
Hatim, Kur’ân-ı Kerîm’in tamamının yüzünden veya ezbere, baştan sona bir defa okunması anlamında kullanılan ve Müslümanlar arasında uzun süredir varlığını sürdüren köklü bir gelenek olarak kabul edilmektedir. Arapça h-t-m (ختم) kökünden türemiş bir kavramdır. H-t-m kökü ve türevleri Kur’ân-ı Kerîm’de sekiz farklı âyette geçmekte olup bu kullanımda hatim kavramı terim olarak doğrudan yer almamaktadır. Bununla birlikte kökten türeyen kelimeler Kur’ân’da farklı bağlamlarda yer alır. H-t-m kökü fiil
TR
Nursena Güller
380 (990) yılı dolaylarında Kahire’de doğduğu anlaşılmaktadır. Benî Kudâa’ya nisbetle Kudâî diye tanındı. Bağdat, Musul, Dımaşk, İskenderiye, Horasan, İsfahan, Şîraz gibi bölgelerden Mısır’a gelen âlimlerle görüştü ve kıraat âlimi Ebû Abdullah Ahmed b. Ömer el-Cîzî, hadis âlimi Ebü’l-Hasan Ahmed b. Abdülazîz b. Sersâl, İbnü’n-Nehhâs diye bilinen fakih ve muhaddis Ebû Muhammed Abdurrahman b. Ömer et-Tücîbî, mutasavvıf Ebü’l-Hasan Ali b. Abdullah b. Cehdam el-Hemedânî gibi âlimlerden faydalandı. M
TRİslam Ansiklopedisi
132’de (749-50) Merv’de doğdu. Bağdat, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam’daki âlim ve muhaddislerden ders okudu. Daha sonra Filistin bölgesindeki Askalân’a yerleşti; bu sebeple Askalânî nisbesiyle de anılır. Güvenilir bir râvi olmasının yanında sünnete son derece bağlılığıyla da tanınmaktadır. Hocaları arasında, yanından uzun zaman ayrılmadığı Şu‘be b. Haccâc ile İbn Ebû Zi’b ve Leys b. Sa‘d gibi devrin büyük muhaddisleri vardır. Buhârî, Ebû Dâvûd, İbn Mâce, Nesâî, Taberânî ve Dârimî gibi meşhur
TRİslam Ansiklopedisi
265 (878-79) yılında Bağdat’ta doğdu. Bu tarih, el-Bidâye ve’n-nihâye’de (XI, 259) muhtemelen bir dizgi hatası yüzünden 205 (820-21) olarak geçmektedir. Hatîb el-Bağdâdî’nin tesbit ettiği soy zincirinde sekizinci ceddi olarak görünen ve Abdullah b. Abbas’ın mevlâsı olan Miksem’e nisbetle İbn Miksem diye meşhur oldu. Brockelmann’ın Miksem’i bir yerde doğru okurken diğer bir yerde Muksim diye kaydetmesi (GAL Suppl., I, 328) ve Zehebî’ye ait Târîḫu’l-İslâm’da Mukassim şeklinde harekelenmesi dikkats
TRİslam Ansiklopedisi

Doç. Dr. Emrullah Tuncel (d. 1981, İstanbul), Türk akademisyen ve İstanbul Müftüsüdür. Kıraat, tecvid ve tefsir alanlarında akademik çalışmaları bulunmaktadır. Gençliği ve Eğitimi Aslen Tokat'ın Niksar ilçesinden olan Emrullah Tuncel, 1981 yılında İstanbul'un Tuzla ilçesinde dünyaya gelmiştir. Hafızlığını tamamlamasının ardından kıraat, klasik Arapça ve İslami ilimler eğitimi almıştır. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde 2003 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisansını Marma
TRBera Yüce
KıKöken Kıraathane kelimesi, Arapça ve Farsça kökenli iki kelimenin Türkçede bir araya gelmesiyle oluşmuş birleşik bir sözcüktür. Kelimenin ilk unsuru olan kıraat, Arapçada "okuma, yüksek sesle okuma" anlamına gelen ḳirā’et sözcüğüdür. İkinci unsuru olan hane ise Farsçada "ev, bina, yer" anlamına gelen ḫāne kelimesidir. Bu iki yapının birleşmesiyle meydana gelen kelime, sözlük anlamı itibarıyla "okuma evi, okuma yeri" demektir. Kelimenin Türk dilindeki ilk yazılı kullanımları, Tanzimat dönemine, ö
TR
Ayberk Purutçuoğlu
620’de (1223) doğdu. Kıraat ve hadis âlimi olan babası onu erken yaşlarda Dımaşklı muhaddislerden Müslim b. Ahmed el-Mâzinî, Kerîme bint Abdülvehhâb ve İbn Revâha gibi tanınmış âlimlerin derslerine dinleyici olarak götürmeye başladı. Babasından, ayrıca Şam, Irak ve Hicaz bölgelerine mensup 100’den fazla muhaddisten faydalandı. Kendisine, çeşitli hadis kitaplarının râvileri olan Ebû Mansûr Muhammed b. Abdullah el-Bendenîcî (İbn Ufeyce el-Hammâmî), Feth b. Abdüsselâm, Ebü’l-Kāsım İbn Sasrâ, Ebü’l-
TRİslam Ansiklopedisi
14 Zilhicce 488 (15 Aralık 1095) tarihinde Hemedan’da doğdu. Attâr lakabının kendisine hangi sebeple verildiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak babasının ticaretle uğraştığı dikkate alınarak bunun aileden gelme bir lakap olduğu söylenebilir. Ebü’l-Alâ yedi yaşlarında Kur’an’ı ezberledikten sonra başta Abdurrahman b. Hamd ed-Dûnî olmak üzere Hemedan’da bazı âlimlerden hadis okumaya başladı. Daha sonra tahsilini ilerletmek için Bağdat, İsfahan, Nîşâbur ve Vâsıt gibi ilim merkezlerine çeşitli se
TRİslam Ansiklopedisi
İbn Sükkere lakabıyla tanınır. Aslen Sarakusta’ya (Zaragoza) 4 mil uzaklıktaki Menzilü Mahmûd adıyla bilinen köyden olup 454 (1062) yılı dolaylarında burada doğdu. Doğum tarihini 450 (1058) ve 452 (1060) olarak zikreden kaynaklar da vardır. Sadefî nisbesini hangi sebeple aldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ebû Ali es-Sadefî tahsil hayatına doğduğu çevrede Kur’an dersleri alarak başladı. Daha sonra başta Sarakusta’da Ebü’l-Velîd el-Bâcî, Belensiye’de (Valencia) İbnü’d-Delâî, Meriye’de (Almeria)
TRİslam Ansiklopedisi
Ebced hesabında sayı değeri 800 olup Osmanlı ve Fars alfabelerinin de on sekizinci harfidir. Şekil itibariyle “sâd”a benzer; üstüne konulan bir nokta ile ondan ayırt edilir ve “ed-dâdü’l-mu‘ceme” adıyla anılır. Kelimelerde daima aslî harf olarak yer alır, bedel veya zâit olarak bulunmaz. Mahreci dil kenarının başlangıç kısmıyla öğütücü dişlerin arasıdır. Telaffuzu sırasında dilin sol kenarını kullanmanın sağ kenarına nisbetle daha kolay olduğu kabul edilmiş, bu arada Hz. Ömer’in iki kenarı birli
TRİslam Ansiklopedisi