Mekke döneminde nâzil olmuştur. Muhtevasında Hz. Nûh’un Allah elçisi olarak görevlendirilmesinden ve tebliğ faaliyetlerinden söz edildiği için sûre bu adla anılmıştır. Yirmi sekiz âyet olup fâsılaları ا، م، ن harfleridir. Genellikle Mekkî sûrelerde olduğu gibi Nûh sûresinde de tevhid inancına davet, Allah’a karşı saygılı olma ve risâletini benimseyerek Nûh’a itaat etme konuları işlenir. Nûh kavmine yönelik uyarılar Şuarâ sûresinde de yer almaktadır (26/105-120). Bu sûre aynı zamanda Hz. Nûh’un,
TRİslam Ansiklopedisi
Kaynaklarda hayatına dair herhangi bir kayda rastlanmayan Darîr hakkında bilinenler, yalnız kendi eserlerinin önsözlerinde söyledikleriyle sınırlı kalmaktadır (meselâ bk. Sîretü’n-nebî, TSMK, Koğuşlar, nr. 1001, vr. 5b-9b; İÜ Ktp., TY, nr. 2384, vr. 6b-11b; Fütûhu’ş-Şâm Tercümesi, Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 434, vr. 1b vd.). Anadan doğma kör olduğu için şiirlerinde “Darîr”, bazan da onun yerine “Gözsüz” mahlasını kullanan şairin asıl adı Mustafa’dır. Babasının Yûsuf, dedesinin Ömer olduğ
TRİslam Ansiklopedisi
Hz. Şuayb’ın soyu, adı, Hz. Mûsâ ile ilişkisi, peygamber olarak gönderildiği toplum ve âkıbeti konusunda farklı rivayetler nakledilir. İbn Sa‘d ile İbn Habîb, Hz. İbrâhim’in soyundan geldiğini belirterek adını Şuayb b. Yevbeb b. Ayfâ b. Medyen b. İbrâhim şeklinde verirler. İbn Sa‘d onun Hz. Sâlih’ten sonra, Hz. Mûsâ ve Hârûn’dan önce gönderildiğini nakleder (eṭ-Ṭabaḳāt, I, 54-55; el-Muḥabber, s. 296, 389). Babasının adının Mîkâil veya Nevîl (Nüveyl) olduğuna dair görüşler de vardır (Taberî, Târî
TRİslam Ansiklopedisi