FeKöken Fersûde, Farsça فرسوده (fersūde) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Sözcük, Farsçada “eskimek, aşınmak, yıpranmak” anlamları taşıyan farsūdan fiilinden türemiş olup eskiyip yıpranmış şeyleri ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Günlük Dil: Zamanla eskiyen, yıpranan veya kullanılmaktan aşınan eşya ve nesneleri tanımlamak için kullanılır. Edebiyat: Özellikle klasik ve modern edebî metinlerde, kişilerin fiziksel durumu, kıyafetleri veya mekânların yıpranmış hâlini anlatmak a
TR
Fatmanur Mavibaş
CaKöken Kelime, Farsçada "canını feda ederce" anlamına gelen cānsipārāna (جانسپارانه) sözcüğünden dilimize alıntılanmıştır. Bu yapı, yine Farsça "canını feda eden" manasını taşıyan cān-sipār (جانسپار) kelimesine zarf türeten +āne ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Sözcüğün tarihsel kökleri Orta Farsça dönemine kadar uzanır; o dönemde "can" anlamına gelen gyān sözcüğü ile "ısmarlamak, tevdi ve teslim etmek" manalarındaki abespurdan fiilinin birleşmesinden evrilmiştir. Ayrıca kelimenin aslı cāns
TR
Eda TEKİN
KüKöken Küşâyiş, Farsça guşāyiş (گشایش) “açılma, ferahlama” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelime, Farsça guşādan (گشودن) “açmak” fiiline dayanan ve “açıklık, genişleme” anlamı taşıyan bir türevdir. Kullanım Alanları Edebiyat: Duygusal veya tasvirî anlatımlarda ferahlık, açılma ve genişleme hissini ifade etmek için kullanılır. Günlük Dil: Ortamın, havanın veya ruh hâlinin ferahlamasını anlatmak için mecaz anlamda yer alır. Tasavvuf: Manevî ferahlama, kalbin açılması ve huzura erişme hâlini ifade
TR
Fatmanur Mavibaş
TeKöken Arapça v-f-k (وفق) kökünden türeyen tevâfuk (توافق) kelimesi, “birbirine uyma, uyum ve denk gelme” anlamlarına gelir. Kullanım Alanları Günlük dil: Tesadüfen aynı zamana veya duruma denk gelme anlamında kullanılır. Edebiyat: Olaylar arasındaki anlamlı rastlaşma ve uyumları ifade etmek için yer alır. Dinî/Tasavvufî kullanım: Olayların rastgele değil, ilahî bir düzen ve uyum içinde gerçekleştiğini anlatan bir kavram olarak kullanılır. Osmanlı Türkçesi: Uyum, uygunluk ve denk gelme anlamların
TR
Berna Çamur
NaKöken Farsça nâzende (نازنده) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Farsça nâz (ناز) “kibir, büyüklenme“ sözcüklerinden türemiş olup “naz eden, nazlı, işveli kimse” anlamını taşımaktadır. Kullanım Alanları Edebiyat: Sevgilinin nazlı, cilveli ve ulaşılmaz tavrını anlatmak için kullanılır. Şiir: Güzellik, eda ve çekicilik temalarını güçlendiren bir sıfat olarak yer alır. Osmanlı Türkçesi: İnce, zarif ve nazlı kişileri tanımlamak için kullanılan edebî bir kelimedir. Mecaz Anlam: Nazlı, işveli
TR
Berna Çamur
İtKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “bağlamak, düğümlemek, sağlamlaştırmak” anlamına gelen ‘aḳd kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelime ˁaḳada kelimesinin iftiˁāl vezninde masdarıdır. Kullanım Alanları Günlük Dil: Bireysel inanç ve kanaatleri ifade etmek için kullanılır. Dinî ve İlmî Metinler: Bir dinin inanç esaslarını belirtmek amacıyla yer alır. Felsefî ve Düşünsel Bağlam: Kişisel görüş ve düşünceleri anlatmak için kullanılır.
TRRıdvan Şimşek
MüKöken Arapça istiʿmāl “kullanmak” kökünden türeyen mustaʿmal (مستعمل) “işletilen, kullanılan” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu yapı Arapçada ˁamala (عمل) “işledi, yaptı” fiil köküne dayanır ve mustafʿal kalıbında edilgen sıfat olarak oluşmuştur. Türkçeye geçtikten sonra “kullanılmış, eski, kullanım görmüş” anlamlarını kazanarak yerleşmiştir. Kullanım Alanları Günlük Dil: Daha önce kullanılmış eşyalar veya nesneler için “ikinci el, eski, kullanılmış” anlamında kullanılır. Dil ve Edebiyat
TRMelisa Yıldırım
YeKöken Yeğ kelimesi, Eski Türkçede "üstün, daha iyi" anlamına gelen yég (veya yig) sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Karşılaştırma ve Tercih: İki durum, nesne veya eylem arasında bir kıyaslama yapıldığında, hangisinin daha makbul veya hayırlı olduğunu belirtmek için (genellikle "...-mektense ... yeğdir" kalıbıyla) kullanılır. Felsefi ve Ahlaki Söylem: Bir durumun zorluğuna rağmen ahlaken diğerinden daha üstün olduğunu vurgulayan (örn: "Onurlu fakirlik, zillet içindeki zenginlikten yeğdir
TR
Tuğba Aygün
ÇaKöken Farsça çābuk “tez, hızlı” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük Orta Farsça çābuk veya çāpuk biçimlerinden türemiştir. Orta Farsça sözcük Eski Türkçe çap- “tez gitmek, (at) dört nala sürmek” fiilinden evrildiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Günlük Dil: Hızlı yapılan eylemleri ifade etmek için yaygın olarak kullanılır. Edebiyat: Olayların veya karakterlerin hızlı hareketlerini tasvir etmek amacıyla tercih edilir.
TR
Ömer Faruk Tuğla
KeKöken Kekremsi kelimesi, Eski Türkçede “ekşi veya acı tat” anlamına gelen kekre sözcüğüne, Türkçede “-e yakın, andıran” anlamı katan +msi ekinin eklenmesiyle türetilmiştir. Kelime, köken olarak bir tada gönderme yapsa da zamanla koku ve mecazi anlamlar da kazanmıştır. Kullanım Alanları • Gastronomi ve Gıda Tanımı: Özellikle tam olgunlaşmamış meyvelerin (ayva, erik vb.) veya bazı içeceklerin buruk ve hafif ekşi tadını betimlemek için kullanılır. • Koku Tanımlaması: Bazı bitkilerin, kimyasalların
TR
Tuğba Aygün