
Hayat, bazen hiç beklemediğimiz bir anda üzerimize kapanır. Bir söz, bir kayıp, bir başarısızlık... Belki bir vedadır bu belki de bir hayal kırıklığı. O an gelir çatar ve içten içe bir şeylerin dağıldığını hissederiz. Gözle görülmeyen bir yerden kırılırız. Fiziksel bir yara değildir bu ama çok daha derin, çok daha sarsıcıdır. Dışarıdan belli olmayabilir, kimse fark etmeyebilir. Ama biz biliriz. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Peki bu kırılmalar bizi tüketir mi, yoksa yeniden mi inşa eder?
TR
Hümeyra Yılmaz
GüKökenEski Türkçe küçe- “güç göstermek, zorlamak” fiilinden türeyen gücen- kökü, Eski Türkçe küç “zor” sözcüğüne dayanır. Bu yapıdan +In- ekiyle gücenin; ardından küçümseme ve nitelik bildiren -k ekiyle gücenik şekli oluşmuştur. Anlam olarak “gönlü kırılmış, incinmiş” kişi demektir.Kullanım AlanlarıDuygusal betimleme: Gönül kırıklığı, kırgınlık, alınganlık durumlarında bireylerin duygusal hâlini tanımlamak için kullanılır.Halk dili ve edebiyatı: Şiirsel metinlerde ya da anlatılarda küskünlük ve i
TR
Ayşenur Bayraktar

Bu deyim, küçük ve önemsiz birinin, kendisinden çok daha büyük ve güçlü birine kırıldığını anlatmak için kullanılır. Ancak, büyük olanın bu durumdan hiç haberi olmaz, çünkü küsen kişi onun için önemli değildir. Yani, birinin birine kırılması veya gücenmesi, karşı tarafı hiç etkilemez. Tıpkı minik bir tavşanın, koca bir dağa küsmesi gibi. Dağın, tavşanın küstüğünden haberi bile olmaz.⭐Nerden Gelir?Bu deyimin tam olarak ne zaman ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, insanlar arasında
TR
Nida Üstün
TeKökenArapça kökenlidir. “Te’assüf” kelimesi, “acımak” anlamındaki esef kelimesinden türemiştir. Osmanlı Türkçesinde özellikle resmî yazışmalarda, mektuplarda ve zarif konuşmalarda kırgınlık veya sitem bildirmek için yaygın şekilde kullanılmıştır. Günümüzde daha çok yazılı veya nazik sözlü iletişimde tercih edilen bir sitem ifadesidir.Kullanım AlanlarıResmî Yazışma ve Diplomasi: Kişi veya kurumlara yönelik memnuniyetsizliğin ifade edildiği beyan, bildiri veya mektup dilinde yer alır.Edebiyat: Öze
TR
Muhammed Said Alevcan

KökenKırmak fiilinden türetilmiş olan kırgın sıfatı üzerine, durum bildiren -lık eki getirilerek türetilmiştir. Türkçenin iç yapısına uygun bir türetmedir ve kelimenin hem duygusal hem bedensel bağlamda anlam genişlemesine uğradığı görülür.Bu kelime, kırmak fiilinin hem maddi anlamından (bir nesnenin fiziksel olarak zarar görmesi) hem de mecazi anlamından (duygusal olarak zarar görmek) türeyen çift katmanlı bir yapı sergiler. Bu yönüyle Türkçedeki duygusal soyutlamaların dildeki üretkenliğine ör
TR
Aysel Gül
SeKökenSerzeniş, Farsça ser (baş) ve zadan/zeniş (vurmak, çarpmak) unsurlarından oluşan ser-zaniş (سرزنش) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu birleşik yapı, “başa kakma, kınama” anlamını taşır ve zamanla Türkçede sitem etme, yakınma anlamlarında kullanılmaya başlanmıştır.Kullanım AlanlarıGünlük Yaşam: Kişiler arasında kırgınlık, sitem veya hoşnutsuzluk ifade etmek amacıyla kullanılan söz ve davranışları belirtir.Edebiyat: Roman, hikâye ve şiirlerde karakterlerin duygusal kırılganlıklarını ve içsel
TR
Fatmanur Mavibaş