
The Divan of Yunus Emre (Yunus Emre Divanı) is a work that compiles the poems of Yunus Emre, a key figure in Turkish Sufi literature. Published by Dergâh Publications, this book contains the poems written in the divan style, reflecting the poet's philosophical world, his Sufi understanding, and the unique language that he blended with the Anatolian folk poetry tradition. Subject The book provides a comprehensive presentation of Yunus Emre’s poems, which contain elements of both Sufi and folk lit
EN
Muhammed Samed Acar
MüKöken Müteharrik kelimesi, Arapça mutaḥarrik (متحرِّك) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir ve Arapçadaki ḥrk (حرك) köküyle ilişkilidir. Bu kökün temel fiili ḥaraka (حَرَكَ) “hareket etti” anlamındadır; mutaḥarrik ise bu fiilden türetilen V. etken fiil sıfatıdır (mutafāˁil vezni). Kelime, "hareket eden, hareket halinde olan, kımıldayan veya taşınabilir/mobil" anlamlarına gelir. Kullanım Alanları Mekanik, Teknik ve Endüstri Dili: Makine parçalarında, sanayi sistemlerinde veya mühendislik metinlerinde s
TR
Merve Sürücü
VaKöken Vareste kelimesi, Farsça vāreste (وارسته) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelime, Farsçada "kurtulmak, serbest kalmak" anlamına gelen vāresten (وارستن) fiilinin geçmiş zaman ortağıdır. Yapısal olarak, bir uzaklaşma veya geri dönüş bildiren vā- (وا) ön eki ile "kurtulmak" anlamındaki resten (رستن) fiilinin birleşmesinden türetilmiştir. Kelime anlamı itibarıyla "kurtulmuş, serbest, halâs olmuş" demektir. Türkçedeki en eski yazılı kayıtlarına 14. yüzyıl sonu ve 15. yüzyıl başı felsefi/edebî m
TR
Merve Sürücü
ŞeKöken Şebçerağ kelimesi, Farsçada “gece” anlamındaki şeb ile “mum, kandil, ışık” anlamındaki çerâğ sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Kelime, sözlük anlamı itibarıyla “gece ışığı, geceyi aydınlatan nesne” demektir. Kullanım Alanları Eski İran İnançları ve Mitolojisi: Şebçerağ, eski İran inanışları ve efsanelerinde geceleri ışık yaydığına inanılan değerli bir taşın adı olarak kullanılmıştır. Bektaşilik ve Tasavvuf Geleneği: Bektaşi kültüründe şebçerağ, on iki imamı temsil eden on iki köşeli
TR
Berna Çamur
TeKöken Arapça “aklına getirme, anma, düşünme” anlamına gelen teẕekkür (تذكّر) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kök olarak Arapça ẕ-k-r (ẕikr — anma, hatırlama) kökünden türemiştir. Kullanım Alanları Resmî ve İdari Metinler: Meclis, şûra, encümen veya komisyon gibi resmî kurullarda bir kanun tasarısının, önergenin veya idari meselenin oylanmadan önce görüşülmesi ve tartışılması süreçlerinde kullanılır. Hukuk Dili: Mahkeme heyetlerinin veya yargı mercilerinin bir hükme varmadan önce dosya üzerindek
TR
Hüseyin Durmuş
HiKöken Hilm kelimesi Arapça ḥlm kökünden türeyen ḥilm (حلم) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Arapçada “yumuşaklık, yavaşlık, evcillik” anlamlarını taşıyan bu kelime, ḥaluma (حلم) “yumuşadı, yumuşak huylu oldu” fiilinden türemiş olup fiʿl vezninde bir isimdir. Kullanım Alanları Ahlâk ve tasavvuf dili: İnsanın öfkesini yenmesi, yumuşak huylu ve bağışlayıcı davranması gibi erdemleri ifade etmek için kullanılır. Klasik metinler ve nasihat geleneği: Ahlâkî öğütlerde kişinin sükûnetini koruması ve ölçül
TR
Rabia Bayrak
MuKöken Arapça nẓr kökünden türeyen muntaẓir kelimesinden alınmıştır. Bu kelime, Arapça naẓara “bakmak, gözlemek” fiilinden türemiş olup “bekleyen, gözleyen” anlamını taşır. Aynı kökten gelen intiẓār kelimesi de “bekleyiş, umutla gözleme” anlamında kullanılır. Kullanım Alanları Klasik şiir ve nesirde: Hasret, umut ve bekleyiş duygusunu ifade eden metinlerde kullanılır. Osmanlı Türkçesi yazışmalarında: Daha resmî ve ağır bir üslup içinde “bekleyen” anlamında yer alır. Tasavvufî anlatımlarda: Manevî
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
MeMecmuaların Sistematik Tasnifi Projesi (MESTAP), Osmanlı şiir mecmualarının sistematik biçimde tasnif edilmesi ve araştırmacıların hizmetine sunulması amacıyla geliştirilen projedir. 2012 yılında Prof. Dr. Mehmet Fatih Köksal öncülüğünde başlatılmıştır. Mecmualar, klasik Türk edebiyatının hem kaynak hem de tamamlayıcı unsurlarından biri olarak önemli veriler barındırdığından, bu proje edebiyat tarihi ve kültür çalışmaları için temel bir referans niteliği taşımaktadır. Amaç ve Kapsam MESTAP’ın te
TR
Meryem Şentürk Çoban
HaKöken Hafit kelimesi Arapça “torun” anlamındaki ḥafīd (حفيد) sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, Arapça kök ḥfd üzerinden türetilmiş olup, özellikle erkek torun anlamında kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Soy ve nesil bildirimi: Aile silsilesinde erkek torunu ifade etmek için kullanılır. Edebî anlatım: Şiir ve nesirde nesil devamlılığı veya miras temsilleri için yer bulur. Tarihî metinler: Osmanlı ve klasik Türk edebiyatında, hanedan veya soylu ailelerin torunlarını ifade etmek için sıklıkla g
TR
Tuğba Aygün
"GDivan edebiyatının özgün şairlerinden biri olan Şeyh Gâlib, bu gazelinde alışılmış aşk anlayışına farklı bir gözle yaklaşır. Gelenekte âşık, sevgilinin cefalarına katlanır, bundan şikâyet etse de asla vazgeçmez. Oysa bu beyitlerde gördüğümüz âşık, sevgilinin zulmünden usanmış, ona sırt çevirmeye hazırlanan bir kişidir. Gazel Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hôş tut O murgı başka bir sayyâd tutdu hâtırın hôş tut Seninle ey sitem-hû germ-ülfet olmayız artık Soğuk sözler beni cândan soğutdu
TR
Meryem Şentürk Çoban