
Mezopotamya’nın uçsuz bucaksız düzlüklerine yüksek bir tepeden bakan, sanki bir masal kitabından fırlamış gibi duran bir şehir hayal et. Burası, her taşının altında binlerce yıllık hikâyeler saklayan Artuklu! Artuklu, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda zamanın durduğu hissini veren büyüleyici bir açık hava müzesi gibidir.Artuklu Nerededir?Artuklu, Türkiye’nin güneydoğusunda, Mardin ilinin merkezinde yer alır. Denizden tam 1083 metre yükseklikte, bir dağın tepesine kurulmuştur. Bu yükse
TREdanur Çimen
OnKöken“Oniks” sözcüğü, Fransızca onyx “agat, mermere benzer yarı şeffaf bir taş” kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Fransızcadaki bu terim, Eski Yunanca ónyks (όνυξ) sözcüğünden alıntıdır. Yunanca ónyks, hem “tırnak (özellikle hayvan veya kuş tırnağı)” hem de bu görünüme benzeyen taşları tanımlamak için kullanılmıştır. Bu bağlamda, taşın saydam ve katmanlı yapısı tırnak görünümüne benzetilmiştir.Kullanım AlanlarıMineraloji ve Jeoloji: “Oniks” sözcüğü, bilimsel terminolojide yarı değerli taşlar sını
TRAyşe İkbal Özsakın
YaKöken“Yakamoz” kelimesi, Yunanca diakamós (deniz yüzeyinde ışıltı) sözcüğünden alıntıdır ve “karanlık gecelerde denizde balıkların, küreklerin veya yüzen birinin hareketiyle oluşan gümüşî parıltı” anlamında kullanılır.Kullanım AlanlarıAkademik: Deniz biyolojisi, fizik ve çevre bilimlerinde, biyoışıldama (biyolüminesans) olarak tanımlanır. Deniz canlılarının (özellikle planktonların) neden olduğu ışık parlamaları incelenirken bilimsel terim olarak yer alır.Kültürel: Şiir, roman, şarkı sözü ve gör
TR
İbrahim Filiz
ZıKöken“Zırva” kelimesi, Farsça zīre (kimyon) ve bā (aş, yemek) sözcüklerinden oluşan zīre-bā birleşiminden türemiştir ve başlangıçta içinde et, nohut, meyve ve bal gibi malzemeler bulunan bir tür geleneksel yemek adını ifade etmekteydi; zamanla bu kelime, anlam genişlemesine uğrayarak halk arasında “saçma, anlamsız söz” anlamında mecaz olarak da kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım AlanlarıAkademik: Genellikle akademik metinlerde doğrudan kullanılmaz çünkü argo ve küçümseyici bir ifadedir. Ancak el
TR
İbrahim Filiz
ŞeKökenŞerefe kelimesi, Arapça "şurafa" (شرفه) sözcüğünden gelmektedir. Arapça "şurafa" ise, "öne çıktı, yükseldi" anlamlarına gelen "şarafa" (شَرَفَ) fiilinden türetilmiştir. Dolayısıyla, şerefe kelimesi, minarenin yüksek ve öne çıkan bölümü olma özelliğiyle doğrudan etimolojik bir bağlantıya sahiptir.Kullanım AlanlarıDinî mimari: Camilerde ezan okuma amacıyla kullanılan mimari öğe olarak minarelerde yer alır.Sanat tarihi ve mimarlık: Osmanlı-Türk mimarisinde minare şerefeleri hem işlevsel hem de
TR
Tuğba Aygün
DüDünya Ulah Günü, Balkanlar başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Ulah (Aroman) toplulukları tarafından her yıl 23 Mayıs'ta kutlanan ulusal ve kültürel bir gündür. Bu tarih, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit’in 22 Mayıs 1905 tarihinde çıkardığı karar ile Ulahları Osmanlı Devleti içinde resmen ayrı bir millet (millet-i Ulah) olarak tanımasının yıl dönümünü ifade eder.Ulahlar bu tarihi, ulusal kimliklerinin tanınması, kültürel özgürlüklerinin sağlanması, eğitim ve dinî faaliyetlerin
TR
Duygu Şahinler
KüKöken Yunanca kílistra (κύλιστρα) “cambazhane, hayvanların debelendiği yer” anlamındadır. Eski Yunanca kylistḗrion (κυλιστήριον) ya da kylíndō (κυλίνδω) “yuvarlanmak” fiilinden türemiştir. Kelimenin anlam evrimi, yuvarlanıp hırpalanan, yıpranmış şey imgesinden, kullanım dışı, döküntü nesne anlamına kaymıştır.Kullanım AlanlarıGündelik Kullanım: Özellikle eski arabalar, iş görmez makineler, modası geçmiş eşyalar için sıkça kullanılır.Mecazî Kullanım: Düşünsel veya kültürel alanlarda yetersizlik ve
TR
Tuğba Aygün