” sözcüğü, Fransızca post-moderne veya İngilizce post-modern terimlerinden Türkçeye geçmiştir. Sözcük, “modern sonrası” anlamına gelir ve 20. yüzyıl modernizmine tepki olarak doğan sanat ve düşünce akımlarını tanımlar. Post- (“sonra, ötesinde”) ve modern (“çağdaş, modern”) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Türkiye Türkçesinde sözcük, ilk olarak 1984 yılında Cumhuriyet gazetesinde mod
TRAyşe İkbal Özsakın
AgAgora, yönetmenliğini Alejandro Amenábar’ın üstlendiği, senaryosu Alejandro Amenábar ve Mateo Gil tarafından kaleme alınan, 2009 yapımı İspanya üretimi tarihi dram, macera ve biyografi türünde bir filmdir. Mısır’ın İskenderiye kentinde, Milattan Sonra 4. yüzyılın sonlarında geçen olay örgüsü; astronom, matematikçi ve filozof İskenderiyeli Hypatia’nın yaşamı ile şehirde yükselen dini ve siyasi çatışmalar ekseninde şekillenen toplumsal dönüşümleri anlatır. Konu Film, M.S. 391 yılında İskenderiye’d
TR
AYŞE TUBA KESKİL