Medineli olup 60 (679) yılı civarında doğduğu zikredilmiştir. Hz. Âişe’nin dayısı olan babası Münkedir sahâbîdir; ancak onun sahâbî olmadığını söyleyenler de bulunmaktadır (İbn Abdülber, III, 533). Amcası Rebîa, kardeşleri Ebû Bekir ve Ömer Hicaz bölgesinin tanınmış fakihlerindendir. Münkedir’in Hz. Âişe’den yardım istediği, onun verdiği para ile satın aldığı câriyeden Muhammed, Ebû Bekir ve Ömer adlı oğullarının dünyaya geldiği kaydedilmektedir. İbnü’l-Münkedir Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Öm
TRİslam Ansiklopedisi
23 Rebîülâhir 599’da (9 Ocak 1203) Dımaşk’ta doğdu. Büyük dedeleri Kudüs’ten Şam’a göç etmiş olan bir ailenin ikinci oğludur. Sol kaşının üzerindeki büyükçe bir ben sebebiyle “benli” anlamına gelen Ebû Şâme lakabıyla meşhur oldu. Henüz küçük bir çocukken ilim öğrenmeye büyük hevesi olan Ebû Şâme on yaşını tamamlamadan Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledi. Daha sonra kıraat tahsiline başlayarak bulûğ çağına girmeden (Ebû Şâme, İbrâzü’l-meʿânî, s. 8) Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî’nin meşhur yedi kıraatle ilgili
TRİslam Ansiklopedisi
660 (1262) yılında başşehir Fas’ın kuzeydoğusunda yer alan Tâze (Ribâtu Tâze) şehrinde doğdu. Buraya nisbetle Ribâtî ve Tâzî nisbeleriyle tanınır. Bazı kaynaklarda Ribâtî nisbesi Tâze civarında (ribz/erbâz) konaklamış bir kabileye mensup olduğundan Erbâzu Tâze’ye nisbetle Erbâzî/Ribâzî şeklinde de zikredilir. Ailesinin Kureyş’le ilgisi bulunan Tüsûl (Tesûl) kabilesine mensup olduğu ve kendisi doğmadan önce Tâze’ye gelip yerleştiği ifade edilir. Bu sebeple İbn Berrî et-Tüsûlî nisbesiyle de anılır
TRİslam Ansiklopedisi
120 (738) yılında doğdu. Yâkūt ve İbnü’l-Cezerî’ye göre dedesinin dedesi Abdullah, Hz. Ömer’in hilâfeti döneminde Rumlar’dan esir alınmış olup ensardan bir zat bedelini ödeyerek onu âzat etmiştir. Nitekim ensardan Hazrecli Benî Züreyḳ’ın mevlâsı olduğu kabul edilerek Zürekī nisbesiyle tanındığı gibi Zührî nisbesiyle de anılmıştır. Ebû Ca‘fer İbnü’l-Bâziş’in, Abdullah’ı Kālûn’un dedesi diye zikretmesi bir istinsah veya baskı hatası olmalıdır. Hocası Nâfi‘ b. Abdurrahman, okuyuşunu beğenerek kendi
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Şîrâzî nisbesiyle de anıldığına göre Şîraz’da doğduğu söylenebilir. Kıraat ilmine dair ilk dersleri Ali b. Ca‘fer er-Râzî’den aldı. Daha sonra Bağdat’a giderek burada Ebû Ahmed el-Faradî, Ebü’l-Hasan es-Sûsencirdî, Ebü’l-Hasan el-Hammâmî, Mansûr b. Muhammed b. Mansûr gibi hocalardan bu ilimde faydalandı. Bizzat kendisinden rivayet edildiğine göre Ebû Ali Hasan b. Muhammed el-Bağdâdî’nin (ö. 438/1047) er-Ravża adlı eserinde zikredilen bütün tarik ve rivayetle
TRİslam Ansiklopedisi
Ebced hesabında sayı değeri 800 olup Osmanlı ve Fars alfabelerinin de on sekizinci harfidir. Şekil itibariyle “sâd”a benzer; üstüne konulan bir nokta ile ondan ayırt edilir ve “ed-dâdü’l-mu‘ceme” adıyla anılır. Kelimelerde daima aslî harf olarak yer alır, bedel veya zâit olarak bulunmaz. Mahreci dil kenarının başlangıç kısmıyla öğütücü dişlerin arasıdır. Telaffuzu sırasında dilin sol kenarını kullanmanın sağ kenarına nisbetle daha kolay olduğu kabul edilmiş, bu arada Hz. Ömer’in iki kenarı birli
TRİslam Ansiklopedisi
161’de (778) Bağdat’ta doğdu. Âlim bir zat olan babası Ebû Osman Sa‘dân, Mehdî-Billâh’ın âzatlısı ve aynı zamanda Muallâ b. Eyyûb b. Tarîf’in hanımı olan Âtike’nin mevlâsıdır. Dedesi Mübârek’in Tohâristan esirlerinden olduğu zikredilmiştir (İbnü’n-Nedîm, s. 320). Gözleri görmeyen İbn Sa‘dân, İshak b. Muhammed el-Müseyyibî’den Nâfi‘ b. Abdurrahman’ın, Süleym b. Îsâ’dan Hamza b. Habîb’in, Muhammed b. Münzir’den Yahyâ b. Âdem’in, Yahyâ b. Mübârek el-Yezîdî’den Ebû Amr b. Alâ’nın, Ubeyd b. Akīl’den
TRİslam Ansiklopedisi
Zilhicce 505’te (Haziran 1112) Endülüs’te Meriye’de (Almeria) doğdu. İbn Ubeydullah diye de bilinmektedir. Arap kabilelerinden Hacr b. Zîruayn’a nisbetle Hacrî ve Ruaynî, doğduğu ve ikamet ettiği yerlere nisbetle de Meriyyî, Sebtî nisbeleriyle anılır. Kurtuba (Córdoba) ve İşbîliye (Sevilla) başta olmak üzere muhtelif şehirlerde birçok hocadan ders aldı. Ṣaḥîḥ-i Müslim’i Ebû Abdullah İbn Zügaybe’den, Nesâî’nin es-Sünen’ini fakih ve hadis hâfızı Ebû Ca‘fer Ahmed b. Abdurrahman el-Bitrûcî’den okudu
TRİslam Ansiklopedisi
Mağrib asıllı olup Mısır’da doğdu. Mağrib’den Mısır’a gelişinde Şeyha lakabıyla tanınan Zehrâ adındaki babaannesinin şöhretinden dolayı İbn Ümmü Kāsım künyesiyle meşhur oldu. Bir rivayete göre ise sultan ailesine mensup olan Zehrâ onu evlât edinmiştir (İbn Hacer, II, 32). Ebû Zekeriyyâ el-Gumârî, Ebû Abdullah et-Tancî, Ebû Hayyân el-Endelüsî ve Sirâcüddin ed-Demenhûrî’den Arapça, Mecdüddin et-Tüsterî’den Arapça ve kıraat, Mecdüddin İsmâil b. Muhammed el-Benâkitî’den kıraat, Şemseddin İbnü’l-Lebb
TRİslam Ansiklopedisi
Yesrib’de doğdu. Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundandır. Annesi Suheyle bint Esved’dir. Müslüman olmadan önce okuma yazma öğrendi; Medineli yahudilerle görüşüp Tevrat’ı inceledi ve yeni bir peygamberin geleceğini öğrendi. Birinci Akabe Biatı’nın ardından İslâm’ı tebliğ etmek üzere Medine’ye gönderilen Mus‘ab b. Umeyr vasıtasıyla İslâmiyet’i kabul etti. Ertesi yıl İkinci Akabe Biatı’na katıldı. Hicretten sonra Talha b. Ubeydullah veya Saîd b. Zeyd ile kardeş ilân edildi. Hz. Peygamber’e va
TRİslam Ansiklopedisi