MeKöken Megaloman kelimesi, Fransızca mégalomane veya İngilizce megalomaniac sözcüğünden alınmıştır. Sözcük, Eski Yunancada “büyük” anlamına gelen mégas (μέγας) veya megálos (μεγάλος) kökünden türeyen mega- ile “delilik, cinnet” anlamındaki manía (μανία) sözcüğünün birleşimine dayanır. Kullanım Alanları Günlük konuşma dilinde: Kişinin kendisini aşırı biçimde yüceltmesini veya bencil tavırlar sergilemesini eleştirmek amacıyla kullanılır. Edebî metinlerde: Roman, öykü ve denemelerde, karakterlerin k
TR
Rabia Bayrak
MüKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Müstekbir (ﻣﺴﺘﻜﺒﺮ) kelimesi, Arapça "kibirlenmek" anlamına gelen istikbār kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Dini metinlerde: Kur’an-ı Kerim ve hadislerde, kibirli ve haksızca büyüklük taslayan kimseleri tanımlamak için sıkça kullanılır. Klasik edebî metinlerde: Ahlakî çözümlemelerde veya karakter betimlemelerinde gurur ve kibri ifade etmek amacıyla yer alır. Tasavvufî ve felsefî metinlerde: Tevazuun karşıtı bir ahlaki durumu tanımlamak için kullanılır
TR
Hüseyin Durmuş
TeKöken Arapça k-b-r kökünden gelen tekabbur (تكبّر) “büyüklenme, büyüklük taslama” anlamına gelmektedir. Bu sözcük Arapça kebura (كَبُرَ) “büyük idi, büyüdü” fiilinin tefa'ul vezninde V. masdarıdır. Kullanım Alanları Dinî ve Ahlâkî Anlatım: İslami metinlerde tekebbür, kibirle eşdeğer tutulur ve insanın kalbini karartan bir günah olarak kabul edilir. Psikoloji: Narsistik eğilimler, öz değer abartısı ve empati eksikliği gibi kişilik özellikleriyle ilişkilidir. Edebiyat: Karakter çözümlemelerinde te
TR
Muhammed Said Alevcan
MeKöken Megalomani kelimesi Fransızca mégalomane ve İngilizce megalomaniac sözcüklerinden Türkçeye geçmiştir. Psikoloji terimi olarak İngilizcede ilk kez 1890 yılında belgelenmiştir. Sözcük, mega- (“büyük”) ve -mania (“delilik, takıntı”) ögelerinden türetilmiştir. Yunanca kökenli bu birleşim, kişinin kendini abartılı biçimde büyük, güçlü ya da önemli görmesi gibi patolojik bir durumu tanımlamak için geliştirilmiştir. Kullanım Alanları Psikoloji: Kişinin kendisini olduğundan çok daha büyük, önemli
TR
Ayşenur Bayraktar
İsKöken "İstiskal" kelimesi Arapça kökenlidir. "Ağır olmak, hoşa gitmemek" anlamlarına gelen "ѕiḳal" (ﺳﻜﺎﻝ) kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Roman ve hikâyelerde karakterler arasındaki mesafeyi, dışlamayı veya üstten bakışı ifade etmek için kullanılır. Sosyal Yaşam: Toplum içindeki sosyal statü farklarını, görgü ve davranış üzerinden dışlamayı ifade eder. Günlük Konuşma: Kibarca ama hissedilir biçimde uzak durma, ilgisizlik veya küçümseme belirtisi olarak geçer. Ahlâk ve Görgü:
TR
Muhammed Said Alevcan
AzKöken Arapça ʿaẓamet (عَظَمَة) “aşırı derecede büyük olma, muazzam olma, yücelik” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Arapça ʿaẓuma (عَظُمَ) “aşırı büyük idi, muazzam idi” fiilinin faˁala(t) vezninde mastarıdır. Kullanım Alanları Edebiyat: Yücelik, büyüklük veya görkemin tasvirinde kullanılır. Sosyolojik: İnsanların veya toplumların büyük başarılarına atıfta bulunarak, genellikle kibirli bir anlamda kullanılabilir. Günlük Konuşma: Kibirli bir tavır veya davranış sergileyen kişiler için de mecaz an
TR
Ahsen Buyurkan
MaKöken Mağrur kelimesi (ﻣﻐﺮﻭﺭ), Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “aldatmak” anlamında kullanılan gurur kelimesinden türemiştir. Mağrurane kelimesi (ﻣﻐﺮﻭﺭﺍﻧﻪ), Arapça mağrur kelimesine getirilen Farsça -āne ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebiyat ve Klasik Üslup: Divan şiiri, mensur klasik metinler veya edebî tasvirlerde karakterlerin tavırlarını betimlemek için kullanılır. Sanatsal Betimleme ve Anlatım: Özellikle resim, tiyatro veya sinema sahnelerinde, bir karakterin duruşunun ya da
TR
Ayşenur Bayraktar
Sözlükte “şaşmak, hayret etmek, yadırgamak” mânasındaki acb kökünden isim olan ucb “bir kimsenin hak etmediği bir mertebeyi kendinde vehmetmesi” şeklinde tanımlanır (et-Taʿrîfât, “ʿucb” md.; Râgıb el-İsfahânî, eẕ-Ẕerîʿa, s. 306). Sözlüklerde ucb genellikle “övünme, kibir, tekebbür” diye açıklanırsa da (meselâ bk. Lisânü’l-ʿArab, “ʿacb” md.; Tâcü’l-ʿarûs, “ʿacb” md.) âlimler bu kavramların birbirinden farklı olduğunu belirtir. Meselâ er-Riʿâye li-ḥuḳūḳıllâh adlı eserinde (s. 371, 377) ucb, kibir
TRİslam Ansiklopedisi