I. TARİHBerberî adı eski Yunan kaynaklarında Barbaroi, Latin kaynaklarında Barbari (barbar) olarak geçmektedir. Yunan ve Latin dünyasının dışında oldukları için burada yaşayan halk bu adla anılmıştır. Romalılar Kuzey Afrika’yı işgalleri sırasında ciddi bir mukavemetle karşılaşmışlar, hâkimiyetlerini ve medeniyetlerini kabul etmemekte direnen bölge halkına Barbaros demişlerdir. Araplar bu bölgeye geldiklerinde Bizanslılar’dan duydukları Barbaros kelimesini Berber olarak telaffuz etmişler ve kelim
TRİslam Ansiklopedisi
13 Receb 422’de (6 Temmuz 1031) dönemin başşehri Mansûriye’de (Sabra) doğdu. Yirmi üç yaşında iken babası Muiz b. Bâdîs tarafından Mehdiye’ye vali tayin edildi. Ancak birkaç yıl sonra doğudan gelen Benî Hilâl Arapları’nın Zîrî topraklarını istilâ etmesi üzerine çok zor durumda kalan Muiz b. Bâdîs’in Kayrevan’ı terkederek Mehdiye’ye gidip Temîm’in yanına sığınması ve devlet yönetimini büyük ölçüde oğluna bırakmasıyla Temîm daha babasının sağlığında yöneticilik konusunda deneyim kazandı. Babasının
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. 362 (972) yılından sonra doğduğu tahmin edilmektedir. İbnü’r-Rakīk olarak da kaydedilmekle birlikte çağdaşı İbn Reşîḳ el-Kayrevânî onun Rakīk lakabıyla bilindiğini söyler (Ünmûẕecü’z-zamân, s. 55). Zîrîler’den Mansûr b. Bulukkîn, Nâsırüddevle Bâdîs b. Mansûr ve Muiz b. Bâdîs döneminde uzun süre nedimlik, kâtiplik ve Dîvân-ı İnşâ reisliği yaptı. Bu sebeple kaynaklarda “el-kâtib en-nedîm” lakabıyla anılır. 388’de (998) Bâdîs b. Mansûr tarafından hediyelerle Fâ
TRİslam Ansiklopedisi