
OAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA
TREmre Çelik
HuKöken Hurra kelimesi, Türkçeye Fransızca "tezahürat nidası" olan houra (veya hourra) ünleminden geçmiştir. Bu sözcük, İngilizcedeki aynı anlama gelen hurrah (veya hurray) ünlemi ile eş kökenlidir. Dilbilimsel olarak bir ses taklidi (yansıma) sözcüktür. Kullanım Alanları Betimleme: Günlük dilde genellikle plansız, kargaşa içinde ve topluca yapılan eylemleri (Örn: "Hurra saldırmak", "Hurra kaçışmak") anlatırken kullanılır. Etkinlikler: Stadyum, meydan gibi alanlardaki kitlesel coşku ve tezahürat a
TR
Tuğba Aygün

Kültür Endüstrisi, ilk kez 1947 yılında Theodor W. Adorno ve Max Horkheimer tarafından Aydınlanmanın Diyalektiği adlı eserde kullanılan bir kavramdır.Theodor W. Adorno, ve Max Horkheimer. Aydınlanmanın Diyalektiği: Felsefi Fragmanlar. Çev. Nihat Ülner ve Elçin Gen. İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2010. ">【1】 Kavram, modern kapitalist toplumlarda kültürel üretimin sanayi mantığına göre örgütlenmesini, kültür ürünlerinin metalaşmasını ve kitlesel tüketim için standartlaştırılmasını ifade eder. Fra
TR
Bengisu Sağlam

Çeviribilim; çeviri eylemini kuramsal temelleri, betimleyici yaklaşımları ve uygulamalı yönleriyle ele alan bir akademik disiplindir. Bu alan, bir yandan farklı diller arasındaki anlam aktarımı süreçlerini araştırırken diğer yandan bu süreçlerin kültürel, toplumsal ve bilişsel yönlerini ele alır. Çeviribilim, çokdilli ve çokdisiplinli bir nitelik taşır; dilbilim, kültürel çalışmalar, felsefe, göstergebilim, tarih ve sosyoloji gibi alanlarla ilişki içerisindedir. Çeviri ve Çeviribilim Arasındaki
TR
Özge Buslu

Kutsal ve Mitik Dağlar, Fransız tarihçi ve Türkolog Jean-Paul Roux'nun, insanlık tarihindeki dağların kutsal ve mitolojik rollerini derinlemesine incelediği önemli bir çalışmadır. Eser, dağların kültürel, dinî ve mitolojik anlamlarını, farklı coğrafyalarda ve toplumlarda nasıl şekillendiğini kapsamlı bir şekilde ele alır. Roux, dağların sadece fiziksel varlıklar olmadığını, aynı zamanda insanlık tarihinin ve inanç sistemlerinin merkezinde yer alan kutsal mekânlar olduğunu vurgular. Konu Kitap, d
TR
Muhammed Samed Acar

Sapir–Whorf Hipotezi; dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünce süreçlerini ve gerçeklik algısını biçimlendiren temel bir unsur olduğunu öne süren kuramdır. Bu varsayıma göre bireyler, dünyayı kendi dillerinin sunduğu kavramsal çerçeve içinde algılarlar; dolayısıyla her dil, kendine özgü bir dünya görüşü yaratır. Hipotez, temelde iki ilkeye dayanır: Dilsel determinizm ve dilsel görelilik. Dilsel determinizm, dilin düşünceyi belirlediğini savunurken; dilsel görelilik, farklı d
TR
Tuğçe Kabakcı

Güzellik mefhumu, insanlık düşüncesinin en kadim ve en tartışmalı kategorilerinden biri olarak, yalnızca estetik bir yargı alanını değil; aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve sosyolojik katmanları içeren çok boyutlu bir anlam evrenini anlatır. Antik Yunan’dan günümüz dijital toplumuna uzanan süreçte estetik deneyim, salt duyusal bir haz fenomeni olmaktan çıkarak, bireyin hakikatle, toplumla ve kendi öznel varoluşuyla kurduğu ilişkinin kurucu bir bileşeni hâline gelmiştir. Bu çerçevede esteti
TR
İrem Naz Acar

Kent antropolojisi, sosyo-kültürel antropolojinin bir alt dalı olarak kentlerdeki kültürel sistemleri ve bu sistemlerin yerel, bölgesel ve küresel ölçekteki etkileşimlerini inceleyen bir disiplindir.【1】 Geleneksel antropolojinin modern dışı, ilkel veya kırsal topluluklara yönelik odağından farklılaşan bu alan, karmaşık ve endüstriyelleşmiş kentsel yapıları merkeze alır. Kent antropolojisi kenti sadece fiziksel bir yerleşim alanı olarak değil, aynı zamanda toplumsal süreçlerin, mekânsal biçimleri
TR
Büşra Tuğa