SoSoylulaştırma (İngilizce: gentrification), genel tanımıyla, kent merkezlerinde veya çeperinde yer alan, düşük gelirli sakinlerin yaşadığı ve zamanla köhnemiş veya gerilemiş konut alanlarının, orta ve üst gelir gruplarından gelen talep doğrultusunda, sermaye yatırımıyla yenilenmesi ve bunun sonucunda bölgenin özgün sakinlerinin yerinden edilerek yeni bir sınıfsal ve mekânsal ayrışmanın ortaya çıkması sürecidir. Süreç; mülkiyet ilişkileri, üretim ve tüketim biçimleri, yaşam tarzları, sınıf ve ci
TRYunus Emre Yüce
TüTürkiye'de kentleşme, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hız kazanan, toplumsal, ekonomik, kültürel ve mekânsal boyutları olan çok yönlü bir değişim sürecidir. Salt bir nüfus hareketinden ziyade, sanayileşme, ekonomik gelişme, toplumsal yapıda artan iş bölümü ve uzmanlaşma ile insan davranış ve ilişkilerindeki değişimleri de içeren bir nüfus birikim süreci olarak tanımlanır. Türkiye'nin kentleşme deneyimi, küresel eğilimlerle paralellikler göstermekle birlikte, kendine özgü dinami
TRYunus Emre Yüce
BeKökenArapça beled (şehir, devlet) kelimesinin +īye(t) ekiyle türetilen belediyye (kent işleri) kelimesinden alınmıştır.Kullanım AlanlarıKamu Yönetimi: Şehirlerin yönetimini üstlenen birim olarak görev alır.Kentleşme ve İdari Yapı: Belediye, genellikle şehirdeki temel altyapı hizmetlerinin sağlanmasından sorumludur.Toplum Bilimi: Belediyenin halkla ilişkileri, şehir planlaması ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde önemli bir rol oynar.
TR
Sümeyra Uzun

1978 yapımı Sultan, Kartal Tibet’in yönettiği ve başrolünde Türkan Şoray’ın yer aldığı Yeşilçam filmlerinden biridir. Film, İstanbul’un gecekondu mahallelerinden birinde yaşayan Sultan adlı bir kadının ve mahalle sakinlerinin gündelik yaşamını konu edinir. Dört çocuk annesi olan Sultan, temizlik işlerine giderek ailesini geçindirmeye çalışır. Mahallede yaşayan Kemal ile arasında gelişen ilişki filmin romantik yönünü oluştururken, film esas olarak gecekondu mahallesinin gündelik yaşamını ve kent
TR
Bengisu Sağlam

Çevre sosyolojisi, insan toplumları ile bu toplumların içinde var olduğu biyo-fiziksel çevre arasındaki karşılıklı etkileşimleri ve ilişkileri sistematik olarak inceleyen bir sosyoloji alt dalıdır. Disiplin, çevresel sorunların yalnızca biyolojik veya kimyasal süreçlerle açıklanamayacağını; aksine bu sorunların temelinde toplumsal yapıların, kültürel değerlerin, ekonomik sistemlerin ve kurumların yattığını savunur. Bu bağlamda çevre sosyolojisi, doğayı toplumsal analize dâhil ederek, klasik sosy
TRElif Aysu Tek

Mezopotamya Mimarisi, insanlık tarihinin ilk büyük yerleşim örneklerinin ortaya çıktığı, Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki verimli topraklarda şekillenmiş özgün bir yapı kültürünü ifade eder. M.Ö. 6. binyıldan itibaren gelişmeye başlayan bu mimarlık anlayışı, yalnızca yapı teknolojisi açısından değil, sosyal organizasyon, inanç sistemleri ve ekonomik düzenlemelerle bütünleşik biçimde evrilmiştir. Mezopotamya’daki mimari üretim, çevresel koşulların zorlayıcılığına rağmen, kerpiç ve kamış gibi d
TR
Esra Özkafa

Cumhuriyet döneminde şehirleşme ve modern kentlerin inşasını desteklemek amacıyla kurulan İller Bankası (başlangıçta Belediyeler Bankası), belediyelerin altyapı ve imar yatırımlarını destekleyecek bir kamu bankası olarak 1933 yılında faaliyete başlamıştır. Uzun vadeli ve düşük faizli kredi ihtiyacına kamu kaynaklarıyla çözüm sunan bu kurum, Türkiye’de planlı kentleşme süreçlerinin mali altyapısını kurmuştur. 1945’te İller Bankası adını alan kurum, 2011’de anonim şirket yapısına dönüştürülerek ka
TR
Yunus Emre Sağlam

Türkiye'nin Nüfusu (2024), Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi kapsamında 31 Aralık 2024 tarihi esas alınarak yayımlanan resmi sonuçlara göre Türkiye’de ikamet eden nüfusun büyüklüğünü, demografik yapısını, yaş dağılımını, yerleşim özelliklerini ve nüfus yoğunluğunu ortaya koyan istatistikleri ifade etmektedir. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2024 itibarıyla bir önceki yıla göre 292 bin 567 kişi artarak 85 milyon 664 bin 944 kişi olmuştur.2024 Yılı Nüfus Artışı ve Dağılımı2024 yılı itibarı
TR
Meryem Şentürk Çoban

Kemal Ateş’in Toprak Kovgunları adlı romanı, Türkiye’de 20. yüzyılın ikinci yarısında yaşanan hızlı iç göç sürecini, kırsal kesimden kent merkezlerine yönelen nüfus hareketlerinin sosyal ve kültürel sonuçları üzerinden ele alan bir edebi eserdir. Roman, köy yaşamından koparak gecekondu bölgelerinde yaşamaya başlayan bireylerin yaşadığı kimlik bunalımı, ekonomik sıkışmışlık ve kentte tutunma çabası çerçevesinde şekillenir. Toplumcu gerçekçi çizgide kaleme alınan eser, göç ve kentleşmenin birey-to
TR
Nida Üstün