
Telomeraz, ökaryotik hücrelerde kromozom uçlarında bulunan telomer adı verilen tekrarlı DNA dizilerini koruyan ve uzatan bir ribonükleo protein enzimdir. Yapısında katalitik etkinliği sağlayan ters transkriptaz alt birimi (TERT) ve bu enzime kalıp görevi gören RNA bileşeni (TERC) bulunur. RNA’yı şablon olarak kullanarak telomer DNA’sına nükleotit ekler ve replikasyon sırasında oluşan kısalmayı telafi eder. Temel İşlevi Telomeraz, kromozom uç bütünlüğünü koruyarak genetik bilginin kaybını önlemek
TRÜmmügülsüm Kaydan
AkKöken “Akromatin” terimi, Yunanca a- (olumsuzluk) ve chroma (renk) ile tin (küçültme eki) birleşiminden oluşmuştur. Bilimsel terim olarak biyoloji literatüründen alınmıştır. Kullanım Alanları Hücre Biyolojisi: Hücre çekirdeği yapısının incelenmesinde önemli bir terimdir. Mikroskopi: Hücre çekirdeğinin boyanmayan kısımlarını tanımlamak için kullanılır. Genetik: Kromozom yapısı ve işlevi üzerinde çalışmalar sırasında referans verilir.
TR
Salih Gölcük

20. yüzyılın başlarında gerçekleştirdiği mikroskobik incelemeler, erkek ve dişi bireylerde farklı kromozom yapılarının bulunduğunu ortaya koymuş ve biyolojik cinsiyetin kalıtımsal temellerinin anlaşılmasına öncülük etmiştir. Bu yönüyle Stevens, modern genetik biliminin kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yaşamı ve Eğitimi Nettie Maria Stevens, 7 Temmuz 1861’de Amerika Birleşik Devletleri’nin Vermont eyaletinde dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarında dönemin birçok kadını g
TR
Hatice Afra Parlak

Sentromer, ökaryotik kromozomlarda mitoz ve mayoz bölünme sırasında kardeş kromatitlerin doğru şekilde ayrılmasını sağlayan özel bir kromatin bölgesidir. Bu bölge, mikrotübüllere bağlanan kinetokor adlı çok bileşenli protein kompleksinin oluştuğu yapısal platformu oluşturur. Sentromer, kromozomların hücre kutuplarına doğru çekilmesini sağlar ve genom bütünlüğünün korunmasında merkezi rol oynar. Işık mikroskobu altında genellikle kromozomun ortasında yer alan ve boyanma yoğunluğu açısından farklı
TR
Betül Sena Kırval
KrKöken Kromozom kelimesi, Türkçeye Fransızca chromosome sözcüğünden geçmiş olup “genetik bilgiyi taşıyan DNA yapıları” anlamında kullanılır. Fransızcadaki bu terim, Almanca Chromosom biçiminden alıntıdır; bu adlandırma ilk kez 1888 yılında Alman anatomist Heinrich von Waldeyer-Hartz tarafından yapılmıştır. Sözcük, Eski Yunanca chrōma (χρῶμα, “renk”) ve sōma (σῶμα, “gövde, cisim”) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Mikroskop altında özel boyalarla kolayca renklendirilip gözlemlenebilmesi nede
TRBelinay Başak Polat