
Göksel Baktagir, 1966 yılında Kırklareli’nde doğmuştur. Babası, ayakkabı ustası olmasının yanı sıra birçok müzik enstrümanı çalabilen Muzaffer Baktagir, annesi ise ev hanımıdır. Müzisyen bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelmesi, erken yaşlarda müzikle tanışmasını sağlamıştır. Masum Aşk (Göksel Baktagir Official) " youtube-video-element-format="right"> Müzik Eğitimine Başlangıç Sanatçı, babasının gözetiminde yedi yaşında mandolin, on yaşında bağlama ve on dört yaşında kanun çalmaya başlamıştı
TR
Elif Laçin

Haydi birlikte zamanda küçük bir müzik yolculuğuna çıkalım. Şimdi 19. yüzyıl İstanbul’una gideceğiz. Orada, elinde tanburuyla sazların konuştuğu, millete “melodi” anlatan bir mucize var: Adı Tanbûrî Cemil Bey. Kimdi bu ilginç kişi? Neler yaptı? Haydi keşfetme zamanı! 👨🏻👩🏻👦🏻Doğumu, Aile ve Çocukluk Yılları Tanbûrî Cemil Bey, İstanbul’un Fatih ilçesinde, Molla Gürânî semtinde doğdu. Doğum tarihi kesin olmasa da 1872 ya da 1873 yılları arasında olduğu bilinir. Babası Mehmed Tevfik Bey, anne
TR
Nida Öztürkmen

Zeki Müren (6 Aralık 1931, Bursa – 24 Eylül 1996, İzmir), Türk sanat müziğinin en tanınmış sanatçılarından, besteci, yorumcu, şair ve oyuncudur. 1950’de İstanbul Radyosu’nda kazandığı sınavla müzik hayatına başlamış, yüzlerce plak ve kaset çalışmasının yanı sıra çok sayıda beste üretmiştir. Sinema ve tiyatro alanında da rol alan Müren, sahne düzeni ve kostümlerinde uyguladığı farklılıklarla Türkiye’deki sanat yaşamında iz bırakmıştır. Erken Yaşamı ve Ailesi Zeki Müren, 6 Aralık 1931 tarihinde Bu
TR
Ayşe Aslıhan Yoran

Hicran Muazzez Abacı, 12 Kasım 1947 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Klasik Türk müziğinin önemli ses sanatçılarından biri olmuş, hem yorum gücü hem de sahne kariyeriyle Türk sanat müziği repertuvarında kalıcı bir yer edinmiştir. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanı verilmiştir. Sanat yaşamı boyunca onlarca albüm yayımlamış, özellikle “Vurgun” ve “Şakayık” adlı eserleriyle anılmıştır. 12 Kasım 2025 tarihinde 78 yaşında New York’ta vefat etmiştir. Muazzez Abacı-Vurgun (N
TR
Burak Enes
Hicaz ailesi adı verilen, birbiriyle yakın ilişkili hicaz, uzzâl, hümâyun ve zirgüleli hicaz makamlarından oluşan grubun bir makamıdır. Aslı Farsça zengûleden gelen zirgüle kelimesi “küçük çıngırak, def” anlamına gelir. Makam “hicaz zengüle” veya “hicaz zirgüle” olarak da adlandırılır. Makamın yedeni bakiye diyezli sol (nîm-zirgüle) perdesi olduğundan makama bu adın verildiği ifade edilmiştir. Zirgüleli hicaz makamının karar perdesi grubun diğer üç makamı gibi dügâh perdesidir. İnici-çıkıcı bir
TRİslam Ansiklopedisi
Arapça’da “vurma/vuruş” anlamına gelen darb kelimesi, klasik Türk mûsikisinde usulün vurulan her parçasına verilen isimdir. Bir darb iki kısımdan meydana gelir; yukarıdan aşağıya vurulan ilk kısmına “basit darb”, aşağıdan yukarıya dönmesiyle tamamlanmasına “tam darb” denir. Gerek yukarıdan aşağıya gerekse aşağıdan yukarıya yapılan hareketlerin düzenli ve zaman değerlerinin birbirine eşit olması gerekir. Darb kelimesinin ayrıca “darb-ı fetih”, “darb-ı hüner”, “darb-ı cedîd”, “darb-ı Türkî” gibi u
TRİslam Ansiklopedisi
Önceleri kavl, gazel ve terâne isimli üç bölümden oluşan nevbet-i müretteb hakkındaki ilk bilgilere Seyyid Şerîf el-Cürcânî’nin (ö. 816/1413) Şerḥu Kitâbi’l-Edvâr’ında rastlanmaktadır (d’Erlanger, III, 553). Geniş bir şekilde açıklaması Abdülkādir-i Merâgī’nin eserlerinde görülen nevbet-i müretteb Merâgī’ye göre geçmiş (kudemâ) çağlardan beri bilinen bir mûsiki formudur. Ancak burada “kudemâ” kelimesine tarih bakımından bir açıklık getirilmemesi, ayrıca Fârâbî, İbn Sînâ ve Safiyyüddin el-Urmevî
TRİslam Ansiklopedisi
Üsküp kökenli olan babasının padişah muhafızlarının başı (solakbaşı) olmasından dolayı Solakzâde diye anılır. Tarihinin mukaddimesinde kendini “tâ ezelden ehl-i hâlin mahremi, bende-i hâdî Mehemmed Hemdemî, eş-şehîr bi-Solakzâde” şeklinde tanıtmasından asıl adının Mehmed, şiirlerinde kullandığı mahlasının “Hemdemî” olduğu anlaşılır; mûsikide Miskālî şöhretiyle bilinir. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Ancak İstanbul’da doğduğu, babasının padişah muhafızı olmasından dolayı küçük yaşlardan beri
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında bilgi yoktur. El yazması güfte mecmualarında rastlanan eserleri, “şeyh” ve “hâce-i sânî” unvanlarıyla kaydedilmiştir. Bunlardan, kendisinin bir tarikat şeyhi olduğu ve Türk mûsikisinde “hâce” unvanı ile tanınan Abdülkādir-i Merâgī’ye nisbetle de “ikinci üstat” kabul edildiği anlaşılmaktadır. Eserlerinin bir kısmının unutulduğu, bir kısmının da Abdülkādir-i Merâgī’ye mal edildiği söylenmektedir. “Hâce-i sânî” olarak vasıflandırılması, bestekârlıktaki kudretini göstermeye yeterlidi
TRİslam Ansiklopedisi

Bugün sizlere, muhtemelen her birimizin hayatında en az bir kez kulak misafiri olduğu, nağmeleri hafızalarımıza kazınmış o meşhur eserden, "Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece" şarkısından bahsetmek istiyorum. Günümüzde çoğu zaman neşeli meclislerin veya eğlence ortamlarının bir parçası olarak karşımıza çıkan bu hicaz makamındaki eserin, aslında ne kadar derin ve manevi bir iklimde filizlendiğini, manevi olarak ne kadar kıymetli bir hikayesi olduğunu acaba kaçımız biliyoruz? Hafız Sadettin Kaynak’ın
TR
Gözde Cabadak